Kredi basit

Basit kredi hesaplayıcısı ve amortisman tablosu. Excel’deki bu kredi hesaplayıcısı sayesinde bakiyenizi ve tüm kredilere ait faiz ödemelerinizi bir bakışta öğrenin. Kredi tutarını, faiz oranını, kredi vadesini ve başlangıç tarihini Excel kredi hesaplayıcısına girmeniz yeterli. Bunun için yapmanız gereken ise çok basit. Sadece sitemizi takip edin ve konut kredisi bölümüne göz gezdirin. Konut Kredisi Kimlere Verilir? Konut kredisi alabilmek için öncelikle daha önce çektiğiniz kredi borçlarını ödemiş olmanız gerekmektedir. Kredi Notu Nasıl Yükseltilir 2020. Kredi Notunuz Düşük İse Kredi Çekemiyorsanız Yapmanız Gereken En Basit Yöntem, Var Olan Borçlarınızı Toplu Ödeyerek Hatta Var Olan Kredi Kartı Borçlarınızı da Kapatarak Kredi Notu Limitinizi Düzeltebilirsiniz. En Basit 10.000 TL kredi veren bankalar hangileridir? En basit 10.000 TL kredi veren bankalar ve başvuru şartları nedir? 10.000 TL 36 ay vadeli kredi hangi bankalardan alınır? Sizlere yazımızda bu konu hakkında bilgiler vereceğiz. İşte detaylar… En Basit 10 bin TL kredi almak için, banka kredi notunuzun yüksek olması gerekmektedir. İhtiyaç Kredisi, günlük yaşantınızda ihtiyacınız olan tüm ödemelerinizi yapabilmenizi sağlayan bir kredi çeşididir. Beyaz eşyadan giyime, tatil harcamalarınızdan çocuklarınızın okul masraflarına kadar her türlü ödemenizi, uygun faiz oranları ile Alternatif Bank İhtiyaç Kredisi’yle rahatlıkla yapabilirsiniz. Basit faizden bileşik faiz hesaplaması yapılabildiği gibi formülde yapılacak ufak yer değişiklikleri ile bileşik faizden basit faiz hesaplamasının yapılması da mümkündür. Anapara, getiri oranı ve vade sürelerinin bilinmesi, bu ve daha birçok çeşitli getiri hesaplamalarının yapılabilmesi için yeterlidir.

MADEM TÜRKSÜN

2020.08.17 11:57 garr112233 MADEM TÜRKSÜN

Türkiye'de uygulanan vergiler
Gelir üzerinden alınan vergiler: Kişilerin kanunca belirtilen kaynaklardan elde ettikleri vergilerdir. Gelir arttıkça vergi miktarı da artar. Gelir vergisi Kurumlar vergisi Harcamalar üzerinden alınan vergiler: Bir kişinin gelir ve servetinin harcadığı kısımlarından alınan vergidir. Bu verginin amacı kişilerin harcamalarını vergilendirmektir.
Katma değer vergisi (KDV)
Muamele ve satış vergileri
Kısmi istihlak vergileri
Harcamalara dayalı gelir vergisi
Gümrük Vergileri
Özel tüketim vergisi (ÖTV)
Özel iletişim vergisi (ÖİV)
Servetle ya da servet transferi üzerinden vergiler: Menkul ve gayrı menkul serveti oluşturan mallardan alınan vergilerdir. Örnek ; Veraset, intikal, Motorlu taşıt vergisi gibi.
Genel servet vergisi
Emlak ve kısmi servet vergileri
Sermaye vergisi
Veraset ve diğer şekillerdeki servet transferi vergileri.
0001 YILLIK GELİR VERGİSİ 0002 ZIRAİ KAZANÇ GELİR VERGİSİ 0003 GELİR VERGİSİ S. (MUHTASAR) 0004 GELİR GÖTÜRÜ TİCARİ KAZANÇ 0005 GELİR GÖTÜRÜ SERBEST MESLEK KAZANCI 0006 GELİR GÖTÜRÜ ÜCRET 0007 DAĞITILMAYAN KAR STOPAJI 0010 KURUMLAR VERGİSİ 0011 KURUMLAR VERGİSİ STOPAJI (KVKM24) 0012 GELİR VERGİSİ (GMSI) 0014 BASIT USULDE TİCARİ KAZANC 0015 Gerçek usulde katma değer vergisi 0017 Götürü usulde katma değer vergisi 0020 MEP İŞTİRAKÇİSİ KURUMLAR VERGİSİ 0021 BANKA MUAMELELERİ VERGİSİ 0022 SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ 0023 5811 YURT DIŞINDA SAHİP OLUNAN VARLIKLAR 0024 5811 TÜRKİYE'DE SAHİP OLUNAN VARLIKLAR(GELİR V. MÜK. OLMAYAN) 0027 GELİR VERGİSİ GEÇİCİ VERGİ 0032 GELİR GEÇİCİ VERGİ 0033 KURUM GEÇİCİ VERGİ 0040 DAMGA VERGİSİ (BEYANNAMELİ DAMGA VERGİSİ MÜKELLEFİ) 0046 AKARYAKIT TÜKETİM VERGİSİ 0048 GELİR V. M.TALİH OYUNLARI ASGARİ VERGİ 0049 HER TÜRLÜ İSPİRTOLAR VE FÜZEL YAĞINDAN ALINAN EK VERGİ 0050 KURUMLAR V. M.TALİH OYUNLARI ASGARİ VERGİ 0051 DİĞER ÜCRETLER 0053 KURUMLAR VERGİSİ KURUM GEÇİCİ VERGİ 0056 OYUN KAĞITLARINDAN ALINAN EK VERGİ 0057 RÖNTGEN FİLMLERİNDEN ALINAN EK VERGİ 0060 MÜLGA MADEN FONU 0061 KAYNAK KULLANIMI DESTEKLEME FONU KESİNTİSİ 0062 MÜLGA KOOPERATİFÇİLİK TANITMA VE EĞİTİM FONU 0067 G.V.K. GEÇİCİ 67/11 MADDESİNE GÖRE YAPILAN İHTİYARİ BEYAN 0071 PETROL VE DOĞALGAZ ÜRÜNLERİNE İLİŞKİN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ 0073 KOLALI GAZOZ, ALKOLLÜ İÇEÇEKLER VE TÜTÜN MAMÜLLERİNE İLİŞKİN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ 0074 DAYANIKLI TÜKETİM VE DİĞER MALLARA İLİŞKİN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ 0075 ALKOLLÜ İÇEÇEKLERE İLİŞKİN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ 0076 TÜTÜN MAMÜLLERİNE İLİŞKİN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ 0077 KOLALI GAZOZLARA İLİŞKİN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ 0091 TÜTÜN MAMÜLLERİNE İLİŞKİN EK VERGİ 0092 HER TÜRLÜ ALKOLLÜ İÇKİLERE İLİŞKİN EK VERGİ 0093 SAİR ŞARAP VE BİRALARA İLİŞKİN EK VERGİ 0094 HER TÜRLÜ ALKOLSÜZ İÇECEKLERDEN ALINAN EK VERGİ 1013 EĞİTİM,GENÇLİK,SPOR VE SAĞLIK HİZMETLERİ VERGİSİ 1018 MAHSUPLARDAN KESİLEN DAMGA VERGİSİ 1020 FON PAYI 1026 5254 SAYILI KANUNA GÖRE MUHTAÇ ÇİFTÇİLERE VERİLEN ÖDÜNÇ TOHUMLUKLARDAN HAZİNE ALACAĞINA DÖNÜŞENLER AİT FAİZ 1027 2004/5682 SAYILI BKK İLE HAZİNE ALACAĞINA DÖNÜŞEN TOHUMLUK KREDİLERİNE DÖNÜŞENLER AİT FAİZ 1028 5335 SAYILI KANUNA GÖRE DESTEKLEME FİYAT İSTİKRAR FONUNA AİT FAİZ 1030 PİŞMANLIK ZAMMI 1034 İKİ İHALE ARASINDAKİ FARK İÇİN ALINAN FAİZ 1037 TRAFİK MUAYENESİ PARA CEZALARI 1042 E.KATKI PAYI 1043 Özel işlem vergisi 1046 TEVKİFATTAN ALINAN DAMGA VERGİSİ 1047 Damga vergisi 1048 5035 SAYILI KANUNA GÖRE DAMGA VERGİSİ 1050 VERGİ BARIŞI TEFE TUTARI 1051 VERGİ BARIŞI GEÇ ÖDEME ZAMMI 1052 5335 SAYILI KANUNA GÖRE HAZİNE ALACAĞINA DÖNÜŞEN TOHUMLUK KREDİLERİNE AİT GEÇ ÖDEME ZAMMI 1053 5736 SAYILI KANUN UYARINCA GEÇ ÖDEME ZAMMI 1055 DÜŞÜK OLAN DEĞERLEME TUTARI 1060 6111 YENİDEN YAPILANDIRMA TEFE TUTARI 1061 6111 YENİDEN YAPILANDIRMA GEÇ ÖDEME ZAMMI 1067 VERGİ YARGI HARÇLARI 1084 GECİKME FAİZİ 1085 PARA CEZASI FAİZİ 1086 GECİKME ZAMMI 1087 ERKEN ÖDEME İNDİRİMİ 1088 PEŞİN ÖDEME İNDİRİMİ 1089 ALINAN DİĞER FAİZLER 1090 KANUNİ FAİZ 1091 5736 SAYILI KANUN UYARINCA ALINAN FAİZ 1092 HESAPLANAN FAİZ 1093 6111 KATSAYI TUTARI 1095 SAVUNMA SANAYİ DESTEKLEME FONU 1096 KONUT FONU 3024 KAYNAK KULLANIMI DESTEKLEME PRİMİ CEZAİ FAİZİ 3061 CEZAİ FAİZ(KAYNAK KULLANIMI DESTEKLEME FONU KESİNTİLERİ) 3073 USULSÜZLÜK CEZASI 3074 ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI 3076 KUSUR CEZASI 3077 AĞIR KUSUR CEZASI 3078 KAÇAKÇILIK CEZASI 3080 VERGİ ZİYAI CEZASI 3099 VUK 112/4 Maddesi Gereğince Ödenen Faiz 4001 EK GELİR VERGİSİ 4003 EK ÜCRET GELİR VERGİSİ 4004 EK GÖTÜRÜ TİCARİ KAZANÇ VERGİSİ 4005 EK GÖTÜRÜ SERBEST MESLEK KAZANCI VERGİSİ 4006 FAİZ VERGİSİ 4007 EK EMLAK VERGİSİ 4008 GELİR DAHİLİ TEVKİFAT 4010 EK KURUMLAR VERGİSİ 4011 KURUMLAR VERGİSİ ARGE HARCAMALARI 4012 KURUM DAHİLİ TEVKİFAT 4014 MÜNFERİT GELİR EKONOMİK DENGE V. 4015 TÜRK HAVA KUVVETLERİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ VE MİLLİ HAVA SANAYİ KURULMASI KATILMA PAYI 4016 ÜCRETLERDEN ALINACAK E.D.V. 4021 4705 Sayılı Kanuna Göre Tahsil Edilen Özel İşlem Vergisi 4023 5811 YURT DIŞINDA SAHİP OLUNAN VARLIKLAR(BANKA VE ARACI KURUMLAR) 4024 5811 TÜRKİYE DE SAHİP OLUNAN VARLIKLAR 4030 G.V.K. GEÇİCİ 67. MADDESİNE GÖRE YAPILAN TEVKİFAT 4034 MOTORLU TAŞITLAR EK VERGİSİ 4035 4837 S.K EK MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ 4036 4962 S. TAŞIT VERGİSİ 4037 TRAFİK MUAYENE ÜCRETİ HAZİNE PAYI 4040 MÜLGA TRAFİK HİZMETLERİNİ GELİŞTİRME FONU REKLAM GELİRLERİ 4041 GELİR VE KURUM EKONOMİK DENGE VERGİSİ 4042 5035 RTÜK EĞİTİME KATKI PAYI 4043 GÖTÜRÜ EKONOMİK DENGE VERGİSİ 4044 GELİR VE KURUM STOPAJ EKONOMİK DENGE VERGİSİ 4046 Akaryakıt Fiyat İstikrar Payı 4047 TEK BAŞINA ALINABİLEN DAMGA VERGİSİ 4048 ŞANS OYUNLARI VERGİSİ 4049 5035 SAYILI KANUNA GÖRE FİNANSAL FAALİYET HARCI 4050 TEKEL SAFİ HASILAT 4060 TECİLLİ ALACAKLARDAN TAHSİLAT 4061 İTHALATTA KAYNAK KULLANIMI DESTEKLEME FONU KESİNTİSİ 4063 NOTER HARÇLARI 4070 G.V.K. GEÇİCİ 70. MD KAPSAMINDA MUHTASARV. 4071 ELEKTRİK VE HAVAGAZI TÜKETİM VERGİSİ 4072 MOTORLU TAŞIT ARAÇLARINA İLİŞKİN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ (TESCİLE TABİ OLMAYANLAR) 4073 ERTELENEN GELİR STOPAJ (4325 4.MADDE/4369 GEÇİCİ 5.MADDE) 4074 ERTELENEN GELİR STOPAJ (4747 SAYILI KANUNUNUN 2.MADDESİ) 4077 MÜNFERİT KURUM E. D. V. 4078 NET AKTİF VERGİSİ 4079 KIYMETLİ MADEN VE ZIYNET EŞYASINDAN ALINAN VERGİ 4080 Özel iletişim vergisi 4081 5035 SAYILI KANUNA GÖRE ÖZEL İLETİŞİM VERGİSİ 4101 VERGİ BARIŞI MATRAH ARTIRIMI YILLIK GELİR VERGİSİ 4103 VERGİ BARIŞI MATRAH ARTIRIMI GELİR VERGİSİ S. (MUHTASAR) 4107 VERGİ BARIŞI MATRAH ARTIRIMI DAĞITILMAYAN KAR STOPAJI 4110 VERGİ BARIŞI MATRAH ARTIRIMI KURUMLAR VERGİSİ 4112 VERGİ BARIŞI MATRAH ARTIRIMI GELİR VERGİSİ (GMSİ) 4114 VERGİ BARIŞI MATRAH ARTIRIMI BASIT USULDE TİCARİ KAZANC 4115 VERGİ BARIŞI MATRAH ARTIRIMI GERÇEK USULDE KATMA DEĞER VERGİSİ 4121 VERGİ BARIŞI KESİNLEŞEN KAMU ALACAKLARI 2. MADDE 1/AB 4122 VERGİ BARIŞI KESİNLEŞEN KAMU ALACAKLARI 2. MADDE 1/C 4123 VERGİ BARIŞI KESİNLEŞEN KAMU ALACAKLARI 2. MADDE/6 MTV 4124 VERGİ BARIŞI KESİNLEŞMEYEN KAMU ALACAKLARI 3. MADDE 4125 VERGİ BARIŞI İNCELEME VE TARHİYAT 5.MADDE 4126 VERGİ BARIŞI PİŞMANLIK 6.MADDE 1/AB 4127 VERGİ BARIŞI PİŞMANLIK 6.MADDE 1/DİĞER HÜKÜMLER 4128 VERGİ BARIŞI ECRİMİSİL 15.MADDE 4130 VERGİ BARIŞI KIYMETLİ MADEN VE ZİYNET EŞYASI BEYANI 4140 6183 B/4 TAHSİLAT GENEL TEBLİĞİ TAHSİLATI 4150 KURUMLAR VERGİSİ (PETROL GELİRLERİ) 4151 KURUM PETROL GEÇİCİ VERGİ 4178 GELİR VERGİSİ KANUNU GEÇİCİ 78. MADDE KAPSAMINDA MUHTASAR VERGİSİ 4201 6111 MADDE 6/1-2 GELİR VERGİSİ MATRAH ARTIRIMI 4203 6111 MADDE 8/1-2 MATRAH ARTIRIMI (Ücret) 4204 6111 MADDE 8/3-a, 8/4-a MATRAH ARTIRIMI (Serbest Meslek) 4205 6111 MADDE 8/3-b ve 8/4-c MATRAH ARTIRIMI (Vergiden Muaf Esnaf) 4206 6111 MADDE 8/3-a, 8/4-b MATRAH ARTIRIMI (Kira Stp.) 4207 6111 MADDE 8/3-b ve 8/4-c MATRAH ARTIRIMI (Çiftçiler) 4208 6111 MADDE 8/3-b ve 8/4-c MATRAH ARTIRIMI (Yıllara Sair İnşaat) 4210 6111 MADDE 6/1-3 KURUMLAR VERGİSİ MATRAH ARTIRIMI 4211 6111 MADDE 6/5-6 KURUMLAR (STOPAJ) VERGİSİ MATRAH ARTIRIMI 4215 6111 MADDE 7/1 MATRAH ARTIRIMI 4216 6111 MADDE 7/2a-3 MATRAH ARTIRIMI 4217 6111 MADDE 7/2b-3 MATRAH ARTIRIMI 4218 6111 MADDE 7/2c MATRAH ARTIRIMI 4220 6111 Sayılı Kanunun 10. Maddesine Göre Verilecek KDV Beyannamesi 4222 6111 Sayılı Kanunun 11/2 maddesine göre beyan 4811 4811 VERGİ BARIŞI TECİLLİ TAHSİLAT 5030 G.V.K. GEÇİCİ 67. MADDESİNE GÖRE YAPILAN TEVKİFAT EK2 EK3 5228 5228 TECİLLİ TAHSİLAT 5569 5569 SAYILI KANUN UYARINCA KOBİ TECİLLİ TAHSİLAT 5766 5766 KANUNA İSTİNADEN TECİL 6100 6111 MADDE 2/1 Kesinleşmiş alacaklar 6101 6111 MADDE 2/3 Kesinleşmiş alacaklar (Geçici Vergi) 6102 6111 MADDE 2/4 Kesinleşmiş alacaklar (Plaka bazında) 6103 6111 MADDE 2/1Ç Kesinleşmiş alacaklar (Özel tahakkuklar) 6104 6111 Geçici Madde 3 /2 5811 Sayılı Kanun 6105 6111 MADDE 3 Kesinleşmemiş veya dava safhasında bulunan amme alacakları 6106 6111 MADDE 4 İnceleme ve tarhiyat safhasında bulunan 6107 6111 MADDE 5 Pişmanlıkla ya da kendiliğinden yapılan beyanlar 6183 6183 TECİLLİ TAHSİLAT 9000 İDARİ PARA CEZASI (4703 SK) 9001 EMANETEN YAPILAN TAHSİLAT 9002 NÜFUS PARA CEZASI 9003 SEÇİM PARA CEZASI 9004 ASKERLİK PARA CEZASI 9005 ADLİ MAHKEME PARA CEZASI 9006 1475 SAYILI İŞ KANUNUNA BAĞLI PARA CEZASI 9007 3516 SAYILI KANUNA GÖRE ÖLÇÜ AYAR PARA CEZASI 9008 TRAFİK ZABITASI TESPİTİNE DAYALI ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI 9009 TURİZM PARA CEZASI 9010 TÜKETİCİYİ KORUMA KANUNUNA GÖRE KESİLEN PARA CEZASI 9011 ÇEVRE KİRLİLİĞİ PARA CEZASI 9012 ESNAF S.HARÇ 9013 Gümrük vergisi 9014 Yurt Dışı Çıkış Harcı 9015 KATMA DEĞER VERGİSİ TEVKİFATI 9016 BİLİRKİŞİ ÜCRETİ 9017 TÜRK ULUSLARARASI GEMİ SİCİL KAYIT HARCI 9018 YILLIK TONAJ HARCI 9019 ELEKTRİK PİYASASI KANUNU PARA CEZASI 9020 MÜKELLEFLERİN VERGİ BORCUNA MAHSUBEN YAPILAN TEVKİFATLAR 9021 4961 BANKA SİGORTA MUAMELELERİ VERGİSİ 9022 KUR FARKI HESABI 9023 YÜKSEK ÖĞRENİM KREDİ BORCU HESABI 9024 KAYNAK KULLANIMI DESTEKLEME PRİMİ HESABI 9025 İHRACATTA VERGİ İADESİ HESABI 9026 GELİŞTİRME VE DESTEKLEME FONU HESABI 9027 ÇALIŞMA İZİN ÜCRETİ 9028 DESTEKLEME VE FİYAT İSTİKRAR FONU HESABI 9029 DİPLOMA HARCI 9030 EK MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ 9031 VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ 9032 EK TAŞIT ALIM VERGİSİ 9033 TDPK İDARİ PARA CEZASI(Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkiler Piyasası Düzenleme Kurumu ve Kurulu) 9034 Motorlu taşıtlar vergisi 9035 TAŞIT ALIM VERGİSİ 9036 YİYECEK BEDELLERİ 9037 TEMİNAT O. YAPILAN THS. 9038 İADELERDEN ALACAKLILAR 9039 HESAP KART VE DEFTERLERİNE İŞLENMEYEN TAHSİLATLAR 9040 MERA FONU 9041 MERA FONU PARA CEZASI 9042 MÜLGA TRAFİK HİZMETLERİNİ GELİŞTİRME FONU TİCARİ PLAKA GELİRLERİ 9043 MÜLGA YATIRIM TEŞVİK FONU 9044 4961 S.K. GEÇİCİ 2. MAD. 3.FIKRASINA GÖRE TAHSILAT 9045 TAHSİLATI HIZLANDIRMA TEBLİĞİNE GÖRE VERİLEN TAHAKKUK 9046 ÖZEL HESAP GELİRLERİ 9047 TEK BAŞINA ALINABİLEN DAMGA VERGİSİ 9048 5035 SAYILI KANUNA GÖRE HARÇ 9049 4749 KAMU FINANS BORC YÖN. DÜZEN. HAK. KANUN HAZİNE ALACAKLARI 9050 KARAYOLLARI TAŞIMA KANUNU İDARİ PARA CEZASI 9051 DIŞ SEYAHAT HARCAMALARI VERGİSİ 9052 TAŞINMAZ MALLAR SATIŞ GELİRLERİ 9053 ECRİMİSİL GELİRLERİ 9054 DİĞER TAŞINMAZ MALLAR İDARE GELİRLERİ 9055 TAŞINIR MALLAR SATIŞ GELİRLERİ 9056 DOĞALGAZ PİYASASI KANUNU PARA CEZASI 9057 DOĞRUDAN GELİR DESTEĞİ ÖDEMELERİ 9058 PETROLDEN DEVLET HAKKI 9059 TİCARET SİCİL HARCI 9060 MADENLERDEN DEVLET HAKKI 9061 OYUN KAĞIDI GELİRLERİ 9062 TAPU HARÇLARI 9063 YENİDEN İNŞA OLUNACAK BİNA VESAİR TESİSLERİ TESCİL HARCI 9064 PASAPORT VE KONSOLOSLUK HARÇLARI 9065 TRAFİK HARÇLARI 9066 YARGI HARÇLARI 9067 İTHAL VE İMAL RUHSAT VE TEMDİT ÜCRETİ 9068 GEMİ VE LİMAN HARÇLARI 9069 DİĞER HARÇLAR 9070 NOTER KAĞITLARI SATIŞ BEDELİ 9071 TAVİZLERDEN GERİ ALINANLAR 9072 İKRAZLARDAN GERİ ALINANLAR 9073 YEM ANALİZ ÜCRETİ 9074 ŞEKER FİYAT FARKI 9075 AKARYAKIT FİYAT FARKI 9076 BAŞKA MUHASEBE BİRİMİ ADINA YAPILAN TAHSİLAT 9077 MOTORLU TAŞIT ARAÇLARINA İLİŞKİN ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ (TESCİLE TABİ OLANLAR) 9078 GÜBRE DENEY VE ANALİZ ÜCRETİ 9079 4961 S.K. GEÇİCİ 1. MAD. GÖRE PARA CEZASI 9080 DİĞER PARA CEZALARI 9081 ZİMMETLERE GEÇİRİLEN PARA VE DEĞERLERDEN BORÇLULAR 9082 FAZLA VE YERSİZ YAPILAN ÖDEMELERDEN BORÇLULAR 9083 SOSYAL DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMAYI TEŞVİK FONU 9084 İSTİHSAL VERGİSİ 9085 TRAFİK CEZALARI 9086 HESAPLANAN GECİKME ZAMMI 9087 TAKİP GİDERLERİ KARŞILIĞI ALINAN 9088 ÇIRAKLIK FONU 9089 2000/266 SAYILI BKK GEREĞİNCE YATIRIMLARI TEŞVİK FONUNA AKTIRILACAK TUTARLAR 9090 ÇEŞİTLİ GELİRLER 9091 PETROLDEN DEVLET HİSSESİ 9092 YÜKSEK ÖĞRENİM HARÇ KREDİSİ 9093 RESMİ ARABULUCULUK ÜCRETİ 9094 EM.SAN. 17 MAD. GELİRLERİN THK EDİLMEMESİ CEZASI 9095 4961 S.K. GEÇİCİ 2. MAD. 1.FIKRAYA GÖRE TAHSİLAT 9096 4369/15 SUÇA İŞTİRAK EDEN KİŞİLER 9097 HAKSIZ ALINAN VERGİ İADESİ 9098 HAKSIZ ALINAN VERGİ İADESİ CEZASI 9099 KALDIRILAN VERGİ ARTIKLARI 9101 ŞEKER KANUNU İDARİ PARA CEZASI 9102 GEÇİŞ ÜCRETİ VE İDARİ PARA CEZASI 9103 5188 SK. GÖRE GÜVENLİK RUHSATI HARCI 9104 TELGRAF VE TELEFON KANUNU 2. MADDE İDARİ PARA CEZASI 9105 SPOR MÜSABAKALARINDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİ KAN. UYARINCA İ.P.C. 9106 4857 S.K. 101. MAD. KAP. İDARİ PARA CEZALARI 9107 ENERJİ DESTEĞİ ÖDEMELERİNDEN GERİ ALINANLAR 9108 4857 SAYILI KANUNA GÖRE GELİR KAYDEDİLECEK PARA CEZALARI 9109 5326 S. KABAHATLER KANUNU İDARİ PARA CEZASI 9110 93/4000 SAYILI YATIRIMLARIN, DÖVİZ. KAZ. HİZ. TEŞVİKİNE İLİŞKİN B.K.K.`NCA HAKSIZ ÖDENEN ENERJİ TEŞVİK GERİ ÖDEMESİ 9111 ORKÖY FONU GELİRLERİ 9112 2762 SAYILI KANUNA GÖRE ALINAN TAVİZ BEDELİ 9113 GELİR VERGİSİ TEVKİFATI 9114 YABANCI ÜLKEDE GÜÇ VE MUHTAÇ DURUMA DÜŞENLERE YURDA DÖNÜŞ İÇİN ÖDÜNÇ VERİLEN PARALAR 9115 SORUMLU SIFATIYLA VERİLEN KDV. 9116 HAZİNE ZARARININ GERİ ALINMASI 9117 EVRENSEL HİZMETİN GELİRLERİ KATKI PAYI 9118 TELEKOMÜNİKASYON KURUMU TARAFINDAN YATIRILAN TELGRAF VE TELEFON KANUNU İDARİ PARA CEZALARI 9119 SİVİL HAVA ARAÇLARI ÜÇÜNCÜ ŞAHIS MALİ MESULİYET DEVLET GARANTİSİ BEDELİ 9120 TELSİZ, TELEFON VE TELGRAF KANUNU İDARİ PARA CEZASI %20 Sİ 9121 5015 SAYILI PETROL PİYASASI KANUNU İ.P.C. 9122 5307 SAYILI SIVILAŞTIRILMIŞ PETROL GAZLARI PİYASASI KANUNU İ.P.C. 9123 ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURULUNCA ÖDENEN ANALİZ ÜCRETİNİN GERİ ALINMASI 9124 KİŞİLERDEN ALACAK FAİZLERİ 9125 AĞAÇLANDIRMA FONU YÖNETMELİĞİNE GÖRE VERİLEN KREDİLERDEN GERİ ALINANLAR 9126 5254 SAYILI KANUNA GÖRE MUHTAÇ ÇİFTÇİLERE VERİLEN ÖDÜNÇ TOHUMLUKLARDAN HAZİNE ALACAĞINA DÖNÜŞENLER 9127 2004/5682 SAYILI BKK İLE HAZİNE ALACAĞINA DÖNÜŞEN TOHUMLUK KREDİLERİ 9128 4447 SAYILI İŞSİZLİK SİGORTASI KANUNU UYARINCA KESİLEN İ.P.C. 9129 4904 SAYILI İŞ KURUMU KANUNU UYARINCA KESİLEN İ.P.C. 9130 YABANCILARA VERİLECEK ÇALIŞMA İZİN BELGESİ HARCI 9131 VERASET VE İNTİKAL VERGİSİ (SAİR İVAZSIZ İNTİKALLER) 9132 KILAVUZLUK VE ROMÖRKÖRCÜLÜK HİZMET PAYI 9133 MAHALLİ İDARELERDEN ALINAN PAYLAR 9134 İKİ İHALE ARASINDAKİ FARK (MENKULMALLAR İÇİN) 9135 İKİ İHALE ARASINDAKİ FARK (GAYRİMENKULMALLAR İÇİN) 9136 ENERJİ PİYASASI DÜZENLEME KURUMU PETROL KATILIM PAYI 9137 GELİR VERGİSİ MÜNFERİT BEYAN 9138 KURUMLAR VERGİSİ ÖZEL BEYANI 9139 YABANCI DEVLETLERE AİT VERGİ ALACAĞI 9140 DENİZ ARAÇLARI BAĞLAMA KÜTÜĞÜ RUHSATNAMELERİNDEN VE VİZELERİNDEN ALINACAK HARÇLAR-DENİZCİLİK MÜSTEŞARLIĞI 9141 DENİZ ARAÇLARI BAĞLAMA KÜTÜĞÜ RUHSAT VE VİZE İDARİ PARA CEZASI 9142 BELEDİYELERCE TAHSİL EDİLEN EĞLENCE VERGİSİ %75 LİK KÜLTÜR BAKANLIĞI PAYI 9143 TEDAVİ MASRAFLARININ TAHSİLİ 9145 SOSYAL YARDIMLAŞMA DAYANIŞMA VAKFI ALACAKLARI 9146 MOTORLU ARAÇ TRAFİK BELGESİ BEDELİ 9147 MOTORLU ARAÇ TESCİL BELGESİ BEDELİ 9148 4915 ve 5035 SK. GÖRE AVCILIK RUHSATI HARCI 9149 KİRLETİLEN ÇEVRENİNİYİLEŞTİRİLMESİ İÇİNGENEL BÜTÇE KAPS.İD.YAPILAN HARCAMALARIN TAHSİLATI 9152 5602 SAYILI ŞANS OYUNLARI HASILATINDAN ALINAN VERGİ, FON VE PAYLAR 9153 5736 SAYILI KANUN UYARINCA TAHSİL EDİLECEK ECRİMİSİL GELİRLERİ 9154 KİMLİK ADRES PAYLAŞIM SİSTEMİNDEN ALINAN KAYIT KATILIM PAYI 9155 KARAYOLLARI GEÇİŞ ÜCRETİ 9159 SPK TARAFINDAN VERİLEN İ.P.C.’LERİN %50 BÜTÇEYE GELİR KAYDEDİLECEK KISMI 9160 MADENLERDEN ALINAN DEVLET HAKKINDAN %50 İL ÖZEL İDARE PAYI 9161 MADENLERDEN ALINAN DEVLET HAKKININ %30 FAZLALARI(ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ PAYI) 9162 KADASTRO HARÇLARI 9164 PASAPORT SATIŞ BEDELİ 9166 KARAR VE İLAM HARCI 9169 MADEN RUHSAT HARCI 9170 BANKA KURULUŞ FAALİYET HARCI 9171 SORUMLU SIFATIYLA VERİLEN ÖTV 1. LİSTE 9172 ASKER? KANT?N VE SOSYAL TES?SLERDE VER?LEN AÇI?IN GER? ALINMASI 9173 ECRİMİSİL 6009 S.K 24. MADDESİ BÜTÇE GELİRİ 9174 ECRİMİSİL 6009 S.K 24. MADDESİ KÖY PAYI 9175 SURİYE UYRUKLULARA AİT TAŞINIR VE TAŞINMAZ MAL GELİRLERİ 9180 TELSİZ, TELEFON VE TELGRAF KANUNU İDARİ PARA CEZASI %80 İ 9181 6111 Sayılı Kanunun 10. Maddesine Göre Verilecek ÖTV Beyannamesi 9190 ÇEŞİTLİ GELİRLER(GECİKME ZAMMI HESAPLANAN) 9198 MUAYENE DENETİM VE KONTROL ÜCRETLERİ 9200 DSİ SULAMA TESİSLERİ İŞLETME VE BAKIM ÜCRETİ 9201 DSİ SULAMA TESİSLERİ YATIRIM BEDELİ 9202 DSİ İÇME-KULLANMA, SANAYİ SUYU ORTAK TESİS İŞLETME VE BAKIM MASRAFI 9203 DSİ HES’LERE SU SAĞLAYAN TESİSLERE YAPILAN İŞLETME VE BAKIM MASRAFLARI 9220 6200 SAYILI KANUNA GÖRE ALINAN ZAM 9221 DİĞER HİZMET GELİRLERİ 9301 GENEL BÜTÇE DIŞINDA KALAN KURUMLAR TARAFINDAN YAPILAN İ.P.C. 9302 KARAYOLLARI GEÇİŞ ÜCRETİ/İDARİ PARA CEZASI 9303 6183 S.K. 22/A MADDESİNE GÖRE İ.P.C. 9304 TELGRAF VE TELEFON KANUNU 2. MADDE İDARİ PARA CEZASI 9305 SPOR MÜSABAKALARINDA ŞİDDET VE DÜZENSİZLİĞİN ÖNLENMESİ KANUNU UYARINCA İ.P.C. 9306 1475 SAYILI İŞ KANUNUNA BAĞLI PARA CEZASI 9307 3516 SAYILI KANUNA GÖRE ÖLÇÜ AYAR PARA CEZASI 9309 TURİZM PARA CEZASI 9310 5549 SAYILI SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ İ.P.C. 9311 TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUN UYARINCA AL.İ.P.C. (4207 S.K.) 9312 ELEKTRONİK HABERLEŞME KANUNU İDARİ PARA CEZASI 9315 ŞEKER KANUNU İDARİ PARA CEZASI 9316 4054 SAYILI REKABET KANUNUNUN 55. MADDE KAPSAMINDA İ.P.C. 9317 5326 SAYILI KANUN UYARINCA CUMHURİYET SAVCILIKLARINCA VERİLEN İ.P.C. 9318 5326 SAYILI KANUN UYARINCA MAHKEMELER TARAFINDAN VERİLEN İ.P.C. 9319 SPK TARAFINDAN VERİLEN İ.P.C.’LERİN %50 YATIRIMCILARI KORUMA FONU PAYI 9341 MERA FONU PARA CEZASI(5326 S.KABAHATLER)
submitted by garr112233 to KGBTR [link] [comments]


2020.08.06 20:31 kredivedestekler Kredi Kartını İnternet Alışverişine Açma (Bütün Bankalar)

Bildiğiniz gibi artık alışverişimizin neredeyse tamamını internet üzerinden yapmaktayız. Bunun içinde e-ticaret sitelerine kredi kartı bilgilerimizi girmemiz gerekmektedir. Fakat bankalardan aldığımız kredi veya kredi kartları bize teslim edilirken internet üzerinden alışveriş yapabileceğimiz özelliği pasif olarak gelmektedir. İnternet üzerinden alışveriş için pasif olan bu özelliği aktif etmemiz için izlememiz gereken basit yollar bulunmaktadır. Bu yollar için aşağıdaki işlemleri inceleyebilirsiniz.
1 dakikadan kısa bir süre içerisinde istediğiniz bankanın istediğiniz kartını (Banka kartı veya kredi kartı) internet alışverişine açabilirsiniz. Yazımızda BÜTÜN KARTLARIN sms ile açma adımlarını tek tek yazdık. Bunun yanı sıra alternatif olarak mobil bankacılık üzerinden de açma işlemlerini madde madde oluşturduk. Detaylı SMS listesine https://www.kredivedestekler.com/kredi-kartini-internet-alisverisine-acma/ adresi üzerinden ulaşabilirsiniz.
submitted by kredivedestekler to u/kredivedestekler [link] [comments]


2020.07.25 23:11 AllahyokDindogru Türkiye cumhuriyeti üzerinde oynanan büyük oyun

Türkiye cumhuriyetinin en aydın kesimi olarak sizelere eksisözlük kullanıcı olan 24 yaşında bir üniversite öğrencinin devletin ileri gelen bakan başbakan cumhurbaşkanlarının ortak yönleri ifşa eden bi arkadaşımızın içeriğini paylaşmak isitiyorum. Bu içerik ekşisözlükten kaldırılmıştır. En son içeriği okuduğum da favı iki bin kusurdu. Sizlerin de yorum ve görüşlerini almak ve üzerinde tartışmak için bıraya aktarma kararı aldım.
1*bülent ecevit ve deniz baykal'ın rockefeller bursu ile amerika'da çalışması...
rockefeller demişken, rockefeller 1928 yılında vehbi koç'la işbirliği yaparak standart oil petrol şirketinin yerel temsilciliğine getirilmiştir. (bkz: #45831991)
2*bülent ecevit harvard üniversitesi'nde henry kissinger'ın yanında 8 ay inceleme yaptı. ilginçtir daha sonra henry kissinger abd'de dışişleri bakanlığı yaptı. o esnada ise ecevit türkiye'de başbakanlık yapıyordu. ve tarihler 1974'ü dünyanın ecevit başbakan olarak kıbrıs'a müdahale planını devreye soktu. kissinger ile defalarca görüşme yaptı.
3*süleyman demirel henüz üniversite'den yeni mezun olmuşken 1950 senesinde abd'ye gidip araştırmalarda bulundu. döndü, 1953'te seyhan barajı proje müdürü oldu. bu dönemde adnan menderes'in dikkatini çekerek çok erken yaşta dsi barajlar dairesi başkanlığına getirildi. 1955'te dsi genel müdürü oldu. akabinde eisenhower bursu ile tekrar amerika'ya gitti. döndü, bir kaç sene sonra dünyaca ünlü morrison şirketinin yerel temsilcisi seçildi (bkz: morrison süleyman) ardından siyasete atıldı, 1964'te celal bayar'ın da büyük gayreti ile genel başkan seçildi. yılların süleyman demirel'i işte böyle paraşütle en tepeye iniş yaptı.
4mehmet şimşek'in aynı zamanda ingiliz vatandaşı olması... 2007 senesinde akp'ye karşı girişilen sosyal-ekonomik-askeri baskıdan sonra yaşanan seçimleri akp %47 oy oranı ile kazandı. bu seçimlerden önce hükümet heyeti ingiltere ziyaretinde bulunmuştu. ziyaret esnasında exeter üni. mezunu mehmet şimşek her nasıl olduysa hükümetin dikkatini çekti. ar1bülent ecevit ve deniz baykal'ın rockefeller bursu ile amerika'da çalışması… rockefeller demişken, rockefeller 1928 yılında vehbi koç'la işbirliği yaparak standart oil petrol şirketinin yerel temsilciliğine getirilmiştir
dından seçimde milletvekili olarak gösterildi. milletvekili seçildi. ve hemen ekonomiden sorumlu devlet bakanı yapıldı. sanki birileri mehmet'i bakan yapın dercesine...
*exeter üniversitesi demişken, eski c.başkanı abdullah gül de o okulda okudu. ardından islam kalkınma bankasında görevlendirildi. exeter üniversitesi'nin anlam ve önemi için: buyrun
5*exeter'li diğer türkler: fehmi koru (gazeteci) durmuş yılmaz (eski merkez bankası başkanı) şükrü karatepe (refahlı belediye başkaı) ekmeleddin ihsanoğlu (çatı adayı)
6*ali babacan'ın fulbright bursu ile okumuş olması. fulbright bursunun anlam ve önemi için: buyrun
7*dipnot: amerikan burslarının anlam ve önemine binaen:
--- spoiler ---
"1975 yılı. richard podol aıd (uluslararası kalkındırma örgütü) uzmanı.. amirlerine yolladığı türkiye raporunda bakın neler diyor:
“yirmi yıldan fazla bir zamandır türkiye’de faaliyette bulunan amerikan yardım programı bir zamandan beri meyvelerini vermeye başlamıştır. önemli mevkilerde amerikan eğitimi görmüş bir türk’ün bulunmadığı bir bakanlık ya da bir iktisadi kamu kuruluşu hemen hemen kalmamıştır. bu kimseler halen bulundukları örgütte ‘ilerici güç’ niteliğini taşımaktadır. genel müdür ve müsteşarlık mevkilerinden daha büyük görevlere kısa zamanda geçmeleri beklenir. aıd bütün gayretleri bu gruba yöneltilmelidir.
geniş ölçüde türk idarecilerini indoktrine etmek gerekir. burada özellikle orta kademe yöneticiler üzerinde durmak yerindedir. amaç, bunlara yeni davranışlar kazandırmaktır. bu grubun yakın gelecekte yüksek sorumluluklar mevkilerine geçecekleri düşünülürse, bütün gayretlerin bu kimseler üzerinde toplanması mantık açısından doğrudur." --- spoiler ---
8*turgut özal'ın demirel tarafından bürokratlığa getirilmesi... çok ilginçtir, basit ve sade bir hayatı olan özal semra hanım'la evlenmesinin ardından amerika'ya texas tech üni'ye gidip araştırmalarda bulundu (yazar notu: abd'ye gidip araştırmalarda bulunanlar nedense ilerde hep başbakan oluyor) dönüşte birden elektrik işleri etüd idaresi müdürü olan özal ardından demirel'in danışmanlığına peşinden de dpt müsteşarı yapıldı ve akabinde dünya bankası sanayi danışmanı olması için abd'ye davet edildi. demirel'in yanı sıra erbakanla da çalışan özal milletvekili adayı gösterildi. seçilemedi. tekrar dpt müsteşar vekili yapıldı. ardından batı ülkeleri türkiye'den bazı "ekonomik hamleler yapmasını istedi" demirel önce direndi sonra kabul etti, bu hamleleri yapması için de turgut özal'ı başbakanlık müsteşarı yaptı. böylece özal çok önemli 24 ocak kararlarının mimarı oldu. ardından darbe oldu. 22 ay boyunca bülent ulusu idaresindeki darbe hükümetiyle çalıştı. sonra demokratik seçimlere giren 3 partiden biri oldu. diğeri ise mdp'nin başkanı turgut sunalp'ti.
9*turgut sunalp demişken... turgut özal 1983 seçimleri için kenan evren'in izin verdiği üç liderden biridir. diğerleri turgut sunalp ve necdet calp'tır. turgut sunalp 1948'de abd'ye gönderilen 16 subaydan biridir. bu subaylar abd'ye nato kapsamında eğitim almaları için gönderildi. her biri geri gelince çok önemli vazifeler üstlendi. örneğin 16 subaydan 14'ü 1960 darbesinde etkin rol aldı. 60 darbesinde rol almayan iki isim ise danışkarabelen ve turgut sunalp'ti.
10*danış karabelen demişken... o da 1953'te sona eren kore savaşına katılan türk komutanlar arasındaydı. nasıl olduysa danış karabelen savaştan sonra cia tarafından üstün hizmet belgesi aldı. savaşı amerikan genel kurmayı yaptı ama belgeyi ne hikmetse cia verdi. ardından türkiye nato'ya girdi, karabelen orgeneralliğe yüksedi ve daha sonra "kontrgerilla, türk gladyosu ve ergenekon" olarak bilinen "özel harp dairesi" isimli yapılanmayı bizzat kurdu.
11* 16 subaydan 2'si 1960 darbesine katılmadı demiştik, 14'ü katıldı. evet. onlardan biri de tanıdık bir sima: alparslan türkeş. türkeş darbe bildirisini 27 mayıs cuma günü sabah 5:25 sularında okuyan kişidir. cümlelerini tamamlarken "nato ve cento'ya bağlıyız" diyordu türkeş.
12* nato ve centoya bağlıyız cümlesi türkiye'de yaşanan darbelerin tümünde kullanılmış bir cümledir. 1980 darbesi'nin de sonunu süslemiştir. netekim 12 eylül'de yapılan darbeden sadece iki hafta sonra nato genelkurmay başkanı türkiye'ye geldi ve kenan evren'le görüştü, akabinde rogers planı devreye girdi. rogers nato genelkurmay başkanıydı ve kenan evren'i "yunanistan'ın nato'nun askeri kanadına geri dönmesine onay vermesi için" ikna etmişti. 1974'te yaşanan kıbrıs müdahalesi ile yunanistan natodan ayrılmış 1977 ise geri dönemk için başvurmuştu. fakat geri dönebilmesi için tüm üyelerin onayına ihtiyacı vardı. türkiye ise onay vermediği için yunanistan geri dönemiyordu. bu türkiye'nin en büyük kozlarından biriydi. fakat kenan evren darbeden sadece 1 buçuk ay sonra yunanistan'ın nato'ya dönmesinek koşulsuz izin vermiştir.
13* nato'ya geri dönmek demişken. aslında yunanistan ile nato'dan ayrılan bir ülke daha vardı. o da fransa. fransa da nato'nun akseri kanadına geri dönmek istedi. onu da akp kabul etti. halbuki fransa 2001 senesinde saddam türkiye'yi tehdit ettiğinde türkiye'nin sınırına döşenmesi gündemde olan patriot'lara müsaade etmemiştir.
14* saddam demişken, saddam'ın humeyni'yi öldürmesi için kurulan 15 kişilik amerikan özel suikast grubunun bir üyesi olduğunu biliyor muydunuz?
15* akp demişken... akp'nin 17 aralık sürecinde sıkça adını duyduğumuz değerli dostu yasin el kadı var biliyosunuz. bu kişi aslında te 2001 senesinde abd tarafından usame bin ladin'in adamı olduğu için terörist ilan edilmiştir. daha sonra tüm mal varlığı dondurulmuştur.
16* üsame bin ladin demişken... üsame bin ladin, rusların afganistan'ı işgale kalkışmasının ardından amerika'nın "rus işgalini önlemek için müslüman grupları silahlandırmak" politikası nedeniyle doğmuş bir güçtür. usame bin ladin & brzezinski
17* brzezinski eski abd başkanlarından carter'ın danışmanı. ruslara karşı müslüman grupları silahlandırma politasının mucidi ve el kaide'nin mimarı. 2007'de obama'yı destekledi. 2012 yılında ise "abd yanlış yaptı, gerekli hazırlıklar yapmadan suriye'ye saldırmak hataydı" diye beyanat verdi. dikkatinizi çekerim, yıl 2012... haber sonra dış destekli ışid kuruldu ve palazlandı. şimdi ise ışid'e müdahale için suriye'ye müdahale gündemde. mevzuyu çakozladınız dimi?
18* brzezinski ile bu düşünceyi paylaşan bir diğer çok önemli dış politika uzmanı ise morton abramovitz. kendisi daha beyoğlu ilçe başkanı iken tayyip erdoğan'la abd'de görüşmüş bir kimse. bunu bizzat çok önemli bir iş adamından dinledim. bu iş adamının ismini söylemem fakat tayyip erdoğan'la beraber top oynamış olduğunu söyleyebilirim. abramovitz o sıralar abd ankara büyükelçisiydi. görüşmeyi ruşen çakır ayarladı. bu bahsettiğim türkiye görüşmesi. az yukarıda bahsettiğim ise "abd" görüşmesi. tayyip erdoğan bu görüşmeden sonra "abd'ye giderek temaslarda" bulunmuştur.
19* morton abramowitz ve graham fuller bu tarihten sonra sürekli refah'ı incelemeye almış. analizlerde bulunmuş ve siyasal islam=türkiye'nin geleceği tesbitine varmışlar. bakın yıl 1995, o dönem siyasal islam bırakın iktidar olmayı, parti kuramıyorlar, sürekli saldırı yiyorlar, partileri kapatılıyor, belediye başkanları içeri atılıyor, 28 şubat döneminde kıyıma uğruyorlar. ama graham fuller ve morton abramovitz siyasal islam=türkiye'nin geleceği diyor. neyse. bunu ben söylemiyorum, 1996 aydınlık da söylüyor: link
20* abd'ye gidip görüşmeler yapan erdoğan, ve exeter'li abdullah gül her nedense parti içinde farklı bir konuma geliyor: buyrun konuşma içinde dikkatinizi çekti mi bilmem, bir de fehmi koru lafı geçiyor. fehmi koru'nun da exeter'li olduğunu söylememe gerek yok sanırım. aynı zamanda koru, bilderberg toplantılarının da katılımcısı. bilderberg ne mi? o da başka zamana.
Kaynak https://web.archive.org/web/20160213151954/https://eksisozluk.com/entry/45841898
21* en son bilderberg deyip bırakmıştım. fakat bilderberg konusunu bir süre daha askıya alıp "siyasal islam" konusunu açıcam. zira onunla ilgili çok mesaj gelmiş, konuyu zihninde oturtamayanlar olmuş. en baştan kısaca alıcam. iran'daki en sık kullanılan isimlerden biri hatta birincisi reza yani rızadır. dünya kupasında iran milli takımının maçını izleyenler görmüştür zaten, sahada 5 tane rıza vardı. bu rıza isminin fazla olmasının nedeni rıza pehlevidir. rıza pehlevi 1925'te iran'ın başına geçen kişidir. o dönemde ruslar'ın iran üzerinde kapitalist faaliyetleri bulunuyordu. bu nedenle rıza pehlevi rus baskısını azaltmak ve iktidarını sağlamlaştırmak, hakimiyetini sağlamak yani koltuğunu korumak için ingilizlerin kucağına düşmek zorunda kaldı (1). iran bu nedenle ingilizlerle çok içli dışlı bir ülke oldu. ardından rıza han 1925'te kendisini şah ilan edip krallığa geçince otoriterleşti. zamanla kendisine muhalif olanlar arttı. ve sonunda musaddık isimli bir devlet görevlisi kendisine isyan bayrağı çekti. neticesinde başbankalığa kadar geldi. gelir gelmez de "iran petrollerini millileştirdi." ve böylece ingilizler artık iran petrolünden para kazanamamaya başladı. şimdi bir parantez açıyorum. "petrolü millileştirmek" bir liderin işleyebileceği en büyük suçtur. ve siz petrolü millileştirirseniz işte o zaman kapitalist düzen sizi baş düşman ilan eder. ve öyle de oldu, musaddık devrildi. roseevelt'in yeğeni, cia görevlisi kermit rosevelt birkaç milyon dolarlık bütçeyle iran'a giderek musaddık karşıtı örgütleme yaptı, ve musaddık kısa sürede devrildi. daha sonra abd "cia görevlisini gönderirsek ve yakalanırsa o zaman devlet suçlanır bu yüzden artık cia görevlisi göndermek yerine sivil toplum kuruluşları kuralım ve onların görevlileri gönderilsin, yarın bigün yakalanırlarsa da bizim başımız yanmaz" diyerek ondan sonra main gibi, imf gibi, otpor gibi kuruluşları ülke içinde finanse ederek hükümetleri düşürmeye başladı(2) neyse. musaddık gidince petrol yeniden ingilizleştirildi. rıza'nın oğlu rıza pehlevi ülkeyi 79'a kadar idare etti. işte tam da o sırada iran'da bir islam devrimi gerçekleşti. bursa'da sürgünde olan humeyni ırak'a oradan da fransa'ya sürgün edildi. ve arkasında büyük bir halk desteği olan humeyni geri döndü. rıza pehlevi ülkeyi terk etti. bikaç gün sonra ise iran'da batının kontrol edemediği bir devlet kuruldu: iran islam devleti. batılı ülkeler iran tarzı şeriat düzeniyle yönetilen ülkelerin petrolüne kaynaklarına öyle kolay el atamıyordu. bu durumun diğer ülkelerde de yaşanmaması için önce ırak'ı yani saddam'ı iranla savaştırdılar. ama daha sonra saddam iranla savaşı sonlandırıp, ülkesinde güçlenince abd'nin himayesindeki kuveyt'e saldırdı. saddam kontrol edilemez hale geldi. mısırda da geçmişte nasır isimli lider batıya baş kaldırmıştı.
özetle batı islam ülkelerinde kukla hükümetler tesis ediyor, ülkenin kaynaklarını sömürüyordu. fakat sonra kukla, pinokyo misali kendisini "gerçek biri" sanmaya başlayınca kontrolden çıkıyor ve batının sömürüsü baltalanıyordu. bazen de ülkenin dinamikleri bu kukla yönetimlerden şikayet ederek musaddık gibi liderleri başa getiriyordu. işte batı "kukla liderler" tesis etmek yerine, bu ülkeler için bir model oluşturma ve diktatörleri değil sistemi kendisine bağlamanın daha iyi olacağını düşündü.
bu düşünceler, 1980'lerde rand corporation isimli kuruluşlar aracılığıyla raporlandı, bir çok cia görevlisi bu konularla alakalı olarak makaleler yazdı. ve nihayetinde siyasal islam denilen kavramla birlikte batı yanlısı, sömürge islam devleti oluşturabilmek için ortaya bir proje atıldı. bu projeyi aslında siz çok iyi biliyorsunuz, adı (bkz: büyük ortadoğu projesi).
devamı gelecek.
devam... öncelikle bu sabah yazdığım yazının içeriğine ilişkin bazı kısımlara yeni maddelerle açıklama getiricem.
22* rıza pehlevi'nin ingiltere'nin kucağına düştüğünü söyledim. bu söylediğim olayın bir benzerini de türkiye yaşadı. 1950 seçimlerinde dp %52 oyla meclisin nerdeyse %80'ini eline geçirdi. akabinde türkiye'de bir bolluk yaşandı. fakat bu bolluğun nedeni yapılan marshall yardımlarıydı. dış politikada ise önemli şeyler oluyordu. beş sene önce 1945'te yalta'da dünyanın üç büyük lideri bir araya geldi. . ve yalta konferansı gerçekleşti. konferans bitince garip birşey oldu. stalin durup dururken ağrı kars ve artvin bölgesinde hak iddaa etmeye başladı. türkiye'de bir tür "komünist tehlikesi" yaşanmaya başlandı. menderes döneminde bu algı arttı. "bacımızı kamusallaştıracaklar" türünden laflar çıktı. ülkede "komünizm'den kurtulmak için" abd ile ittifak yapmalıyız türünden fikirler ortaya atıldı. bazılarının çok sevdiği said nursi bile "islam'ın düşmanı komünizmdir, abd de onlarla savaştığı için islamı koruyor, türkiye abd ile birlikte olmalı" türünden laflar etmeye başladı. dp mitinglerine katıldı. neticede türkiye 1952'de natoya girdi. bunun bedeli kore'de savaşan ve ölen türk askerinin kanıydı. türkiye menderes dönemi ile amerikadan ithal traktörlerle tarım cennetine döndü, bu üretim malları kore'de savaşan ülkelere satıldı. türkiye deyim yerindeyse tahıl ambarıydı. ve ekonomi iyiydi. fakat savaş bitince, enflasyon arttı. dış borç bulmak için menderes ülke ülke dolaştı. 1952'de özel harp dairesi kuruldu. önceki yazıda bahsetmiştim, daniş karabelen önderliğinde kurulan bu teşkilat sayısız problem ve olaya neden oldu. türkiye'de yollar ve binalar yaptı. "nato yolu" denilen yollar bu dönem yapıldı. nedeni ise basitti. sovyet saldırısına karşı teçhizatların taşınabilmesi için geniş ve sağlam yollar gerekiyordu. türkiye taviz verecek ve karşılığında yarımla, sovyet tehlikesinden korunacaktı. çok ilginçtir nato belgeleri yıllar sonra ortalara saçıldığında bir belgede olası komünist savaşında natonun planlarının neler olacağı yer alıyordu. bu plana göre nato savunma hattını sofya-belgrad arasına kuracaktı. bu şu demekti, olası bir işgalde nato orduları ne karsı, ağrıyı ne de anadoluyu, istanbulu koruyacaktı. bırakın türkiye, yunanistan bile terk edilerek savunma hattı sofya-belgrad'a çekilecekti. natonun korunacak bölgeler listesinde türkiye yer almıyordu. aptal yerine konuştuk. geçelim. 1950-55 yılları arasında abd'nin de yardımlarıyla türkiye bahar havasında yaşandı. fakat sonra ekonomik sıkıntılar nedeniyle her geçen gün daha da batağa saplantı. ve amerikan yardımları alabilmek için abd ile bir takım gizli ikili anlaşmalar imzalandı. her anlaşma ile biz de iran gibi kucağa düştük. ve en sonunda menderes abd'den beklentilerini karşılayamayınca sovyetler birliği ile iş birliği için görüşmeye başladı. ve haziranda yapılması kararlaştırılan görüşmelerden bir ay önce, mayısta darbe gerçekleşti. menderes'in amerika, eski müttefiki için kılını kıpırdatmadı.
23* kermit rosevelt'in darbesi bir abd planıydı ve musaddık'ın ingilizlere koklatmadığı petrolun intikamını cia almıştı. ama bu operasyon sonrasında abd bir ders çıkardı. dış operasyonlar kesinlikle devlet tarafından yapılmamalıydı. riskliydi. bu yüzden bir takım ngo'lar. yani hükümet dışı örgütler kuruldu. bunların en başında imf gelir. sonra main, otpor ve george soros gibi yatırımcıların kurduğu vakıflar kuruldu. bu vakıfların çalışma prensibi basitti, önce ülkelerle iyi ilişkiler ve iş adamları ile başarılı ticaret anlaşmaları kurulur ardından ülke içinde vakıflar açılır. bu kurumlara sağlam paralar finanse edilir ve bu paralarla medya, devlet kurumları, istihbarat şubelerinde adamlar satın alınır. ardından bazı sosyal olaylar hedef alınarak çeşitli prostestolar başlatılır. bu protestolarda görevlendir.ilen provokatörler olayların büyümesini sağlar, basın devreye girerek hükümet yıpratılır, önemli yazarlar ve iş adamları baskıyı artırır ve devlet kademelerindeki muhbirler bir takım belgeler yayınlayarak hükümeti iş yapamaz hale sokar. sonucunda hükümet kanlı olaylar ve medya baskısı ile düşmek zorunda bırakılırdı. kermit 1953'te iranda, otpor yugoslavyada, açık toplum vakfı ise çekoslovakyada bunu güzelce başardı. bu tip kurumlar kendi internet sitelerinde ülkede harcanan parayı bir gurur abidesi gibi yazarlar ve biz insalığa bu yıl şukadar para harcadık diye övünürlerdi. 2011 senesine kadar finanse edilen paralar her yıl yayınlanırdı. daha sonra arap baharı ile bu uygulamayı bir çok vakıf kaldırdı. hiç unutmuyorum, 2000 yıllarında tunus'a yıllık 10,000 $ yardım yapan bir sivil toplum örgütü, 2005'ten itibaren miktarı 400,000 dolara kadar çıkarmıştı. sadece tunus değil, birçok ülkede olayların çıkması için binlerce dolar o ülkelere akıtılmıştı. türkiye'de 2011 yılında bir sivil toplum örgütü tam 2milyon dolara yakın para akışı sağladı. basında soros ile ciddi şekilde ilişkisi olduğu iddia edilen bir sivil toplum örgütünün ise mütevelli heyetinde bir partinin genel başkanı bulunur. ilginçtir, bu kişinin adını iyi tanıyoruz: kemal kılıçdaroğlu. şaşırmayın.
24* az önceki maddede, danış karabelen önderliğinde kurulan özel harp dairesi'nden bahsettim. 1974'te ecevit ve erbakan hükümeti (chp ve mhp'nin ittifakına şaşıranlar yeniden okusun, tee 74'te erbakan chp ile ittifak yaptı. erbakan kimin hocası, biliyoruz dimi?) kıbrıs'a çıkarma yaptı. türkiye ve abd'nin arası açıldı. türkiye adanın tamamı için yola çıksa da yarıda bıraktı ve çekildi. fakat abd kızmıştı. ülkede bir takım krizler yaşanmaya başladı. çok açık bir şekilde demirel'in adalet partisi'nin mensupları ve bağlı bulundukları esnaf, tüccar, bakkal, perakendeci depoda malları bulunmasına rağmen "mal yok" diyerek stokçulğa başladı. bu şekilde hem daha çok kazandılar, hem de siyasi olarak chp'yi güzelce yıprattılar. fakat chp amerika'ya dik gitmeye devam etti. dünya haşhaş üretiminde söz sahibi olan abd türkiye'de haşhaş üretilmesini istemiyordu. türkiye'de haşhaş ekimi yasaktı. ama ecevit 1974'te haşhaş ekimini serbest bıraktı. edirnede bulunan ve sovyet topraklarını gözetleyen amerikan üstlerini kapattı. imf ile ilişkileri kesti. bir suikast yaşadı ve kurtuldu. 1 mayıs 1977'de yaşanan olaylardan sonra özel harp dairesi'nin varlığından haberdar oldu. o sıralar başbakan değildi ve bunu cumhurbaşkanı korutürk ve demirel'e anlattı. daha sonra bu bilgiyi açıkça meydanlarda dile getirdi. "devlet içinde, fakat devletin bilgisi ve denetimi dışındaki bir örgüt var" dedi. bunun üzerine 1977 seçimlerinden önce izmir'de kurşunlandı. suikastçi çok yakından vurdu. ama sadece yaraladı. amacı öldürmemekti. bu bir uyarıydı. ecevit seçimlerde %42 oy aldı. başbakan oldu. konuyu bu kez genelkurmay başkanına açtı. o kişi kenan evren'di. sonuç alamadı. olayı yargıya intikal ettirdi. savcı doğan öz olayı araştırmaya başlamıştı. önce bir rapor hazırladı.
--- spoiler ---
şiddet olayları, anarşik eylemler olarak nitelendirilebilecek kadar basit değildir. amaç, demokrasi umudunu yok etmek; onun yerine faşist düzeni gündeme getirmek ve bütün unsurlarıyla yürürlüğe koymaktır. böylece abd ve çokuluslu ortaklıklar, ortadoğu sorununu büyük ölçüde çözmek amacını gütmektedirler. bize göre bu sonuca ulaşmada cıa, kontrgerilla gibi gizli örgütlerin yönlendirmesi vardır. bu örgütler, devlet aygıtını geniş ölçüde kendi amaçlarına uygun şekle dönüştürerek demokrasi düşmanı akımları iktidar yapmayı öngörmüşlerdir. --- spoiler ---
dedi. sonra, ne acıdır, 1978'de kurşunlanarak öldürüldü. katili ülkücüydü. millete zarar veren örgüt milleti seven savcıyı milliyetçiye vurdurmuştu. tirajikti. oyun büyüktü. önce ecevit, ardından savcı öz... ecevit kontrgerilla meselesini kazıdıkça olaylar arttı. maraş katliamı patlak verdi. hergün yüzlerce genç olaylara karıştı, yaralandı, öldü. peşinden yeniden stokçuluk baş gösterdi. türkiye'nin arası abd ile kötüydü, imf ile anlaşma yapılmıyordu, ecevit bunun üzerine 1975'te bilderberg toplantısına katılmış fakat borç verecek banka bulamamıştı. daha sonra ecevit'e toplantı çıkışında "ne konuşulduğu" sorulmuştu ve ecevit "bu toplantılarda neler konuşulduğunu anlatmam demek başbakanlıktan istifa etmek" diye cevaplamıştı. neticede enflasyon %100'ü aştı. kredi yoktu, abd ambargo uyguluyordu. acıdır, o günlerde abd'nin ambargosunu delerek türkiye'ye sadece bir tek lider yardımda bulundu. o kişi kaddafiydi ve türkiye bu iyiliğin karşılığını 2011'de nato ile kaddafiyi tahtından indirererek ödemişti. ecevit abd'ye kafa tutmanın, imf ile ilişkileri kesmenin, kıbrıstaki vatandaşları korumanın, kontrgerilla'nın üzerine gitmenin cezasını böyle ödüyordu. tüsiad o dönem her gün tam sayfa ilanlar vererek ecevit'i eleştiriyordu. iş adamları kontrgerilla'ya ve amerika'ya kafa tutan adamdan değil, onun düşmanlarından yanaydı. ecevit abd'ye gitti. temaslarda bulunmak istedi. ülkeye döndü ve en sonunda bitirici vuruşu dünya bankası yaptı. dünya bankası tarafından hazırlanan raporda türkiye'nin ekonomisinin bitik halde olduğu, ağır sanayi hamlesini erteleyip tarımla ilgilenmesi gerektiğini, bu hayallerden vazgeçmesini ve sürekli develüasyon yaparak kendi parasının değerini sıfıra indirmesini söylüyordu. dünya bankası raporu adeta türkiyeye "siz büyük ülke olma sevdasını bırakın, buğday yetiştirin" diyordu. dünya bankasının bu raporunu yazan isimse kimdi biliyor musunuz? biliyorsunuz. bu isim kemal dervişti! ve ecevit hükümeti düştü. başbakan demirel oldu. demirel 24 ocak 1980 tarihinde dünya bankasının istediği tüm kararları aldı. kararları hazırlayan yani dünya bankasının dediğini harfiyen yapan kişiyi de tanıyorsunuz aslında, o isim de 1971-73 yılları arasında dünya bankasında danışmanlık yapan turgut özal'dı.
25* haşhaş demişken, türkiye'de haşhaş ekimini yasaklatan kişi nihat erim'dir. nihat erim, 1970'te yaşan muhtıra üzerine demirel'in başbakanlıktan istifa etmesinin ardından askerin başbakan olarak atadığı kişidir. eski chp'lidir. hatıratında bu olaylar yaşanmadan önce amerikan diplomatlarla gittiği bir yemekte içkiyi fazla kaçıran bir amerikan diplomatın şakayla karışık "ilerde başbakan olacaksın" dediğini yazmıştır. nihat erim daha sonra temmuz 1980'de darbeden birkaç ay önce suikast sonucu öldürüldü.
26* belki dikkatinizi çekmiştir, yazının başında dp %52 oyla meclisin %80'ini aldı dedim. bu doğru bir bilgi. çünkü o zamanki seçim sistemine göre bir ilde yüksek oy alan parti vekillerin tamamını alıyordu. kırşehir hariç. menderes kırşehiri bir türlü alamıyordu. en sonunda pes etti ve kırşehirin il statüsünü kal.dırdı. kırşehir menderese oy vermediği için ilçe olmuştu söz gelimi istanbuldaki seçimlerde demokrat parti 1 oy fazla aldıysa vekillerin tamamı demokrat partiden çıkıyordu. bu sistemi getiren kişi ismet inönüdür. ismet inönü ülkede demokratik seçimlerin yapılmasını ve çok partili hayatın tesis edilmesini istiyordu. çünkü bunu yapmazsa marshall yardımlarından faydalanamayacağı, yardımların sadece demokratik ülkelere yapılacağı söylenmişti. ismet paşa bu ülkenin kurucularından, totaliter ve eski bir devlet adamıydı. batı, yani sistem onu kolayca makasa alamazdı. bu yüzden batı inönü yerine daha yeni ve tavizkar bir kişi istiyordu. bu yüzden ülkede seçimlerin yapılması ve çok partili hayatın gelmesi gerekiyordu. 1946 seçimlerinde chp yüksek oranda oy almasına rağmen seçim sistemi çok adaletsizdir. bu nedenle batı bu sistemi kabul etmedi. marshal yardımı küçük çapta yaşandı. inönü seçimlerin ardından sistemi biraz daha gevşetti ve yukarıda bahsettiğim hale getirdi. nasılsa ben kazanırım diye düşündüğü için bu adaletsiz sisteme güveniyordu. beklediği gibi olmadı. seçimi demokrat parti kazandı. ve chp %47 oy almasına ufak bir milletvekili grubu ile kaldı.
27* demokrat parti'nin kurucuları celal bayar ve menderes eski bir chp'lidir. yıllarca chp'de çalıştılar ve inönü'nün "toprak reformu" fikrinin ardından parti içi muhalefete başladılar. inönü büyük toprak ağalarından toprakların alınmasını ve köylülere verilmesini, köylülerin bu toprağı işleyerek hem tarım alanında gelişme sağlanmasını hem de feodal ağalık düzeninin son bulmasını hedefliyordu. bu yüzden toprağı alan köylüler toprağın sahibi olacak fakat toprağını 15-20 yıl gibi bir süre satamayacaktı. böylece köylüler ağaların marabaları olmaktan kurtulacak, feodal düzen sona erecekti. ama büyük toprak ağalarından olan menderes ve celal bayar bu reformu pek sevmemişti. ayrıca bu kişilerin yanında bulunan büyük toprak ağaları bulunuyordu. bu reform girişimi yüzünden menderes ve arkadaşları parti içi muhalefete başladılar. inönü ise çok partili hayata geçerek yardım almayı düşündüğünden menderes ve arkadaşlarına parti kurmalarını önerdi. böylece demokrat parti kuruldu. toprak reformu ise unutuldu gitti. türkiye'de 1980'lere dek ağalık sistemi sürdü. güneydoğuda ise hala sürmekte. ağalık sisteminden kaçan köylü sınıfı büyük şehirlere gelerek gecekondu bölgelerini oluşturdu. günahı menderes ve arkadaşlarının boynunadır.
bugünlük de bu kadar... aslında siyasal islamdan bahsedecektik ama konu nerelere geldi. dallanıp budaklandı. neyse, o da bir dahaki sefere artık.
Kaynak <https://web.archive.org/web/20160723005729/https://eksisozluk.com/entry/45885620
28* menderes döneminde türkiye'nin kucağa düştüğünü söyleyince itiraz edenler olmuş. dedesi ninesi olanlar gidip sorabilir: eskiden okullarda süt tozu verilir, çocuklar süt tozundan yapılan sütleri içerdi. devlet bunları bedava verirdi. çünkü türkiye'de muazzam bir süt tozu bolluğu vardı. süt tozunu amerika üretir, türkiye'ye satardı. türkiye tarım ve hayvancılık ülkesi olmasına ve süt bolluğu bulunmasına rağmen abd'den süt tozu ithal eder ve türkiye'de yerli süt yerine amerikan süt tozunu yaygınlaştırmak için okullarda bedava içirirdi. menderes yerli süt üreticisini değil, ithal amerikan süt tozunu desteklemiştir.
29* bugün 17 aralık fezlekesinde yurt dışından gelen misafirler için ayarlanan kadın haberini duyunca anımsadım. 1959'da endonezya başkanı sukarno türkiye'ye geldi. uçkuruna düşkündü. bizimkiler de misafirperverlik namına kendisine lüks nermin'in kızlarından birini gönderdi. sukarno ülkesine döndükten iki hafta sonra belsoğukluğu kaptığını öğrendi.
30* menderes ekonomi bozuldukça sinirleniyor, gürlüyor ve otoriterleşiyordu. eleştiriler ve muhalefet artınca tahkikat komisyonunu kurdu. birkaç milletvekilinin oluşturduğu bu komisyon dönemin istiklal mahkemesi gibi çalıştı. komisyon savcı ve hakim yetkilerine sahipti. dilediği basın kurumunu kapatıyor, her türlü evrak ve eşyaya el koyabiliyordu.
31* darbenin olduğu 1960'ın kasım ayında oecd isimli ekonomik topluluk kuruldu. israil senelece bu kurula katılmak için canla başla çabaladı. fakat yeni üye alımı için tüm üyelerin onay vermesi gerekiyordu. türkiye ise onay vermiyordu. daha sonra israil oecd'ye girdi. onay veren başbakan recep tayyip erdoğan'dı. 2010 yılında, 2009'daki one minute olayından sadece 1 sene sonra tayyip erdoğan kavgalı olduğu israil'i oecd'ye memnuniyetle kabul etti.
32* 1935'te rahip roncalli vatikan tarafından istanbul'a gönderildi. istanbulda yerel katolik liderlik görevini üstlenen roncalli türkçe öğrendi. halkla yakın ilişkiler kurdu. atatürk'ün sevdiği mahmut'la yakın dost oldu. aradan yıllar geçti. 1961'de menderes ve arkadaşları idam edildi. celal bayar'ın idam cezası birden iptal edildi ve müebbete çevrildi. 63'te serbest kaldı. bir güç celal bayar'ı içerden çıkarıyordu. dönemin papası 23. jonh bu habere çok seviniyordu.. çünkü ikisi yakın dosttu. evet, roncalli 23. jonh ismiyle papa olmuştu. mahmut ise, mahmud celaleddin bayar'dan başkası değildi.
33* rumlar kıbrısta türkleri katletmeye başlayınca 1964 yılında başbakan inönü müdahale için harekete geçti. fakat türkiye'nin sadık müttefiki(!) amerikanın başkanı johnson inönü'ye zehir zemberek bir mektup yolladı. "müdahale olursa ittifakımız bozulur, natodan atılırsınız" dedi. ve "müdahale sırasında amerikan yardımı silah ve donanımları geri alırız" diye ekledi. türk ordusundaki silahların çoğu amerikan yardımıydı. üstelik bu yardımlar inönü'nün 1945 senesinde imzaladığı gizli anlaşma ile alınmıştı. o anlaşmanın ilk maddesinde "başkan gerekli gördüğü hallerde yardım olarak verilen şeylerin tümünü geri isteme hakkına sahiptir" yazıyordu. inönü seneler önce imzaladığı anlaşma nedeniyle kıbrıs türklerine yardım yapamayacak hale düşmüştü. inönü amerika'ya gitti. "yeni bir dünya kurulur ve türkiye de yerini alır" diye karşılık verdi. ama cezası kesilmişti. bu sözler onun sonu oldu. döndüğünde artık başbakan değildi. hükümet düşmüştü.
34* nasıl mı? o dönemlerde demokrat partinin devamı olarak kurulan adalet partisinin genel başkanı ragıp gümüşpala ölmüş ve kimsenin tanımadığı bilmediği genç biri başa geçmişti. herkes şaşkındı. bu isim demireldi.
35* bu sırada dünyada değişik hadiseler cereyan ediyordu. amerikan başkanı kennedy ve sovyet lideri kruşçev soğuk savaş bitirecek adımlar atmaya başlamıştı. ayrıca kennedy israil'in nükleer programında destek vermiyordu. sonra kennedy 1963'te gündüz vakti suikaste uğradı ve öldürüldü. ardından 1964'te kruşçev bir kremlin darbesi ile liderlikten düşürüldü. peşinden 1965'te vietnam savaşı yeniden patlak verdi. soğuk savaş en az 20 yıl daha uzayacaktı. birileri soğuk savaş için can alıyor, savaş başlatıyordu.
36* adalet partisi'nin genel başkan seçimine celal bayarın desteklediği tanınmayan demirel ve saadettin bilgiç giriyordu. bilgiç bir arkadaşından aldığı belgeyle demirel'in mason olduğunu kanıtlıyor, bu durum demirel'in oylarını dibe çekiyordu. ardından demirel mason olmadığına dair belge alarak iddiayı çürütmeye çalıştı. demirel mason olmadığına dair belgeyi mason locası başkanı necdet egeran'dan almıştı fakat bu durum locayı ikiye bölmüştü. locada bulunan bir çok üye sahte belge verildiğini ve demirel'in mason olduğunu, sahte belge verilmesinin yanlış olduğunu söyledi. tartışmalar büyüdü. sonucunda demirel'e mason olmasına rağmen siyasi nedenlerden ötürü mason değildir belgesi verildiği için bu duruma tepki gösterenler locayı bölerek türkiye büyük mason mahfili'ni kurdu. demirel'in siyasi kariyeri için mason locası ikiye bölünmüştü.
37* demirel'e mason değildir belgesi veren üstat necdet egeran ne hikmetse(!) masonluktan ömür boyu ihraç edilmişti. tartışmalar esnasında ileri gelen masonlardan hazım kuyucak olayları engellemeye çalışınca kuzey amerika masonları büyük üstatları tarafından uyarıldı. uyaran rahip thomas s roydu. ayrıca bir çok ilerigelen mason sorunu çözmek için olaya müdahil olmuştu. demirel her ne hikmetse masonlar için çok önemliydi. birileri onun sicilini temiz tutmaz için var gücüyle çalışıyordu.
38* mason locası demişken, atatürk mason localarını 1935'te kökü dışarıda olan zararlı kuruluş olması nedeniyle kapatmıştı. fakat localar 1948'de yeniden açılmıştır. atatürk'ün kapattığı mason localarını yeniden açan isim ise ismet inönüdür. bu tarihler ismet inönü'nün batı yardımlarını alabilmek için ülkeyi çok partili hayata sokmaya çalıştığı yıllara denk gelir.
39* daha sonra celal bayar 1969 yılında siyasi yasağının kalkması için girişimde bulununca demokrat partinin devamı olan adalet partisinin genel başkanı süleyman demirel koltuğu celal bayar'a kaptırırım korkusu ile bu girişimi önlemeye çalıştı. demirel kendisini bugünlere getiren bayar'ın siyasi yasaklarının devam etmesi için elinden geleni yaptı. ama başaramadı.
40* bu durumun aynısını turgut özal yaşadı. kendisi önce siyasi yasaklı olan ecevit, erbakan ve demirel'in siyasi yasaklarının kalkması için referandum kararı aldı. ardından referandumda "hayır" oyu kullanılması için propoganda yürüttü. özal için demokrasi şehidi derler, fakat kendisi demokrat falan değildi. 2 yıl darbe hükümetiyle çalıştı. ardından 1987 referandumunda siyasilerin yasaklı olmasını isteyecek kadar anti-demokratik bir tutum takındı. en son 1989 yılında yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde askerin de desteğini alabilmek için "kenan evren'i tanırım, milliyetçi biridir. yaptığı müdaheleyi de memleketi için yapmıştır. kötü niyet taşıdığını düşünmüyorum" diyebilecek kadar küçülmüştür.
41* türkiye'de şiddet olayları tırmanıyordu. 1972 yılında mahir çayan ve arkadaşları kızıldere baskınında öldürüldü. çayan'ın ekibinden biri samanlığa saklanıp yaşamını kurtardı. bu isim daha sonra siyasi kariyer yapacak ve 2011 yılında milletvekili seçilecekti. bu isim ertuğrul kürkçü'ydü.
42* 1973 yılında mısır israil'e saldırınca amerika israil tarafına geçerek mısır ordusunu dağıttı. amerika'nın bu tutumu nedeniye petrol ihraç eden ülkeler (opec) ani bir kararla emperyalistlere petrol ambargosu koydu. petrol üretimi indirildi ve fiyatı artırıldı. opec'in büyük bölümü araptı. araplar öylesine büyük bir dayanışma göstermişti ki, o dönem amerika'nın en has müttefiki iran lideri rıza pehlevi bile petrol ambargosuna destek vermişti. bu olay batı'yı petrol zengini arap ülkelerini "kontrol altında" tutabilmek için çözüm arayışlarına sürükledi. siyasal islam fikrinin doğumu gerçekleşiyordu. petrol sıkıntısı baş gösterince tüm dünya krize sürüklendi. dışa bağımlı türk ekonomisi zarar gördü. abd ile papaz olan ecevit kredi bulabilmek için 1975'te bilderberg toplantısını izmir'e davet etti. bilderberg hollanda'da bir otelin adıdır. ilk toplantı 1954 yılında 33. dereceden mason olan retinger isimli politika uzmanı tarafından bilderberg otelinde yapıldığı için adı böyle kalmıştı. retinger'in düzenlediği bu toplantıya avrupadan devlet adamları, dev şirket sahiplerini ve medyanın önemli isimlerini davet etmişti. ve kural gereği konuşulanlar asla dışarıya aktarılmıyordu. kuralı kimse bozmuyordu.
43* 1975 yılında ecevit başbakan olarak toplantıya katılmış fakat aradığı kredileri bulamamıştır. o dönem bu toplantıya adı duyulmamış ingiliz bir kadın daha katılmıştır. bu kadın daha sonra ingiltere başbakanı olacak ve üç kez üst üste seçilecek margareth thatcher'dan başkası değildir. adı sanı duyulmamış thatcher ingiltere'de başbakan olurken abd'de ise bir holywood oyuncusu olan ronald reagan başkan olmuş ve bu iki garip başkan göreve gelir gelmez "globalleşmeden" "küreselleşmeden" ve "devleti küçültmeden" bahsetmeye başladı. dünya bu yeni "globalleşme, küreselleşme ve devleti küçültme" kavramlarının anlamını çözmeye çabalarken bir başka ülkenin başbakanı da bu kelimeleri ısrarla tekrarlamaya başlamıştı. o kişi turgut özal'dan başkası değildi.
44* bilderberg toplantıları her sene yapılmaya devam ediyor ve konuşulanlar sır gibi saklanıyordu. toplantılara bazı her yıl bazı türkler de katılıyordu. 1957 yılında menderes (davet aldı ama katılamadı) 1975'te şimdiki barolar birliği başkanı metin feyzioğlu'nun dedesi turan feyzioğlu katılırken 1982'de inönü'nün damadı metin toker 1990'da mesut yılmaz ve erdal inönü 1994'te rahmi koç 2002'de kemal derviş 2003'te ali babacan 2004'te ali babacan, mustafa koç, kemal derviş 2005'te ali babacan 2006'da daha sonra bakan olacak olan egemen bağış, mustafa koç, yeni şafak gazetesinden fehmi koru, 2007'de ali babacan, mustafa koç, birand, doğan, boyner, cengiz çandar, hikmet çetin, 2008'de ali babacan, mustafa koç ve 2-3 sene içerisinde servetini ikiye üçe katlayacak ferih şahenk, 2009'da ali babacan, mustafa koç, sabancı 2010'da ali babacan, mustafa koç katıldı. ali babacan ve mustafa koç 2014 toplantılarına dek katıldıysa da 2014 toplantılarına ali babacan çağrılmadı. 1996 yılında yapılan toplantılarda türkiye ile ilgili önemli kararların alındığı belirtilmiş, ve bu toplantıdan sonra bir yıl içerisinde refah-yol hükümeti post-modern darbe ile düşürülmüştür. ingilizce bilenler şu yabancı kaynaktan konuyla ilgili ayrıntılı bilgi edinebilirler.
bu toplantılarda neler konuşulduğu halen sır niteliğini korur ve hala bu toplantılara dünyanın en seçkin devlet, iş, medya adamları gelmeyi sürdürür. akp döneminde ise 2007 yılında bu toplantı türkiye'de yapılmıştır. akp'den fullbright bursuyla okumuş ali babacan ise devamlı bu toplantılara katılmıştır.
Kaynak <https://web.archive.org/web/20160723005704/https://eksisozluk.com/entry/45965223
submitted by AllahyokDindogru to KGBTR [link] [comments]


2020.07.13 14:08 ekremimamoglufan BAŞKAN İMAMOĞLU: “KANAL İSTANBUL, BİR AVUÇ İNSAN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

BAŞKAN İMAMOĞLU: “KANAL İSTANBUL, BİR AVUÇ İNSAN İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”
https://preview.redd.it/ndx0tyry7ma51.jpg?width=780&format=pjpg&auto=webp&s=3f25d91a83d05d336702aa7703c092c7920ee183
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. İmamoğlu, Katar Emiri’nin annesinin Kanal İstanbul çevresinde aldığı tarla vasfındaki 44 dönümlük arazinin imara açılmasıyla ilgili soruya, “Türkiye’de, Türk halkının gündemi; işsizlik, ekonomi. İstanbul’daki halkın gündemi; işsizlik, ekonomi. İlave edebiliriz; deprem. Yani (Kanal İstanbul) zihninde bile yok; zinhar karşı ama acele var. Demek ki acele etmelerinin sebepleri var. Ben hep diyorum; o bir avuç insan. Onlar için çok kıymetli. Ben de santim santim takip ediyorum. Yarın saat 10.00’da Şehircilik Bakanlığı’na gideceğim, o işte ama Katarlıdır ama şu ülkelidir ama bu ülkelidir… Kim bu yatırımı yapmışsa, bu planların bir avuç insan için hazırlandığını, İstanbul’un katli anlamına geldiğini, İstanbul’a bugüne kadar yapılan ihanetlerden milyonlarca kat daha fazlası olduğunu iddia ederek itirazımı yapacağım. Hukuksal zeminde İstanbul halkının bu ihanete uğramasına asla izin vermeyeceğiz” yanıtını verdi.
📷
SARIYER / İSTANBUL
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, yapımına 7 Haziran 2017’de başlanan, ancak geçmiş yönetim döneminde durdurulan F4 Rumelihisarüstü- Aşiyan Füniküler hattındaki çalışmaları yeniden başlattı. İmamoğlu, konuşmasının ardından kameraların karşısına geçti ve gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Gazetecilerin soruları ve İmamoğlu’nun sorulara verdiği yanıtlar şöyle oldu:
“KANAL İSTANBUL, İSTANBUL’UN KATLİ ANLAMINA GELİR” - Kanal İstanbul’a ilişkin imar planlarındaki değişiklikler sürekli gündeme geliyor. En son, Katar Emiri’nin annesinin aldığı 44 dönümlük bir arazi gündemdeydi. O arazi, tarla vasfından ticaret ve konut alanına döndü imar üzerinde. Bunu nasıl değerlendireceksiniz?
“Kanal İstanbul’la ilgili gündemi santim santim takip ediyoruz. Tüm bilimsel verilerle de süreci destekleyen, yanlışları ortaya koyan ve Kanal İstanbul’a karşı duruşumuzun aslında yüzde 100, yüzde 1 milyon ne kadar doğru olduğunu ispat eden birtakım çalışmaları da sürdürüyoruz. Şunu ifade edeyim: İstanbul’da, masum insanların depreme dayanıksız olan binalarında yaşamlarına devam ettikleri, masum birtakım planlamaların yıllarca beklediği - ama Şehircilik Bakanlığı’nda ama İBB’de- bir sürecin yerine, siz, Kanal İstanbul’la ilgili bu süreci 6-7 ayda bitireceksiniz, 100 binlik, 5000’lik, 1000’lik planları askıya asacaksınız. Bu acele ne için? Kim için? Kime hizmet ediyor? İstanbullunun, Türk halkının, Türkiye’deki insanlarımızın, vatandaşlarımızın bu konuyla ilgili acelesi mi var? Türkiye’de, Türk halkının gündemi; işsizlik, ekonomi. İstanbul’daki halkın gündemi; işsizlik, ekonomi. İlave edebiliriz; deprem. Yani (Kanal İstanbul) zihninde bile yok; zinhar karşı ama acele var. Demek ki acele etmelerinin sebepleri var. Ben hep diyorum; o bir avuç insan. Onlar için çok kıymetli. Ben de santim santim takip ediyorum. Yarın saat 10.00’da Şehircilik Bakanlığı’na gideceğim, o işte ama Katarlıdır ama şu ülkelidir ama bu ülkelidir… Kim bu yatırımı yapmışsa, bu planların bir avuç insan için hazırlandığını, İstanbul’un katli anlamına geldiğini, İstanbul’a bugüne kadar yapılan ihanetlerden milyonlarca kat daha fazlası olduğunu iddia ederek itirazımı yapacağım. Hukuksal süreçler devam ediyor. Hukuksal zeminde İstanbul halkının bu ihanete uğramasına asla izin vermeyeceğiz. Devam ediyoruz takibe.”
AYASOFYA YANITI - Geçtiğimiz günlerin en çok konuşulan konusu da Ayasofya’ydı. Sizin konuya ilişkin açıklama yapmamanız da bazı kesimlerce değerlendirildi. Ayasofya’nın müzeden camiye dönüştürülmesine ilişkin değerlendirmeleriniz ne olacak?
“Bir kere Danıştay’ın kararı hayırlı olsun. Böyle diyebiliriz, ama tek başına bu yetmez. Bu toplumun kaygıları var. Bir yıl önce bu kaygıları dile getiren Sayın Cumhurbaşkanı özellikle uluslararası alandaki riskleri. Ne değişti? Yani bu riskler duruyor mu, durmuyor mu? Özellikle Müslüman kitlenin, Müslüman kardeşlerimizin hatta halkımızın bireylerinin yaşadığı uluslararası tehditler giderildi mi? Yani bu karar, bir istikamet sapmasına sebep olmamış mı oluyor. Yani bunlara ben değil, bence kendileri ya da bu işin muhatapları cevap vermeli. Ben, bugün açıklamamı yaptım oradan detaylara bakabilirsiniz. Tekrar ifade ediyorum; manevi olarak, maddi olarak böyle bir husus Türkiye insanımıza, Türkiye’deki halkımıza, Türk halkına fayda getirecekse, mutlu edecekse, uluslararası alanda itibar kazandıracaksa elbette ‘Yanındayım’ diyorum. Ama bunları sorgulamadan, tartışmadan, konuşmadan bu süreç geçmez. Bu konuştuklarım bile yetmez. Bir kelimeyle ya da bir cümleyle bu konuya tweet atacak kadar sürece çok basit bakan birisi değilim.”
HACİZ YANITI: “İSTANBUL’UN KAYNAKLARINI HALK YARARINA KULLANDIĞINIZDA İŞLER RİTMİK YÜRÜR” - Birçok metro hattı yarım kalmıştı. İBB’nin 565 milyon liralık parası haczedildi. Bu konuda bir girişim olacak mı?
“7-8 yıllık alacağı olan bir kurumun, geldiğimizde alacağı vardır, uzlaşma zemini ya da planlama ile ilgili süreç yükü bizde kalmıştır. Bu süreçleri devam eden bir işti. İşin bu tarafını bir yere koyuyorum. Ama kamuoyuna şunu hatırlatmak istiyorum: Bir kamu bankası, göreve geldiğimiz gün, limitleri olan, belediyemizin kredi kaynaklarını kapattı, kullandırtmadı. Bir kamu bankası, milyonlarca insanımızın, milyonlarca liralık, 10 binlerce insanımınız bağışladığı paraları bloke etti. Şu an vatandaşın eline ulaşacak, mağdur olan insanların kullanımına fırsat verilecek süreci tıkadı bir kamu bankası. Bir proje finansmanı için kullanılmak üzere hesabında duran bir parayı, normalde koruması, belediyemizle iş birliğini son ana kadar taşıması ve irtibatta olması gerekirken telefona bile bakmayan, bakamayan, siyasi talimatla süreci yöneten bu tür anlayışların tümüyle ahlak dışı kamuoyuna deşifre edilmesi gereken bir süreç olduğunu dile getiriyorum. Ayıptır, yazıktır. Takip ediyoruz süreci. Bu ahlakdışı tutumları da takip ediyoruz. Böyle bir işlem yapılmıştır. Vicdanen, hukuken sorgulamaya devam ediyoruz. Ama şunun altını çizelim: İBB olarak, belediyemizin ve İstanbul’un kaynaklarını, nimetlerini, birilerinin kanalına değil, birilerinin alanına değil, kamu çıkarına ve halk çıkarına kullandığınızda, bu işlerin nasıl ritmik yürüyeceğini ispat etmek için buradayız ve bunu yapacağız. Kimse endişe duymasın. Elbette ki ekonomik olarak zor bir dönemden geçiyoruz. Ama bizim özellikle ulaşımdaki birinci meselemiz, metrodur. Bu hatlarla ilgili sıkı, kararlı adımlar atıyoruz. Finansman konusunda da bugüne kadar başarılamayan oranda imzalar attık. Bundan sonra da atmaya devam edeceğiz.”
“BİZİ TAKİP ETSİNLER” - Sarıyer’le ilgili yapacağınız çalışmalar nelerdir?
“Sarıyer’de beni, her gün ihmal edilmiş bir sürpriz karşılıyor. Başlatılmış birçok işin ihmal edilmesiyle geciktirilen hususlar, can sıkıcı. İşte bir tanesi burası, bu finüküler hattımız. Ki Duatepe için çok özel bir hazırlığımız var. Yani Duatepe’nin geçmişte perperişan edilmesi ve şu anda ne olduğu belli olmayan bir şekilde kullanılma sürecinin yaşatılıyor olması, çok üzücü. Biz Duatepe’yi, turizm destinasyonu olarak kullanma niyetindeyiz. Çok özel bir hazırlığımız ve sürprizimiz var. Bunu, Sarıyer halkımıza duyuracağımız günler yakın. Bir yarışma ile beraber Duatepe’yi çok özel bir noktaya taşıyacağız. Sürprizlerden etti iki. Üçüncüsü Atatürk Kent Ormanı. 6-7 aydır Meclis gündeminde bekliyordu. İnşallah ismi bu oturumlarda onaylanacak. ‘Atatürk Kent Ormanı’ diye anılacak. Tabelamızı astık, sonra daha güçlüsünü asacağız. Bin 100 dönümlük bir alanın İstanbul halkına sunulmaması ve oranın niçin bekletildiğini benim bir türlü anlamamam… Yine Büyükdere’deki, Mustafa Kemal Atatürk’ün bu ülkenin gerçek gelişimine katkı sunmak adına meyve fideciliğinin, meyve yetiştiriciliğinin gelişmesi adına açtığı fidanlığın o şekilde yıkık dökük kalması, İstanbul’un en güzel noktalarından birinde öyle durması insanın her yerini yakar yani. Bu kadar üzücü olur. Gezince heyecanlandım. Bir an önce 300 bin metre karelik alanı da inşallah hem Sarıyer halkımıza hem de bütün İstanbullulara, yine o gerçek ilk başlangıç fonksiyonu da yitirmeden yani hem meyveciliği hem oradaki fidan yetiştiriciliği o ilk Cumhuriyet’in kuluçkalarından biri olan kimliğini koruyarak İstanbullulara ve Türkiye’ye katacağız. Metruk durumda duran, aktif olmayan, neredeyse 1,5 milyon metre kare yeşil alanı sadece 1,5 – 2 yılda Sarıyer’in hizmetine sunmak bile çok kıymetli. Sarıyer, zaten yeşil ama burada elde ettiğiniz her yeşil İstanbul halkına dokunuyor. Başka işlerimiz de var ama bu değerli noktaları anlatmak istedim. Bizi takip etsinler, çok güzel işler geliyor. Hep birlikte başaracağız.”
Video: https://we.tl/t-tUR9ASc2BP
https://preview.redd.it/syw06hw58ma51.jpg?width=1024&format=pjpg&auto=webp&s=b2eea1aa2a22f5b7d1907aaa975f3551cb21ae84
https://preview.redd.it/5p3jx8y48ma51.jpg?width=1024&format=pjpg&auto=webp&s=bfd0ab80fd43a2c6a92698ade426aac74e34c281
submitted by ekremimamoglufan to u/ekremimamoglufan [link] [comments]


2020.07.02 01:03 Hydra_11 tipobet0984 / tipobet 0984 - Tipobet Yeni Giriş Adresi

tipobet0984 / tipobet 0984 - Tipobet Yeni Giriş Adresi
TİPOBET GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ
İnternet platformu içerisinde yer alan bahis siteleri arasında tipobet0984 web adresi oldukça önemli bir yer tutarak gerek güvenilir olması gerekse de kapsamlı bahis seçenekleri ile ideal sonuçları sağlaması ile bilinmektedir. Bahis tutkunları bireysel oyunlardan sıkıldıklarında düzenli olarak tekrar edilen turnuvalara karılım gösterebilmektedir. Sadece tipobet0984 firması kullanıcılarına kredi kartıyla para yatırma ve para çekme yöntemi sunuyor.
Diğer bir güvenlik donanımı olarak ESSA yazılımının ana sayfa üzerinde aktif olduğunu ve bu yönde de tipobet 0984 aracılığı ile güvenli bir şekilde işlem yapabileceğinizi belirtmek mümkündür. Bahis severler bu yorumlar eşliğinde hesaplarında zorluk yaşamadan artı bakiyeye geçebilmektedir. Şirketin sunmuş olduğu tüm oyun içerikleri için ve diğer tüm bahis içerikleri için birçok farklı bonus türü ile de ayrıcalıklı bir yapı eşliğinde hizmet verildiği yönünde bilgi verebiliriz.
https://preview.redd.it/isopr233ub851.png?width=1456&format=png&auto=webp&s=d725be65a219249898b1a9ebfb91a296fbf8dbda
Öncelikle piyasada bulunan ve güvenlik iddiası olan sitelerin muhakkak lisanslarının olması gerekmektedir. Doğru ve gerekli olan bilgilerin alınması ile iddialarınız de çok fazla verimli bir zaman geçirebilir ve dilediğiniz oranlar ile istediğiniz miktarlar da kazanma şansınız senin de daha kolay biçim de yakalayabilirsiniz. Sitenin sunmuş olduğu hizmetlerden faydalanmak için basit bir üyelik işlemi yapılması sureti ile kolay bir şekilde faydalanılabilmektedir. Bahis sitesi tanıtım platformlarında tipobet0984 adresi 5 üzerinden 4,5 yıldıza sahip olmaktadır.
Sitenin müşteri hizmetlerinde en çok kullanım gören aracısı canlı destek hattıdır. Mesela güvenilir ödeme seçeneklerinden Havale, CepBank ya da QR var mı dikkate almanızda fayda var. Her alanda yaşanan değişiklikler, bu sektörü de olumlu bir şekilde etkilemiştir. Ancak bu soruya kesin bir cevap vermek mümkün değildir, çünkü online bahis sektöründe yer alan bahis sitelerinin tamamında bonus kampanyaları bulabilmek mümkündür. Canlı bahis bulunmaz. Tek maça kupon oluşturma şansı her zaman mevcut değildir.
TİPOBET YENİ ADRESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 325, 326, 327, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 407, 408, 409, 410, 411, 412, 413, 414, 415, 416, 417, 418, 419, 420, 421, 422, 423, 424, 425, 426, 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433, 434, 435, 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 443, 444, 445, 446, 447, 448, 449, 450, 451, 452, 453, 454, 455, 456, 457, 458, 459, 460, 461, 462, 463, 464, 465, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484, 485, 486, 487, 488, 489, 490, 491, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498, 499, 500, 501, 502, 503, 504, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 514, 515, 516, 517, 518, 519, 520, 521, 522, 523, 524, 525, 526, 527, 528, 529, 530, 531, 532, 533, 534, 535, 536, 537, 538, 539, 540, 541, 542, 543, 544, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 551, 552, 553, 554, 555, 556, 557, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574, 575, 576, 577, 578, 579, 580, 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 593, 594, 595, 596, 597, 598, 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607, 608, 609, 610, 611, 612, 613, 614, 615, 616, 617, 618, 619, 620, 621, 622, 623, 624, 625, 626, 627, 628, 629, 630, 631, 632, 633, 634, 635, 636, 637, 638, 639, 640, 641, 642, 643, 644, 645, 646, 647, 648, 649, 650, 651, 652, 653, 654, 655, 656, 657, 658, 659, 660, 661, 662, 663, 664, 665, 666, 667, 668, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675, 676, 677, 678, 679, 680, 681, 682, 683, 684, 685, 686, 687, 688, 689, 690, 691, 692, 693, 694, 695, 696, 697, 698, 699, 700, 701, 702, 703, 704, 705, 706, 707, 708, 709, 710, 711, 712, 713, 714, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 728, 729, 730, 731, 732, 733, 734, 735, 736, 737, 738, 739, 740, 741, 742, 743, 744, 745, 746, 747, 748, 749, 750, 751, 752, 753, 754, 755, 756, 757, 758, 759, 760, 761, 762, 763, 764, 765, 766, 767, 768, 769, 770, 771, 772, 773, 774, 775, 776, 777, 778, 779, 780, 781, 782, 783, 784, 785, 786, 787, 788, 789, 790, 791, 792, 793, 794, 795, 796, 797, 798, 799, 800, 801, 802, 803, 804, 805, 806, 807, 808, 809, 810, 811, 812, 813, 814, 815, 816, 817, 818, 819, 820, 821, 822, 823, 824, 825, 826, 827, 828, 829, 830, 831, 832, 833, 834, 835, 836, 837, 838, 839, 840, 841, 842, 843, 844, 845, 846, 847, 848, 849, 850, 851, 852, 853, 854, 855, 856, 857, 858, 859, 860, 861, 862, 863, 864, 865, 866, 867, 868, 869, 870, 871, 872, 873, 874, 875, 876, 877, 878, 879, 880, 881, 882, 883, 884, 885, 886, 887, 888, 889, 890, 891, 892, 893, 894, 895, 896, 897, 898, 899, 900, 901, 902, 903, 904, 905, 906, 907, 908, 909, 910, 911, 912, 913, 914, 915, 916, 917, 918, 919, 920, 921, 922, 923, 924, 925, 926, 927, 928, 929, 930, 931, 932, 933, 934, 935, 936, 937, 938, 939, 940, 941, 942, 943, 944, 945, 946, 947, 948, 949, 950, 951, 952, 953, 954, 955, 956, 957, 958, 959, 960, 961, 962, 963, 964, 965, 966, 967, 968, 969, 970, 971, 972, 973, 974, 975, 976, 977, 978, 979, 980, 981, 982, 983, 984, 985, 986, 987, 988, 989, 990, 991, 992, 993, 994, 995, 996, 997, 998, 999
submitted by Hydra_11 to u/Hydra_11 [link] [comments]


2020.06.28 16:47 karanotlar Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 9

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 9
https://preview.redd.it/zcsn2eeixn751.jpg?width=738&format=pjpg&auto=webp&s=a2a5bb17450b251273e45f66fe956b9450db2dd6

Marksizm 5.1

Marksistler:
  1. Sanayide, ticarette, para ve kredi sisteminde kapitalist temerküz bir ön evredir, sosyalizmin başlangıcıdır.
  2. Kapitalist müteşebbislerin – ya da en azından kapitalist şirketlerin – sayısı sürekli düşmektedir; özel şirketlerin büyüklüğü genişlemektedir; orta sınıf küçülmektedir ve yok olmaya mahkûmdur; proleterlerin sayısı sınırsız artmaktadır.
  3. Bu proleterlerin miktarı her zaman çok fazladır, o kadar ki aralarında her zaman işsizlerin bulunması gerekir; bu yedek sanayi ordusu yaşamın koşullarını düşürmektedir; tüketilebilenden daha fazlası üretildiği için aşırı-üretim meydana gelir. Bu yüzden, dönemsel krizler kaçınılmazdır.
  4. Birkaç kişinin elindeki muazzam servet ile kitlelerin yoksulluk ve güvencesizliği arasındaki orantısızlık sonunda öyle büyüyecektir ki korkunç bir kriz ile sonuçlanacaktır ve kitlelerin hoşnutsuzluğu o denli yoğunlaşacaktır ki kapitalist mülkiyetin toplumsal mülkiyete dönüştürülebildiği ve dönüşmesinin zorunlu olduğu süreç yaşanırken bir felaket, bir devrim gelmek zorunda kalacaktır.
iddiasındadırlar.
Yeni orta sınıf meselesi sık sık ele alınmıştır. Bu sınıfın varlığı inkâr edilemez. Hiç kimse, hiçbir zaman, orta sınıfın sadece bağımsız zanaatkâr, tüccar, küçük çiftçi ve emekli anlamına geleceğini yazmış değildir.
Marksizm’in bu ana ilkeleri anarşist, burjuva ve son olarak revizyonist bilim adamları tarafından sık sık eleştirilmiştir. Biri ister bundan memnun, isterse üzgün olsun, ikisi de aynı şeydir, eleştirinin aşağıdaki sonuçlarının doğruluğunu dürüstçe kabul etmeliyiz.
Kapitalist müteşebbislerle ilgili olarak kişi, kapitalist toplumun varlığının özellikle sayılarına bağlı olduğu varsayımı üzerinden konuşmamalıdır. Bunun yerine kapitalizmde kaç kişinin çıkarı olduğunu, kaç kişinin kapitalizm idaresinde dış geçimleri açısından görece refah ve güvenceye nail olduğunu konuşmalıdır. Bu, kapitalizmden çıkarı olanların ve genellikle, istisnalar olsa da düşünceleri, mücadeleleri ve haleti ruhiyeleri kapitalizme bağlı olanların meselesidir. Bunlar, ister bağımsız müteşebbis, ister iyi pozisyona sahip bir aracı, ister yüksek kademe bir memur olsun, isterse işçi, hissedar, emekli ya da her ne olursa olsun fark etmez. Burada, vergi verilerine ve diğer yadsınamaz gözlemlere dayanarak, sadece bu kişilerin sayısının düşmediği, aksine hem mutlak hem de göreceli olarak arttığı söylenebilir.
Özellikle bu sahada kişi, küçük şahsi deneyimlerden ve kısmi gözlemlerden genel sonuçlar çıkarmaktan ve duygularla yönlenmekten kaçınmalıdır. Elbette herkes mağaza zincirlerinin ve bazı yerlerde tüketici kooperatiflerinin yoğun bir biçimde küçük ve orta ölçekli tüccarları yok ettiğini görebilir. Göz önüne alınması gerekenler sadece yıkılan ve işten zorla çıkarılan tüccarlar değildir; daha çok, bağımsız olma cesaretine ve araçlarına sahip olmayanlardır. Mesele sadece, bağımsız-olmayan bu kişilerin büyük bir bölümünün hangi başlık altında sınıflandırılacağı, yani proleter olup olmadıklarıdır. Bu konu, aşağıda, doğrudan, biz “proleterler” kavramını incelerken ele alınacaktır. Bu türden tüm şahsi deneyimlere ve amatör mizaçların bireysel algılamalarına rağmen kapitalizmden çıkarı olanların sayısının hiçbir şekilde düşmediği, aslına bakılırsa yükseldiği inkâr edilemez.
Kapitalist şirketlerin sayısına gelince, bu sayının kesin olarak düştüğünü varsayabiliriz. Ancak eklemek gerekir ki bu düşüş yavaş ve önemsizdir ve hızlı ilerleme için hiçbir meyil göstermez. O kadar ki kapitalizmin sonunun, eğer gerçekten de söz konusu düşüşe bağlı olması gerekiyor ise, yine de binlerce yıl öngörülebilir olmayacaktır.
Yeni orta sınıf meselesi sık sık ele alınmıştır. Bu sınıfın varlığı inkâr edilemez. Hiç kimse, hiçbir zaman, orta sınıfın sadece bağımsız zanaatkâr, tüccar, küçük çiftçi ve emekli anlamına geleceğini yazmış değildir.
“Kim orta sınıfa aittir? sorusunu, “Proleter kimdir” sorusuna bağlayabiliriz. Marksistler tüm güçleriyle, adeta son emniyet halatına tutunur gibi şunda ısrar eder: mülk sahibi sınıfının bir üyesi bağımsızdır, kendi araçlarına ve kendi müşterilerine sahiptir. Öte yandan bağımlı bir proleterya, kendi araçlarına sahip olmayan ve mallarının ve hizmetlerinin alıcılarından bağımsız olmayan her kişidir. Artık bu açıklama yeterli değildir ve oldukça anlamsız sonuçlara yol açar. Yıllar önce, Berlin’in en büyük salonlarından birinde yapılan halk toplantısında meselenin bu yönünü Clara Zetkin ile tartışmış ve kendisine salonun sahibinin, büyük ihtimalle, bu tür tesislerin çoğu sahibi gibi, birasını teslim eden bira fabrikasına tümüyle bağımlı olup olmadığını sormuştum. Bu fabrikanın, salon sahibinin mekânı üzerinde ipoteği vardır; salon sahibi gelecek yıllar boyunca yalnızca fabrikanın biralarına hizmet etmek zorundadır ve masalar, sandalyeler, bardaklar fabrikanın malıdır. Salon sahibinin geliri yıldan yıla 30.000, 40.000 veya 50.000 Mark olacaktır. Bu kapitalist çağda, geleneksel terimlerin yetersiz kaldığı fonksiyonlar ortaya çıkmıştır. Salon sahibi ne işçidir ne de aracıdır. Fakat bağımsız olmadığı gibi kendi emek aracının da sahibi değildir. Proleter midir? – Herkes buna inanmak istemeyecek fakat aslında bu soruya benim cevabım evet idi: O, proleterdir. Bu yaşam standardı ya da toplumsal konum meselesi olamaz; sadece emek ve güvenlik araçlarının mülkiyeti meselesi olabilir. Kendi emek araçlarından mahrum bırakılan bu adamın varlığı oldukça güvensizdir.
Güvencesizliğin kapitalist toplumun tüm üyeleri için geçerli olduğuna dikkat edilmelidir. Fakat bunun derecesini ayırt etmeliyiz. Kapitalizmde hassaten çıkarı olan belli bir tabakadan bahsediyoruz ve onlara kısaca kapitalist diyoruz lakin gerçekte hepimiz, hiçbir istisna olmaksızın, kapitalizm var olduğu müddetçe kapitalizmde paya sahibiz, onunla iç içe geçmişiz ve gerçekte kapitalist anlamda aktifiz. Buna proleterler de dâhildir.
O zaman, oldukça basit ve pek de bilimsel olmayan bir dille proleter yaşam standardına sahip herkesin proleter olduğunu söylemek için kendime müsaade ettim. Elbette, her zaman en azın sınırında yaşayan varlık yüzünden en büyük sefalet içinde ailesiyle yaşayabilen, işsizlik zamanlarını atlatabilen, diğer yandan bilmeyerek yetersiz beslenme ile yaşam süresini kısaltan veya en azından kendisinin ve zürriyetinin canlılığını zayıflatan ve kendisi olmaksızın sanata, güzelliğe, özgür neşeye katılımın mümkün olmadığı mütevazı artı değer gelirini hiçbir zaman elde edemeyen işçiye kadar her tür olası sınıflandırma bulunmaktadır. “Proleter” kelimesinin genel itibariyle anlaşıldığı şekil budur ve biz de onu bu şekilde kullanacağız. İşin doğrusu Marksistler bile kelimeyi bu şekilde kullanıyor ve başka türlü de yapamazlar zaten. Tek fark şu ki bu proleterlerin kapitalizmden hiçbir çıkarı yoktur ve koşulları değiştirmekle (yani, tüm toplumun bakış açısına göre kendi çıkarlarını kavradıkları vakit) ilgilenirler. Zincirlerinden başka kaybedecek hiçbir şeyleri yoktur ve kazanacakları bir dünya vardır ifadesi yalnızca bu proleterlere uyar.
İş gücünün üst tabakalarında bile artık tümüyle proleteryaya ait olmayan iş kolları bulunmaktadır. Kitap ticaretindeki bazı işçi kategorileri, bazı inşaat işçileri, görece yüksek maaşlarına ve uygun çalışma saatlerine rağmen, konumlarının güvencesizliği ve daimi işsizlik tehdidi sebebiyle gene de proleterler arasında sınıflandırılmalıdırlar. Fakat kendileri için, kapitalizm içerisinde yaşam güvenliği açısından paha biçilemez değere sahip kurumları – sendikaları – vasıtasıyla bu dönemleri oldukça iyi bir şekilde atlatma araçları temin eden proleterler bu sınıflandırmanın dışındadır. Lakin bunun sınırda bir örnek olduğu kabul edilmelidir ve kaza, yaralanma ya da yaşlılık durumlarında yoksulluktan yeteri kadar korunmama tehlikesi yüzünden bunlar, gene de proleter olarak sınıflandırılabilirler.
Öte yandan, bir başka tabakada, yakıcı bir fakirlik içerisinde yaşayan fakat yine de kendilerine proleter denmemesi gereken kişilerin olduğu da söylenmelidir. Bunlar arasında yoksul yazarlar, doktorlar, askeri memurlar, vb. bulunmaktadır. Ağır mahrumiyet koşulları altında bunlar ya da bunların aileleri, kendilerine genellikle açlıktan ya da çorba sırasında bir tabaktan ya da bayat ekmekten korumayan bir kültür biçimi temin etmiştir. Buna rağmen bunlar kendi dışsal yaşam alışkanlıkları ve içsel servetleri bakımından proleterlerden farklıdırlar ve ister yalnız, sıradan isterse vahşi bir yaşam sürdürüyor olsunlar kendilerince bir sınıf oluştururlar. Laf arasında sayılarının büyük proletaryadan daha hızlı arttığı görünmektedir. Bunların bir kaçı, eğer iç kontrollerini kaybetmişlerse, zaman zaman proletaryanın en alt tabakasına batarlar, dilenci, berduş, pezevenk, dolandırıcı ya da müzmin suçlu haline gelirler.
Bununla birlikte, herhangi bir biçimde bağımlı olanların meydana getirdiği geniş kademeler arasında hiçbir şekilde proleter olmayan pek çok [sınıf] bulunmaktadır. Örneğin, hiç şüphe yok ki mağazalardaki işçiler arasında ne fiziken ne de zihnen proletaryadan farklı olmayan pek çok işçi vardır. Aynısı pek çok tasarımcı, teknisyen vb. için de geçerlidir. Alt kademe memurlar da kendilerince bir kategori oluştururlar; psikolojik bakış açısına göre kendilerine proleter yerine köle denmelidir. Parti memurlarının ve sendika memurlarının hangi kategoriye ait olduğunu açıklamayalım. Bunlar sayılarından ziyade nüfuzları bakımından ele alınmalıdırlar.
Şimdi, hiç şüphesiz, zengin gruba ait değillerse eğer, yeni bir orta sınıf oluşturan geniş, aslında giderek artan sayıda insana sahibiz. Mesela, mağaza işçileri, dal ve bölüm yöneticileri, müdürler, mühendisler ve yüksek mühendisler, temsilciler, satıcılar, vs. Bunların kapitalizmdeki rolü öyledir ki ne bunların proleterleşmesi ne de devrim yapması kendi maddi konumlarından ve mütekabil davranışlarından kaynaklanmayacaktır. Fakat yalnızca bu türden “proleterler” Marksizm için düşünülebilirler. Müstesna insanların ya da müstesna zihniyete sahip müstesna insan kitlelerinin var olduğu gerçeği, bu nedenle konunun bundan böyle doğrudan ve mekanik davranış ilişkisi ve dışsal konuma göre bir irade meselesi olmaması tam da Marksizm’in göz ardı ettiği ve bizim de yeniden-vurgulamamız gereken husustur.
Kapitalizm her yerde canlılığını muhafaza etmektedir ve tüketicileri sömürme ve piyasayı tekelleştirme amaçları için sosyalizme yol açan biçimlerin yerine, tam aksine gerçekten sosyalist kooperatif biçimini, karşılıklı işbirliğini kullanmaktadır.
Peki ya güvencesizlik? Güvencesizliğin kapitalist toplumun tüm üyeleri için geçerli olduğuna dikkat edilmelidir. Fakat bunun derecesini ayırt etmeliyiz. Kapitalizmde hassaten çıkarı olan belli bir tabakadan bahsediyoruz ve onlara kısaca kapitalist diyoruz lakin gerçekte hepimiz, hiçbir istisna olmaksızın, kapitalizm var olduğu müddetçe kapitalizmde paya sahibiz, onunla iç içe geçmişiz ve gerçekte kapitalist anlamda aktifiz. Buna proleterler de dâhildir. O halde bizler, güvence ile ilgili olarak bile gevşek ayrımlar yapmalıyız ve sadece esnek sınırlar çizmeliyiz zira soyut yapılarla değil tarihsel olarak verili gerçekliklerle uğraşıyoruz. Kendi emek araçlarını ve müşterilerini bir tarafa atmasalar da mülk sahibi tabaka arasındaki orta sınıfta sınıflandırmamız gereken pek çok kişi için güvencesizlik normal olarak sadece teorik bir olasılıktır ve uygulamada istisnadır. Ancak Marksistler gerçekte ince eleyip sık dokumadıkları ve kavramlar oluşturmadıkları ve fakat görünürde bilimsel bir dille kaderi ve belli tabakaların davranışını öngörme girişiminde bulundukları için – tüm açıklamalara rağmen kendi arzularını ve kendilerini kandırmayı ve yanlış teorileri sonuna kadar savunmayı tercih etmeksizin – oldukça kayda değer, yavaşça büyüyen sayıda bağımlı ve gene de kendi emek araçları olmadan, her şey göz önüne alındığında, proletere dönüşme tehlikesini bünyesinde hiçbir zaman barındırmayan kişilerin var olduğunu inkâr etmemelidir.
Bu bakımdan Marksizm’in kehanetlerinin kötü durumda olduğu şimdiden görünmektedir. Ve yine de kabullenilmelidir ki bu kehanetler, bir zamanlar yapılmış kehanetvari herhangi bir açıklama kadar doğruydu. Karl Marx, nadir coşku anlarında sahici kehanet ve şiirsel dil kullansa da ve genellikle bilimsel dil ve nadir olmayan biçimde bilimsel aldatma yöntemini benimsese de, kapitalizmin ilk yıllarındaki gözlemi temelinde, ilk kez görüşlerini oluşturup açıkladığı günlerde gerçek bir kâhindi. Fakat bunun anlamı şudur: o bir uyarıcıydı. Bir başka açıdan da kâhin idi, sadece bir uyarıcı olarak değil: nüfuz adamı olarak da bizzat kendisi gördüklerinin oldukları gibi kalmasını engellemede büyük bir rol oynadı, uyarıları etkisini gösterdi ve değişiklikler yapıldı. Kendisi bilmeden sözleri söylendi: Siz kapitalistler, eğer aranızdaki bu çılgın sömürü, bu hızlı proleterleşme ve vahşi rekabet sürerse, birbirinizi yiyip yutmaya devam ederseniz, birbirinizi proletaryaya iterseniz, teşebbüsleri pekiştirirseniz, şirketlerin sayısını azaltırsanız, bunların her birinin çapını arttırırsanız, o zaman her şey hızlı bir sona varmak zorunda kalır.
Fakat işler bu şekilde gitmedi. Kapitalizm bir yandan o kadar geniş çaplı dallanmış ihtiyaç çokluğu yaratmış, çok pahalı, orta fiyatlı, ucuz ve beş para etmez lüksü tatmin etmiş, öte yandan büyük endüstriler, endüstrileri desteklemek için öyle bir ihtiyaç doğurmuştur ki sonunda her teknoloji biçimi ehemmiyetli hale gelmiş, tümüyle yeni işler, mesela, ev ve köy endüstrileri, küçük ve orta ölçekli fabrikalar oluşmuş ve hatta kapı kapı gezen satıcılar ve satış temsilcilerinin sayısı bile azalmamışken özelleşmiş dükkânlar, küçük ve orta ölçekli olsalar da pek çok sahadan kovulmuşlar, buna mukabil başka yerlerde yeni imkânlar bulmuşlardır.
Rekabet mücadelesi katiyen soyut bir şemayı ya da şairane coşmuş umutsuzluğu her daim takip etmiş değildir. Halen tröstlerin ve kartellerin bütünleşmesine doğru olan büyük bir hareketinin göbeğindeyiz. Bu durum tartışmasız pek çok küçük firmayı müşterilerinden ve varlıklarından ettiği gibi pek çok orta-ölçekli, büyük ve çok büyük şirketlerin de tüketiciler için yaşanan acımasız yarışta kendilerini mahvetmek yerine, tüketicilere karşı ittifak içerisinde karşılıklı çıkarlarını tanımasını ve korumasını mümkün kılmıştır. Küçük tacirlerin de bunlardan öğrendiğini ve hayatta kalmak için kendi birliklerini ve kooperatiflerini oluşturduğunu görüyoruz. Bağımsız marangoz birliklerinin kendi büyük teşhir salonları bulunmaktadır ve bunlar büyük firmalarla rekabet etmektedir. Küçük tüccarlar, satın alım gruplarında bir araya gelmektedir veyahut fiyat sabitlemede anlaşmaya varmaktadır. Kapitalizm her yerde canlılığını muhafaza etmektedir ve tüketicileri sömürme ve piyasayı tekelleştirme amaçları için sosyalizme yol açan biçimlerin yerine, tam aksine gerçekten sosyalist kooperatif biçimini, karşılıklı işbirliğini kullanmaktadır.
Marksistlerin en kötü yanlışından biri, bunlar kendilerine ister Sosyal Demokrat ister anarşist desinler, bir devrimin devrimciler aracılığıyla elde edilebileceğini düşünmeleridir. Oysaki tam tersi doğrudur: devrimciler ancak devrim kanalıyla vücut bulurlar. Devrim halinde doğru sayıya sahip olduklarından emin olmak için birkaç on yıl boyunca devrimci yaratmayı, çoğaltmayı ve toplamayı istemek çocukça bir bilgiçlik ve işe yaramaz tipik bir Alman düşüncesidir.
Devlet, yasama yoluyla kapitalizmin çeşitli ülkelerde sağlıklı ve güçlü kaldığını da gördü. Bir ülke içerisindeki karteller fiyat kırmanın yaşanmadığından ve adil olmayan rekabetin sınırlandığından emin olurken gümrük tarife politikası da bir ülkenin kapitalizminin diğerininkini yok etmesini önler. Milli gümrük tarife-yasası ve uluslararası anlaşmalar temayülü dünya pazarında artan bir şekilde eşit imkânlar sağlamaktır. Bu ticaret imkânı eşitliği görünüşe bakılırsa sadece serbest ticaret sisteminde temin edilmektedir zira halklar, ücret koşulları, medeniyetler, teknolojiler, doğal koşullar, fiyatlar ve mevcut kaynakların miktarı muhtelif ülkelerde aynı değildir. Gümrük tarife politikasının suni düzenlemelerle gerçek eşitsizlikleri dengeleme eğilimi vardır. Ancak bu sadece başlarda böyledir. Şu an için bu alanda faaliyet halen barbarcadır. Her devlet hala anlık gücünden faydalanmaya çalışır fakat bu eğilimin istikameti her halükarda nettir.
Ayrıca devlet üç aşağı beş yukarı tüm alanlarda kapitalizmin en kötü aşırılıklarının bertaraf edildiğini de görmüştür. Buna sosyal politika denmektedir. Çocukların ve gençlerin sömürüsü gibi kapitalizmin en kötü aşırılıklarına karşı işçileri koruyan yasalar tartışmasız bir şekilde belli bir koruma yaratmıştır. Başka yollarla devlet müdahalesi, düzenlemeler ve hükümler proleterlerin kapitalizmdeki konumunu iyileştirmiş ve böylece kapitalizmin kendi konumunu da iyileştirmiştir. Sosyal güvenlik yasaları, özellikle hastalık durumlarında aynı etkiyi yaratmıştır.
Fakat kapitalizm açısından bu yasaların ahlaki sonuçları asli etkilerine kıyasla çok daha önemliydi. Söz konusu yasalar hem proleter kitleler hem de politikacılar açısından gelecek hükümetler ile mevcut hükümetler arasındaki farkı bulanıklaştırmıştır. Devlet kendisi ve polisi için yeni bir iktidar alanı edinmiştir: fabrikaların denetlenmesi, işçi ve müteşebbis arasında aracılık, hasta, yaşlı, emekli proleterlerin bakımı, sadece iş tehlikelerine karşı değil bağımlı ve güvencesiz konuma karşı da koruma. Devletin ataerkil tavrı, vatandaşlar açısından devlete ve yasalarına duyulan çocuksu güveni güçlendirmiş ve artırmıştır. Kitlelerdeki ve siyasi partilerdeki devrimci ruh esasen zayıflamıştır.
Hem müteşebbislerin kendisinin hem de devletin üstlendiği [pozisyon], proleterler tarafından sadece hükümet yasalarında siyasi işbirliği yaparak değil kendi dayanışmaları içerisinde yarattıkları kurumlar aracılığıyla da devam ettirilmiştir. Marx ve Engels’in işçi sendikaları ile hiçbir ilgilerinin olmamasını istemeleri sebepsiz yere değildi. Bu profesyonel örgütleri faydasız, küçük burjuva çağının zararlı artıkları olarak değerlendirdiler. Ayrıca üreticiler olarak işçilerin sergilediği dayanışmanın bir gün kapitalizmin istikrara kavuşturulmasında ve muhafaza edilmesinde oynayabileceği rolü de muhtemelen hissetmişlerdi. İşçileri kader tarafından seçilmiş kurtarıcılar ve sosyalizmin icracıları olarak hareket etmekten alıkoyamazlardı fakat sanki kapitalizm altında yaşamaya zorlandıkları ve öyle ya da böyle bu hayatlarına ellerinden geldiğince şekil vermeleri gerektiği tek bir hayatları olduğunu düşünmelerini sağlayabilirlerdi. Bu bakımdan işçiler de, kendi sendika fonları üzerinden işsizlik, ikamet değişikliği, hastalık, bazen yaşlılık ve ani ölüm durumunda ortaya çıkan zorluklara karşı kendilerini korurlar. Müteşebbislerin, belediyelerin ya da özel istihdam kurumlarının şartlarına karşı kendi çıkarlarını muhafaza edebildikleri her yerde çıkarlarına uygun hızlı iş temin ederler. Müteşebbislerle işçiler arasında her iki tarafı da bağlayıcı uzun süreli ücret sözleşmeleri üzerinden güvenli ilişki oluşturmaya başlamışlardır. İşçiler günün gerçekliğine ve şartlarına göre hareket etmek için rahattılar ve hiçbir teori veya parti programı bunları yapmaktan işçileri alıkoyamadı. Aksine parti programları ve teoriler kapitalist çalışma koşullarının gerçekliği ile yaratılan bilgi araçlarını takip etmek zorunda kaldı. Çeşitli kamplardan her türde kuramcı ve idealist, maksatlı tedbirlerle işçileri, halihazırdaki acınası yalnız yaşamlarını temin etmelerini engellemek ister. Bu elbette başarılı olamaz. İşçiler, kitleler halinde, onur verici ve sevgi dolu sözcüklerle devrimci sınıf olarak adlandırılmaktan hoşlanır fakat bu onları devrimci yapmaz. Devrimciler kitleler halinde sadece devrim olduğunda var olurlar. Marksistlerin en kötü yanlışından biri, bunlar kendilerine ister Sosyal Demokrat ister anarşist desinler, bir devrimin devrimciler aracılığıyla elde edilebileceğini düşünmeleridir. Oysaki tam tersi doğrudur: devrimciler ancak devrim kanalıyla vücut bulurlar. Devrim halinde doğru sayıya sahip olduklarından emin olmak için birkaç on yıl boyunca devrimci yaratmayı, çoğaltmayı ve toplamayı istemek çocukça bir bilgiçlik ve işe yaramaz tipik bir Alman düşüncesidir. Devrimcilerin olmamasından korkmanın hiç gereği yoktur: devrimciler gerçekte bir tür kendiliğinden oluşan nesil ile – yani devrim geldiğinde ortaya çıkarlar. Fakat devrimin, yeni bir oluşturucu gücün gelmesi için yeni koşullar yaratılmalıdır. Bu koşulların en iyisi, kendilerine pekâlâ iyimser de denebilen (öyle olmak zorunda olmasalar bile) tarafsız insanlar, devrimin gelmek zorunda olduğunun kesin olduğunu düşünmeyen ve fakat yeni davalarının gerekliliğine ve adaletine derinden ikna olmuş, engelleri ve tehlikeleri aşılmaz ve kaçınılmaz görmeyenler tarafından yaratılabilir. Bu tür insanlar, en iyi ihtimalle araç olan devrimi istemezler; daha ziyade amaçları olan belli bir gerçeklik ararlar. Tarihsel anıların kötü etkileri olabilir: mesela insanlar gerçekleştirecekleri başka pek çok göreve sahipken, kendilerine Romalı ya da Jakoben süsü verebilirler. Hatta daha kötüsü Hegelcileştirilmiş Marksizm’in getirmiş olduğu tarihsel bilim türüdür. Gelmekte olan devrimi hiç düşünmemiş olsaydık kim bilir ne kadar zaman önce devrimi arkamızda bulurduk. Marksizm bize hiçbir şeyi anımsatmayan bir çeşit adım getirdi. Kişinin her zaman iki adım öne ve bir adım geriye atladığı ve bu eyleminin sonunda en azından bir miktar ileri doğru hareketle sonuçlandığı Echternach sıçrama işlemini bile sağlamamıştır. Marksizm devrimin amacına doğru kasti görünür hareketlerde bulunur fakat bu yüzden sadece ondan çok daha uzağa gider. Devrimi sonucuna göre tasavvur etmenin her zaman için ondan korkmaya eşdeğer olduğu sonunda anlaşılmıştır. Birine harekete geçerken ne olabileceğini düşünmesi değil ne yapması gerektiği tavsiye edilmesi uygundur. Günün talebi, tam da kalplerinin, arzularının, adaletlerinin ve muhayyilelerinin çalışmalarını çok temel ve çok radikal bir biçimde inşa etmek isteyenler tarafından karşılanmalıdır.
Elbette bu kişiler, yukarıda açıklandığı üzere bu son on yıllarda gözlemlediğimiz müteşebbisler, devlet ve işçilerin yaptığı gibi kapitalizmi yamamaktan farklı bir şeyler inşa etmelidirler.
İşçilerin örgütlerindeki, sendikalardaki mücadeleleri, yaşam içindeki durumlarını ve çalışma koşullarını iyileştirmek de bu bağlamın bir parçasıdır. İşçilerin kendi sendika fon sistemleri üzerinden, Marksistlerin önlenemez kaderleri dedikleri, üreticiler olarak müdahale ve düzenlemelerindeki kapasitelerinin nasıl olduğunu gördük. Fakat sendikaların bir diğer önemli görevi de halen müzakereler ve grevler yoluyla çalışma saatlerinin kısaltılması ve daha yüksek ücretler için mücadeledir.
Ücretleri yükseltme mücadelesi, ferdi üreticilerin tüketicilerin toplamına karşı – bu tüketiciler ne kadar çok ve birleşmiş olsalar dahi – her daim gerçek bir mücadeledir. Söz konusu üretici mücadelesine bir ara herkes ya da başkaları girdiği için bu, işçilerin kendilerine karşı verdiği bir mücadeledir. İşçiler ve işçilerin örgütleri, tümüyle amatör bir biçimde, aldıkları ücreti mutlak bir miktar olarak düşünme eğilimindedir. 5 Mark’ın 3 Mark’tan büyük olduğu şüphe götürmez. Elbette dün sadece 3 Mark alıp bugünden sonra ücret olarak gün başına 5 Mark alacak olan işçinin sevincini çok göremeyiz ya da anlamamazlık edemeyiz. Burada mesele sadece o işçinin üç, beş veya on yıl içinde sevinmek için hala bir nedeni olup olmayacağıdır. Zira para sadece fiyatların ve ücretlerin birbiri ile ilişkisinin ifadesidir. Bu tümüyle paranın satın alım gücüne bağlıdır.
Kapitalizm içinden mücadelelerde sadece kapitalist olarak savaşanlar gerçek zaferler kazanabilirler, diğer bir deyişle kalıcı avantajlar elde ederler.
Elbette, ücret artışları, tıpkı vergiler ve gümrük tarifelerinin artışları gibi malların fiyatlarının artmasına sebep olur. Doğal olarak piyano-işçisi müteakip şekilde tartışma eğilimindedir: Piyanolar daha pahalı olmuşsa bundan bana ne! Ben daha yüksek ücret alıyorum ve piyano da satın almıyorum; ekmek, et, giysi ve konut vs. alıyorum. Dokumacılar bile örneğin şöyle diyebilir: Almam gereken malzeme daha pahalı olmasına rağmen, ihtiyaçlarımın sadece çok küçük bir kısmının pahalı olmasına neden oldum fakat kendi toplam ihtiyacımı karşılayacak olan bütün maaşımı arttırdım.
Şahsi bencilliğin bu ve benzeri itirazlarına cevap P.J. Proudhon’a borçlu olduğumuz temel, kapsayıcı biçim ile anında verilebilir: “Ekonomik meselelerde sıradan özel kişi için doğru olarak düşünülen [şey], kişi onu tüm topluma uygulamak istediği anda yanlışa dönüşür.”
Ücret mücadelelerinde işçiler, tıpkı kapitalist toplumun katılımcılarının hareket etmesi gerektiği gibi, dirsekleri ile savaşan benciller gibi hareket ederler ve tek başlarına hiçbir şey elde edemeyeceklerinden örgütlü, birleşmiş benciller olarak savaşırlar. Örgütlü ve birleşmiş işçiler ekonominin bir kolunun yoldaşıdır. Tüm bu dernek-şubeleri, birlikte, kapitalist mal pazarının üreticileri rolünü oynayan işçilerin toplamını oluşturur. Bu rolde işçiler, kapitalist müteşebbislere karşı olduğunu düşündükleri, gerçekte tüketiciler olarak kendi kapasitelerine karşı olan bir mücadeleyi sürdürürler.
Sözüm ona kapitalist, sabit, elle tutulur bir figür değildir. Kabahatin elbette çoğunun atfedilebileceği kapitalist bir aracıdır, fakat işçinin üretici olarak militanca ona yöneltmek istediği yumruklar hedefi ıskalar. İşçi vurdukça vurur, fakat sanki mücerret bir seraba karşı vuruyor gibidir ve yumrukları kendi geri düşer.
Kapitalizm içinden mücadelelerde sadece kapitalist olarak savaşanlar gerçek zaferler kazanabilirler, diğer bir deyişle kalıcı avantajlar elde ederler. Bir mühendis, müdür ya da satış elemanı şahsi özellikleri ya da bilgisi nedeniyle kendi işvereni için vazgeçilmez ise, bir gün şunu söyleyebilir: Şu ana kadar 20.000 Mark ücret aldım, bana 100.000 ver yoksa rekabetin safına geçeceğim! Bunda başarılı olursa, hayatının geri kalanı için belki de son zaferi elde etmiş olacaktır. Bir kapitalist gibi hareket etmiştir. Bencillikle bencilce savaşmıştır. O halde bir bireysel işçi kendisini zaman zaman vazgeçilmez kılabilir, hayat içindeki konumunu iyileştirebilir ya da tümüyle servet alanına geçiş yapar. Fakat işçiler kendi sendikalarında mücadele ettikçe kendilerini sayıya indirger; her biri şahsen önemsizleşir. Bu nedenle işçiler çarkın dişlisi olarak rollerini kabul ederler. Sadece bir bütünün parçaları olarak hareket ederler ve bütün onlara karşı tepki verir.
Böylelikle üreticiler olarak işçilerin mücadeleleri tüm malların üretiminin daha pahalı hale gelmesine sebep olur. Bu enflasyon, kısmen lüks malları etkilese bile, çoğunlukla zaruri kitle ihtiyaç mallarının fiyatlarında artış ile sonuçlanır. Doğrusu bu fiyat artış orantılı değil orantısız olur. Ücretler yükseldiğinde fiyatlar orantısız artar; ücretler düştüğünde ise fiyatlar orantısız bir şekilde yavaş ve az düşer.
Sonuçta bir süre sonra işçinin bir üretici rolü ile mücadelesi gerçeklikte tüketici olarak işçilere zarar verir.
Bu, pek çoğu için hayatı daha da güçleştiren yaşamsal maliyette olağandışı enflasyondan dolayı tümüyle ya da çoğunlukla işçilerin kendilerinin suçlanabileceği anlamına kesinlikle gelmez. Pek çok sebep vardır ve bencillik her zaman kabahatlidir, zira hiç genel ekonomi ve dolayısıyla kültür tanımaz. Bu faktörlerden biri, bu mücadelede en alt seviyede bile olsa kapitalizmin üyesi olmaya açıkça rıza göstermiş üreticilerin mücadelesidir. Kapitalistlerin kapitalistler olarak yaptığı her şey temeldir; işçilerin kapitalistler olarak yaptığı her şey proleterce temeldedir. Elbette ki bu ifade sadece onların rezil bir rolü kabul ettikleri anlamına gelir. Bu, onların rolleri dahilinde ve haricinde düzgün, cesur, yüce gönüllü, kahraman olabilecekleri gerçeğini değiştirmez. Hırsızlar bile kahraman olabilir, fakat ücret ve fiyat artışı mücadelelerinde işçiler bilmeden hırsızdırlar, kendi kendilerinin hırsızıdırlar.
Kimileri sendikaların grevlerle sadece ücret artışları için değil çalışma saatlerinin kısaltılması, diğer işçilerin şikâyetleri ile dayanışma sergileme, çalışma belgeleri, vs. için de mücadele ettiğini işaret edecektir.
Buna cevap şudur ki bu bağlam içerisinde tek ilgili etken ücret artışıdır ve bizim burada sendikalara karşı savaştığımızı düşünmek bariz bir yanlış anlaşılma olur! Ah hayır! Sendikaların kapitalizm içerisinde tümüyle gerekli bir örgüt olduğu burada kabul edilmiştir. Burada gerçekte ne söylenmekte olduğunun nihayetinde anlaşılmasına müsaade edin. İşçilerin devrimci bir sınıf olmadığı, fakat kapitalizm altında yaşaması ve ölmesi gereken bir grup yoksul gariban olduğu burada kabul edilmiştir. Belediyelerin, devletin “sosyal politikasının”, işçi partisinin proleter politikalarının, işçi sendikalarının proleter mücadelesinin ve sendika fonunun, hepsinin işçiler için ihtiyaç olduğu burada teslim edilmiştir. Ayrıca yoksul işçilerin, bütünün çıkarlarına, hatta tüm emek gücünün çıkarlarına her zaman saygı gösteremediği de kabullenilmektedir. Çeşitli ekonomik sektörler kendi bencil mücadelelerini vermelidir, zira her sektör diğer sektörlere nispetle azınlıktır ve artan geçim gideri enflasyonunu göz önünde tutarak kendisini savunmalıdır.
Fakat burada tanınan, teslim edilen ve kabul edilen her şey, işçilerin üretici rollerini kapitalizmin yoksul, en alt seviyesi olarak değil de devrimin ve sosyalizmin kader tarafından seçilmiş taşıyıcıları şeklinde anlamak isteyen Marksizme bir darbedir.
Sendikalar her zaman devrimci çalkantının bir unsuru olmuşlardır ve içkin bir genel grev çağrısı yapma temayülüne sahiptir. Kooperatifler sosyalizme doğru mütevazı ve bilinçsiz olsa da bir ilk adımdır. Eğer bu iki hareket daha güçlü ve daha saldırgan olup bütünleyiciliğinin farkına varırsa, o zaman ekonomideki felç öyle bunaltıcı bir şekilde tehdit eder ki bir emniyet vanasının açılması gerekir ve her iki ekonomik alandaki koalisyon ya sınırlandırılır ya da tümüyle yasaklanır.
Burada söylüyorum: Hayır! Tüm bunlar, işçiler kapitalizmden nasıl çıkılacağını anlamadığı müddetçe kapitalizm altında gereklidir. Fakat tüm bunlar sadece kapitalizmin fasit döngüsü içinde daire çizmeye neden olur. Kapitalist üretim içerisinde ne olursa olsun sadece kapitalizmin daha derinlerine sürükler ama ondan çıkışı asla sağlamaz.
Aynı şeye bir başka açıdan bir kere daha bakalım. Kapitalist – Marx ve diğerlerinin kapsamlı şekilde ve pek çok değerli, ayrıntılı pek çok tanımla gösterdikleri gibi – işçilere karşı gasp suçu işlemektedir; kapitalist eylemleri ile sizin hiçbir emek aracınızın, hiçbir iş-yerinizin ve teşebbüs aracınızın olmadığını; işçilerin büyük sayılarda, genellikle ihtiyaçlarından daha fazla sayıda olduğunu o yüzden onların önerdiği ücrete çalışmaları gerektiğini söyler. Kapitalistler, açık bir anlaşmaya ihtiyaç duymaksızın, işçilere karşı basbayağı aynı davranışı sergilerler, fakat ulusal ve uluslararası ölçekte birbirlerine karşı sert bir rekabette kilitli kalırlar. Bundan iki dizi gerçek çıkar: düşük ücretler ve düşük fiyatlar. Fakat eğer işçiler bu gaspa karşı ihtiyaçtan ve doğru bir şekilde birleşir ve cevap verirse – Yüksek ücret ödemeyi reddederseniz hiçbirimiz çalışmayacağız – o zaman sonuç şu olur: yüksek ücretler ve yüksek fiyatlar. Bunun üstüne kapitalistler de önce karşılıklı destek ve işçilerin baskısına karşı güvenlik için, ikinci olarak ücret sabitleme için kartellerle birleşirse, o zaman ücretleri artırmak çok daha güç, fiyatları yükseltmek ise çok daha kolay olacaktır. Ardından ucuz yabancı rekabete karşı gümrük-koruma gelecektir. Bazen de yabancı ülkelerden veya en azından kırsal bölgelerden ucuz, talep sahibi olmayan işçilerle, ya da erkek işçilerin kadın işçilerle, vasıflı işçilerin vasıfsız işçilerle, el emeğinin makinelerle ikamesi gelecektir. Görülebileceği üzere kapitalizmin, işçiler fiyatları değil de sadece ücretleri etkileyebildikleri müddetçe, her zaman avantajı olacaktır.
Bu bakımdan eğer işçiler kapitalist mal pazarı için üretici olarak rollerini sürdürürse ve fakat buna karşın kendi durumlarını radikal bir biçimde iyileştirmek isterlerse, diğer bir deyişle kapitalin çıkarlarından kendileri için bir pay alırlarsa, bu durumda ücretleri ve aynı zamanda düşük fiyatları hedeflemekten başka bir seçenekleri kalmaz. İşçiler, sosyalist örgüt biçimini, bir kooperatifi, kendi tüketimlerinin hizmetine koyup böylelikle aracıların bir kısmını yaşamdaki ihtiyaçlarının bir kısmından – gıda, konut, giysi, ev eşyaları vs. – tasfiye edebildikleri takdirde, kendi kendine-yardım ile belli bir dereceye kadar, kapitalizm içerisinde bile bu yönde hareket edebilirler. Dolayısıyla sendikalarda örgütlenen, görece yüksek ücret alan işçiler, tüketici kooperatiflerinde (buna konut kooperatifleri de dâhil) görece düşük fiyatlarda ihtiyaçlarını karşıladıklarında başarılarının bir kısmının keyfini gerçekten de çıkarma şansına sahip olurlar.
Kapitalist kârın bir kısmını işçilerin ellerine aktarmanın bir başka radikal yolu, diğer bir deyişle, servetin müsaderesi, devlet ya da belediye yasası ile eşanlı asgari ücret ve azami fiyat belirlemektir. Bu, orta çağ komünlerinin aracılığıydı ve Fransız devriminde – gerçek başarı olmaksızın – fiilen denendiğinden daha çok önerilmişti. Hadi koşulların tümüyle farklı olduğu ve tabiri caizse gerçek kültürün ve toplumun olduğu Orta Çağlar’ın komünal politikalarına itibar etmeyelim. Bu tür bir servet müsaderesi belki sert geçiş zamanlarında geçici olarak tavsiye edilebilir bir devrimci sınıf politikasıdır fakat en fazla sosyalizme giden yolda sadece küçük bir adımdır, sosyalizmin kendisi değildir zira sosyalizm kesinlikle sert bir cerrahi müdahale değil, daimi sıhhattir.
Her iki izlenen yolda – sendika ücretleri ve kooperatif fiyatlarının bileşimi ile eş anlı yüksek ücret ve düşük fiyat sabitleme yasası – amatörce ve sadece geçişsel kapitalizm ve sosyalizm alaşımına sahiptir. Tüketimin örgütlenmesi sosyalizmin başlangıcıdır; üreticilerin mücadelesi kapitalizmin çürüme belirtisidir. Yüksek ücretler ve düşük fiyatlar eşanlı, ürkütücü bir uyuşmazlıktır ve kapitalist bir toplum, hükümetin yüksek ücret ve düşük fiyat uygulamasından daha fazla, güçlü bir sendika hareketi ve sağlam bir tüketici-işbirliği hareketinin eşanlı etkilerini atlatamaz.
Böylesi sabitlenmiş bir para değeri – ki her iki durumda da sahip olacağımız şeydir – korkunç bir patlama tesis edecektir ve devlet ve toplumun iflasının başlangıcı olacaktır.
Bu şiddetli bir devrimin işareti olabilir fakat elbette bir kez daha kapitalizm paçasını kurtaracaktır. Bugün bile sendika ve kooperatif hareketlere yan bakılmaktadır. Sendikalar her zaman devrimci çalkantının bir unsuru olmuşlardır ve içkin bir genel grev çağrısı yapma temayülüne sahiptir. Kooperatifler sosyalizme doğru mütevazı ve bilinçsiz olsa da bir ilk adımdır. Eğer bu iki hareket daha güçlü ve daha saldırgan olup bütünleyiciliğinin farkına varırsa, o zaman ekonomideki felç öyle bunaltıcı bir şekilde tehdit eder ki bir emniyet vanasının açılması gerekir ve her iki ekonomik alandaki koalisyon ya sınırlandırılır ya da tümüyle yasaklanır.
Hiçbir toplum ne yüksek ücretler ve düşük fiyatlarla ne de düşük ücretler ve yüksek fiyatlarla var olamaz. Görece barış zamanlarında, kapitalistler ve işçiler kendi kör şahsi bencillikleri içinde yüksek fiyatlar ve yüksek maaşlar ve ücretler peşinde koşmaktan kaçınmayacaktır ve böylelikle lükse tamahı ve tatminsizliği, yaşamdan memnuniyetsizliği, para elde etmede güçlükleri, iş durdurmaları, kronik krizleri ve ekonomik durgunluğu çoğaltacaktır. Devrim sırasında eğilim, 1848’de Proudhon’un müthiş bir şekilde ve fakat başarısızlıkla savunduğu gibi, düşük fiyatlar! düşük gelir! düşük ücretler! olacaktır ve inşallah bu sefer bu düşünce galip gelecektir. Özgürlük, mobilite, neşeli bir haleti ruhiye, daha hızlı para dolaşımı, daha kolay bir yaşam, mütevazi neşe ve saf masumiyet ile sonuçlanacaktır.
Çev: Nesrin Aytekin

https://itaatsiz.org/?p=5524
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.06.25 02:27 karanotlar Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 8

Sosyalizme Çağrı (Marksizm Hakkında) – Gustav Landauer – 8
https://preview.redd.it/0cjgl4rm9y651.jpg?width=1000&format=pjpg&auto=webp&s=46d0454eb54297ff9586631572550e16e3f66a34

Marksizm

Marksizm kültürsüzdür ve dolayısıyla her zaman alayla ve övünmeyle başarısızlıklara ve nafile girişimlere işaret eder ve oldukça çocuksu bir yenilgi korkusuna sahiptir.
Marksizm kültürsüz olandır ve dolayısıyla kitle-benzeri ve genel olan her şeyin dostudur. Onun açısından, Orta Çağ’a ait şehir cumhuriyetleri veya bir Köy İşareti veya bir Rus Mir’i (topluluk) ya da İsviçre Ortak Mülkü’i (Allmend) veya komünist koloni gibi bir şey sosyalizmle en az benzerliğe sahip olandır, fakat geniş, merkezileşmiş devlet şimdiden onun gelecekteki devletine oldukça çok benzemektedir. Kendisine küçük köylünün refah düzeyinin yükseldiği, yüksek vasıflı ticaretin serpildiği, biraz sefaletin olduğu bir dönemde bulunan bir ülkeyi gösterin, o size kibirlice burun kıvıracaktır: Karl Marx ve halefleri tüm sosyalistlerin en büyüğü Proudhon’a küçük burjuva ve küçük köylü sosyalisti diyerek, daha kötü bir suçlama yapamayacaklarını düşündüler. Bu suçlama ne doğru idi ne de aşağılayıcı idi çünkü Proudhon kendi ulusunun halkına ve zamanına ağırlıklı olarak da küçük çiftçilere ve zanaatkârlara büyük kapitalizmin muntazam ilerleyişini beklemeden nasıl hemen sosyalizme erişebileceklerini müthiş bir şekilde göstermiştir. Ancak ilerlemeye inananların hepsi bir zamanlar orada bulunan ve fakat gerçekliğe dönüşmeyenin olasılığı ile ilgili bizleri dinlemek istemiyor ve Marksistler ve onların görüşlerini bulaştırdığı kimseler, kendilerinin kutsal kapitalizmin yukarı doğru hareketi olarak adlandırdığı aşağı doğru hareketten önce mümkün olan bir sosyalizmden birilerinin söz etmesine tahammül edemiyor. Oysa bizler, efsanevi gelişme ve toplumsal süreçleri, insanların ne istediğinden, ne yaptığından, ne istemiş olabileceğinden ve ne yapmış olabileceğinden ayırmıyoruz. Ancak bizler biliyoruz ki tüm bu olanların, buna elbette irade ve eylem de dahil, belirleyiciliği ve zorunluluğu geçerlidir ve bunun istisnası yoktur; fakat bu yalnızca bir olgu sonrasında yani bir gerçeklik halihazırda orada olduktan sonra ve bu şekilde kendisi bir zorunluluk olduğunda böyledir. Bir şeyler olmadığında ise bu şeyler bu yüzden olası değildir çünkü örneğin acil çağrıların yöneltildiği ve aklın hararetle vazedildiği insanlar istemezlerdi ve makul olamazlardı. Aha! Marksistler zafer kazanmışçasına lafa karışacak, oysa Karl Marx bunun imkânı olmadığını öngörmüştü. Evet efendim, bizler cevap veriyoruz ve bu suretle O, sosyalizmin gelmemesi ile ilgili suçun belli bir kısmını üstlendi. Marx, o zamanlarda da ve çok sonraları da suçluları engelleyenlerden biriydi. Bizim fikrimize göre, insanlık tarihi, sırf kaynağı bilinmeyen süreçlerden ve pek çok küçük kitlesel olayların ve kusurların toplamından oluşmaz. Bize göre tarihin taşıyıcıları şahıslardır ve bize göre suçlu şahıslar da vardır. Proudhon’un, her peygamber, her elçi gibi, herhangi soğuk bir bilimsel gözlemciden daha güçlü bir şekilde, genellikle muazzam zamanlarda halkını en güzel ve en doğal olasılık olarak düşündüğü şeye yönlendirmenin imkânsızlığını hissedemeyeceğine inanan kimse var mı? Gerçekleştirmeye inanmanın, büyük fiillerin, vizyoner davranışların ve insanoğlunun havarilerinin ve liderlerinin acil yaratıcılığının bir parçası olduğunu düşünen herhangi biri, onları kötü bilir. Onların kutsal gerçeklerine iman muhakkak ki bunun bir parçasıdır, fakat insanlığa dair ümitsizlik ve imkânsızlık hissi de böyledir! Büyük değişim ve yenilenme her nerede yaşanmışsa, değişimi meydana getiren mutat etken kesinlikle imkânsız ve inanılmaz olandır.
Fakat milliyetçiler tok halk sınıfları için 1870’lerden beri ne idiyse, Marksizm de yoksul kitleler için tam olarak odur: Başarıya tapanlar. Bu yüzden bizler, “materyalist tarih anlayışı” teriminin bir başka, daha doğru olan anlamını kavrıyoruz. Evet gerçekten de Marksistler kelimenin sıradan, kaba, popüler anlamıyla materyalisttir ve tıpkı milliyetçi andavallar gibi idealizmi indirgemeye ve yok etmeye çalışırlar.
Fakat Marksizm kültürsüzdür ve dolayısıyla her zaman alayla ve övünmeyle başarısızlıklara ve nafile girişimlere işaret eder ve oldukça çocuksu bir yenilgi korkusuna sahiptir. Deneyler ya da başarısızlıklar diye adlandırdığından başka hiçbir şeyi bu kadar hor görmez. Özellikle bu tür idealizm korkusunun, hevesin ve kahramanlığın çok az örtüştüğü Alman halkı için bu, rezil bir çöküşün utanılacak bir işaretidir, öyle ki bu tür acınası karakterler kendi esir edilmiş kitlelerinin liderleridirler. Fakat milliyetçiler tok halk sınıfları için 1870’lerden beri ne idiyse, Marksizm de yoksul kitleler için tam olarak odur: Başarıya tapanlar. Bu yüzden bizler, “materyalist tarih anlayışı” teriminin bir başka, daha doğru olan anlamını kavrıyoruz. Evet gerçekten de Marksistler kelimenin sıradan, kaba, popüler anlamıyla materyalisttir ve tıpkı milliyetçi andavallar gibi idealizmi indirgemeye ve yok etmeye çalışırlar. Milliyetçi burjuva, Alman öğrencilerden ne anlam çıkarttıysa, Marksistler de geniş proleterya kesimlerinden onu, gençliği, yabaniliği, cesareti olmayan, herhangi bir girişimde bulunurken neşesiz, hizipsiz, aykırı düşüncesiz, orijinal ve bireysel olmayan ödlek küçük adamı çıkartmıştır. Fakat bunların hepsine ihtiyacımız var. Girişimlere ihtiyacımız var. Bin adamın Sicilya’ya sevk edilmesine ihtiyacımız var. Bu değerli Garibaldi-mizacına ihtiyacımız var ve başarısızlık üstüne başarısızlığa ve hiçbir şey tarafından korkutulamayan, başarıncaya kadar, bizler bitirinceye kadar, bizler fethedilemez oluncaya kadar, sıkı tutan ve dayanan ve tekrar tekrar yeniden başlayan zorlu mizaca ihtiyacımız var. Yenilgiler, yalnızlıklar, aksilikler tehlikesini üstlenmeyen kim olursa olsun hiçbir zaman zafer elde edemeyecektir. O siz Marksistler, sırtından bıçaklamak olarak adlandırdığınız şeyin dışında hiçbir şeyden korkmayan sizler, bunun kulağınıza ne kadar kötü geldiğini biliyorum. Sırtından bıçaklamak ifadesi sizin özel lügatinize ait ve belki de biraz haklılık payı var. Zira sizler düşmana yüzünüzden çok sırtınızı gösteriyorsunuz. Sizin kuru mizacınızın yapıcı Proudhon’u ve yıkıcı Bakunin’i ya da Garibaldi gibi ateşli mizaçları nasıl itici ve nahoş bulduğunu ve onlardan nasıl derinden nefret ettiğini biliyorum. Latin veya Kelt her şey, açık havanın ve vahşiliğin ve girişimin kokusunu alan her şey sizin için handiyse utanç vericidir. Kendinizi aptallık dediğiniz özgür, kişisel ya da gençlikle ilgili her şeyi partiden, hareketten ve kitlelerden dışlamaya yetecek kadar bezdirdiniz. Hakikaten de sistematik aptallık yerine – ki siz buna bilimimiz diyorsunuz – tahammül edemediğiniz hevesle dolup taşan fevri insanların kızgın-başlı aptallıklarına sahip olsaydık, işler sosyalizm için çok daha iyi olurdu. Evet, gerçekten de bizler sizin deney dediğiniz şeyi yapmak istiyoruz. Girişimlerde bulunmak istiyoruz. Yürekten yaratmak istiyoruz ve sonra, eğer gerekiyorsa zafere kavuşup toprak görünene kadar mahvolmak ve yenilgiye katlanmak istiyoruz. Beti benzi atmış, uyuşuk insanlar, kinik ve kültürsüz insanlarımızı yönlendiriyor; gelişmeleri beklemek yerine kırılgan bir gemiyle bilinmeyene doğru açık denizlere açılmayı tercih eden Kolomb mizaçlılar nerede? Bu gri suratlara gülecek olan genç, neşeli muzaffer Kızıllar nerede? Marksistler bu tür sözleri – ki bunlara bozulma diyorlar – bu tür heveskar bilimsel olmayan meydan okumaları duymaktan hoşlanmıyorlar. Biliyorum ve tam da bu nedenle bunları kendilerine söylemekten dolayı çok iyi hissediyorum. Onlara karşı kullandığım argümanlar sağlam ve tutarlı fakat onları argümanlarla çürütmek yerine alay ve kahkaha ile ölümüne sinirlendirdim ki bu da bana yakışır.
Bu yüzden kültürsüz Marksist, tümüyle çöküş halindeki kapitalizmin, sosyalist örgütle karşılaşabileceğini – Fransa’daki Şubat Devrimi sırasında olan da buydu – bir an olsun düşünmek için fazla zeki, aklı başında ve dikkatlidir. Tıpkı çöküş çağlarında, özellikle Almanya, Fransa, İsviçre ve Rusya’da korunmuş olan Orta Çağlar’daki yaşayan toplum biçimlerini, bunların gelecek sosyalist kültürün tohumlarını ve canlı kristallerini içerdiğini teslim etmek yerine öldürmeyi ve kapitalizmde boğmayı tercih etmesi gibi. Ancak biri Marksiste ekonomik koşulları mesela 19. Yüzyıl ortalarından sonra kasvetli fabrika sitemi, kırsal kesimdeki nüfus azalması, kitlelerin ve sefaletin homojenleşmesi, gerçek ihtiyaçlar yerine dünya pazarına bağlı ekonomisi ile İngiltere’deki durumu gösterse, O toplumsal üretimi, işbirliğini, ortak mülkiyetin başlangıcını görür. Kendini evindeymiş gibi hisseder.
Gerçek Marksist, henüz tereddütlü bir hal almamış ve ödün vermeye başlamamış ise (günümüzde elbette ki bu nesli tükenen Marksistler epey bir zamandır her tür ödünü veriyor) çiftlik kooperatifleri, kredi kooperatifleri ya da işçi kooperatifleri fevkalade gelişme gösterseler bile bunlarla herhangi bir şey yapmak istemiyor. Öte yandan kapitalist alışveriş mağazaları tümüyle farklı bir izlenim bırakıyor bu Marksist’in üzerinde. Çünkü verimsiz hırsızlık ve gasp ve değersiz çöpün satışı için çok fazla örgütsel ruh bunlara harcandı.
Fakat herhangi bir Marksist şu büyük, belirleyici soru ile hiç alakadar olmuş mudur: Dünya pazarı için ne üretilmiştir, tüketicilerin üstüne ne boşaltılmıştır? Nazarları her zaman sadece kendilerinin toplumsal üretim dediği kapitalist üretimin dış, önemsiz, yapay biçimlerine kilitlidir ki şimdi biz de bunu tartışmalıyız.
Marksizm, teknoloji ve teknolojinin ilerleyişinden daha önemli, daha harika, daha kutsal hiçbir şey tanımayan kültürsüz bir uyuşuktur. Böyle bir uyuşuğu, bitmez tükenmez kişiliğinin cömertliği ve zenginliği ve de ruh ve yaşam için önemi bakımından İsa ile karşı karşıya getirin – ki kendisi çok büyük bir sosyalisttir -, bunu, haç üstünde yaşayan İsa’nın önüne ve insanların ulaşımı ya da nakliye için yeni bir makinenin önüne getirin. Bu kişi dürüstse ve kültürel iki yüzlü değilse eğer, çarmıha gerilmiş İnsan Oğlunu tümüyle faydasız ve gereksiz bir fenomen olarak görecek ve gidip makinenin ardından koşacaktır.
Ve buna rağmen, kalbin ve ruhun bu sessizce, sakince acı çeken büyüklüğü zamanımızın tüm ulaşım makinelerine göre gerçekte ne kadar daha fazla kişiyi harekete geçirmiştir!
Ve buna rağmen insanlığın haçı üzerinde sessizce, sakince acı çeken bu büyüklük olmaksızın zamanımızın tüm ulaşım makineleri nerede olurdu?
Bu da burada söylenmeliydi, gerçi sadece hâlihazırda bilenler bunun ne anlama geldiğini rahatlıkla anlayacaktır.
Marksizm’in kökenini anlamanın anahtarı, teknoloji için ilerleme yalakalarının sınır tanımayan referanslarıdır. Marksizm’in babası, ne tarih çalışması ne de Hegel’dir. Ne Smith’tir, ne de Ricardo; ne de Marksist-öncesi sosyalistlerden biridir. Ne devrimci demokratik koşuldur ne de insanlar arasında kültür ve güzellik için irade ve özlemdir. Marksizm’in babası buhardır.
Kocakarılar kahve telvesinden kehanette bulunur. Karl Marx buhardan kehanette bulundu.
Marx’ın sosyalizme benzerlik olarak düşündüğü, sosyalizm öncesi acil hazırlık aşaması, kapitalizm içerisinde buhar makinesinin teknik gerekliliklerinden kaynaklanan üretim tesisinin örgütlenmesinden başka bir şey değildi.
Bu cihetle birbirinden tümüyle farklı iki merkezileşme biçimi bu noktada birleşti: kapitalizmin ekonomik merkezileşmesi, kendi çevresinde mümkün olan en fazla parayı, emeği temerküz ettiren zengin adam ve güç merkezi olarak iş makinelerine sahip olması ve çalışan insanları kendisine yakın tutması gereken sanayi tesisinin, buhar-makinesinin teknik merkezileşmesi. Bu da büyük imalat tesislerini ve rafine iş bölümünü yarattı. Bu itibarla, kapitalizmin ekonomik merkezileşmesinin tamamı – birkaç izole vaka hariç – teknik tesisin merkezileşmesini gerektirmedi. Buhar makinesi yerine insan çalışması-enerjisi ya da basit el- veya ayak ile çalıştırılan makinelerin kullanımı nerede ucuzsa orada kapitalist, fabrika yerine ev endüstrisinin köylerdeki kırsal kesimlerde ve tarlalarda yayılmasını tercih eder. Bu cihetle buhar makinesinin teknik gereksinimleri büyük fabrika binalarını ve fabrikalarla ve kiralık konutlarla dolu büyük şehirleri üretmiştir.
Marksizm’in kökenini anlamanın anahtarı, teknoloji için ilerleme yalakalarının sınır tanımayan referanslarıdır. Marksizm’in babası, ne tarih çalışması ne de Hegel’dir. Ne Smith’tir, ne de Ricardo; ne de Marksist-öncesi sosyalistlerden biridir. Ne devrimci demokratik koşuldur ne de insanlar arasında kültür ve güzellik için irade ve özlemdir. Marksizm’in babası buhardır.
Köken olarak birbirinden ayrı ve tümüyle farklı bu iki merkezileşme biçimi, güçlü karşılıklı etkileri doğal olarak birleştirdi ve uyguladı. Kapitalizm buhar makinesi vasıtasıyla son derece hızlı gelişme gösterdi. Ancak teknik bakımdan merkezileşmiş kurumları, özellikle de daha çok kırsal kesimden işçilerin temerküzü ile – ki bu eğilim günümüzde de halen ivme kazanmaya devam etmektedir – kapitalizm, buhar ve su gücünün elektrik dağılımını güçleştirmektedir. Ki uygulamada doğası gereği merkezkaç bir etkiye sahip olacaktır. Yine de enerjinin söz konusu elektrik iletiminin küçük ayrı atölyelerin kapitalist sömürüsünü ürettiği de yadsınamaz. Örneğin Solingen’in bıçak-ağzı endüstrisi aynı zamanda küçük sanayi ve el sanatlarını olumlu bir şekilde güçlendirmiştir. Gelecekte bu potansiyel küçük sanayinin ve el sanatlarının yenilenmesine sebep olacak ve enerji ve motorları istihdam etmek için kooperatif örgütlerine geniş imkânlar sunacaktır.
Teknolojinin ve sermayenin merkezileşmesinin söz konusu bileşimi sonradan yüksek yoğunluklu kapitalist merkezileşmenin – ticaret, bankacılık, toptan ve perakende ticaret, ulaşım, vs. – daha çok ilerlemesine yol açmıştır.
Yine de genellikle bu ikisinden bağımsız olarak üçüncü bir merkezileşme günümüzde gelişti: devlet bürokrasisinin ve askeri sistemin merkezileşmesi. Devasa fabrikalar ve kiralık konutlara ek olarak, bir başka devasa bina grubu şehirlerde yükseldi: bürokratların kışlaları (bu kamu binalarının her birinde yüzlerce küçük oda, her gri odada bir, iki ya da üç yeşil masa ve her yeşil masada, kulak arkalarında bir kalem ve ellerinde beslenme çantası bulunan, bir, iki ya da üç esneyen küçük memur) ve (binlerce güçlü genç adamın faydasız sporla zaman geçirdiği – spor, faydalı bir iş sonrası sadece dinlenmeye hizmet etmelidir – sıkıldığı ve her tür cinsel aptallık ve müstehcenlikle uğraştığı) askerlerin kışlaları.
Tüm bu merkezcilikten kaynaklanan bu kadar kültürsüzlükle, aşırı kalabalıklaşma ile, yeryüzünden ve kültürden uzaklaştırma ile, bu kadar emek israfı ile, verimsiz çalışma ve aylak aylak gezinmeden dolayı aşırı yüklenme ile, bu kadar anlamsız sefalet ile bizler zamanımızın ilave kışlalarının giderek daha çok sayıda ve büyük olduğunu – ıslahhaneler, hapishaneler ve cezaevleri ve genelevler – görüyoruz.
Marksistler kendi doktrinlerinin sırf teşebbüslerin teknik merkezileşmesinin bir ürünü olduğunu reddettiği zaman bizler, işin aslı, kasvetli, çirkin, tek tip, sınırlayıcı ve baskıcı merkezciliğin tüm biçimlerinin, bir dereceye kadar, Marksizm için emsal olduğunu ve Marksizm’in kökenini, gelişmesini ve yayılmasını etkilediğini kabul etmeliyiz. Bu bakımdan gerçek Marksistlerin şu anda neredeyse yalnızca çavuş, küçük memur ve bürokratların hâkim olduğu ülkelerde, yani Prusya ve Rusya’da bulunması şaşırtıcı değildir. Kaba müstebitliği ile “disiplin” kelimesi Prusya ordusu ve Alman Prusya Sosyal Demokrasisi’ndeki sıklıkta başka hiçbir yerde bu kadar duyulmamaktadır. Yine de bu merkezileştirmelerden hiçbiri, buharın teknik merkezileşmesi hariç, adına gerçekten ve tam olarak “sosyalizm” denebilecek bir ucube üretmeleri için tesis edilmemiştir.
Şiirsel olmayan Marx’ın lirik bir biçimde söylediği gibi sosyalizm hiçbir zaman kapitalizmden “çiçek açmayacak”tır fakat onun doktrini ve partisi – Marksizm ve Sosyal Demokrasi- buhar enerjisinden gelişmiştir.
İşçilerin ve zanaatkârların ve köylülerin kızları ve oğullarının yurtlarından nasıl uzaklaştığını ve göçmen mahsul-toplayıcılarından oluşan ordularla nasıl yer değiştirdiğini izleyin! Her sabah binlercesinin nasıl fabrikalara girdiğini ve akşamleyin nasıl yeniden tükürüldüklerini izleyin!
Komunist Manifesto’da Marx ve Engels, kendi sosyalizmlerinin başlangıcı için “en gelişmiş ülkeler” için teklif ettikleri önlemlerden biri olarak (kapitalizmden gelen nurun tasviri ve önsezisi olarak değil), “herkes için aynı çalışma zorunluluğu, özellikle tarım için, sanayi ordularının tesisi,” ifadesini kullanmıştır. Bu tür bir sosyalizm muhakkak ki kapitalizmin örselenmemiş, daha fazla gelişmesinden doğar!
Buna, kapitalistlerin ve servetlerinin sayısı sanki daha az olabilirmiş gibi bakan kapitalist temerküzü ekleyin. Zamanımızın merkezileşmiş devletinin her yerde hazır ve nazır olan hükümet modelini de ekleyin ve son olarak sanayi makinelerinin gitgide daha fazla mükemmelleşmesini, iş bölümünün giderek artmasını, vasıfsız makine operatörünün eğitimli zanaatkârın yerini almasını ekleyin. Fakat tüm bunlar abartı ve karikatürleştirilmiş bir ışıkta değerlendirilmektedir zira hepsinin bir başka yönü vardır ve bunlar hiçbir zaman şematik, lineer olmayan gelişmeler değildir. Bunlar, çeşitli eğilimlerin mücadelesi ve dengesidir fakat Marksizm’in gördüğü her şey, her zaman garip bir şekilde basitleştirilmekte ve karikatürleştirilmektedir. Son olarak, çalışma saatlerinin giderek azalacağına ve insanların giderek daha verimli olacağına dair ümidi de ekleyin: sonra geleceğin devleti sona erer. Marksistlerin gelecekteki devleti: hükümet, kapitalist ve teknolojik merkezileşme ağacındaki çiçek.
Yine de eklenmelidir ki Marksist, özellikle boş hayallerini düşlerken – ki bir rüya hiçbir zaman daha boş ve tatsız olamaz ve hayal gücü kıt hayalciler diye birileri var olmuşlarsa eğer, Marksistler bunların en kötüleridir. Merkeziyetçiliğini ve ekonomik bürokrasisini günümüz devletlerinin ötesine taşır ve malların üretimini ve dağıtımını düzenlemek ve yönetmek için bir dünya örgütünü savunurlar. Bu Marx’ın enternasyonelciliğidir. Enternasyonelde eskiden her şeyin Londra-merkezli genel konsey tarafından düzenlenip burada her şeye karar verilmesinin beklenmesi ve bugün Sosyal Demokrasi’de tüm kararların Berlin’de alınması gibi, bu dünya üretim otoritesi de bir gün her kaba bakacak ve defterinde kayıtlı her bir makine için [gerekli] yağ miktarına sahip olacaktır.
[Soğanın] bir katı daha [açılacak] ve Marksizm tanımımız bitecek.
Ve yine de müteakip ifade proleterlerin devrimciler olarak doğduğu iddiasından daha doğrudur: proleterler kültürsüz uyuşuk doğanlardır. Marksist, küçük burjuvadan çok aşağılayıcı bir biçimde bahseder fakat küçük burjuva denilebilecek yaşamın her niteliği ve alışkanlığı ortalama bir proleterin özelliğidir, tıpkı, mateessüf, hapishanelerdeki ve cezaevlerindeki hücrelerin çoğunda dahi kültürsüz uyuşukların olması gibi.
Bu insanların sosyalizm dediği örgüt biçimleri tümüyle kapitalizm içinde çiçek açar; fakat bu örgütler – buhar kanalıyla sürekli genişleyen bu fabrikalar – halen daha özel teşebbüslerin, sömürücülerin ellerindedir. Mamafih şimdiden gördük ki bunların rekabet ile daha da az sayıya düşürülmesi beklenmektedir. Kişi bunun ne anlama geldiğini net bir şekilde gözünde canlandırmalıdır: önce yüz bin – sonra birkaç bin – sonra birkaç yüz – sonra 70 ya da 50 – sonra mutlaka canavar gibi devasa birkaç müteşebbis.
Bunların karşısında işçiler, proleterler durmaktadır. Bunlar giderek daha da çoğalmaktadır, orta sınıflar yok olmaktadır ve işçilerin sayısının artmasıyla makinelerin sayısı, yoğunluğu ve gücü de büyümektedir. Böylece sadece işçilerin sayısı değil, işsizlerin, sözde yedek sanayi ordusunun sayısı da artmaktadır. Bu tanıma göre, kapitalizm çıkmaza varacak ve buna – kalan birkaç kapitaliste – karşı mücadele, değişimden çıkarı olan sayısız ıskat edilmiş kitle açısından giderek daha da kolay hale gelecektir. Dolayısıyla hatırlanmalıdır ki Marksist doktrinde her şey içkindir, gerçi terim başka bir alandan alınmış ve yanlış uygulanmıştır. Burada hiçbir şeyin özel çaba ya da akli iç görü gerektirmediği, her şeyin düzgün bir şekilde toplumsal süreçten çıktığı anlamına gelir. Sözde sosyalist örgüt biçimleri hâlihazırda kapitalizmde içkindir. Benzeri şekilde proleteryada da mevcut koşullara aldırışsızlık içkindir, yani sosyalizme temayül, devrimci zihniyet proleterlerin bütünleyici bir unsurudur. Proleterlerin kaybedecek hiçbir şeyi yoktur; kazanacakları bir dünya vardır!
Ne kadar güzel, hakikaten ne kadar da şiirsel bir ifadedir, bu (ki ne Marx’tan ne de Engels’den çıkar) ve ne kadar da iddia edildiği gibi gerçeği barındırır.
Ve yine de müteakip ifade proleterlerin devrimciler olarak doğduğu iddiasından daha doğrudur: proleterler kültürsüz uyuşuk doğanlardır. Marksist, küçük burjuvadan çok aşağılayıcı bir biçimde bahseder fakat küçük burjuva denilebilecek yaşamın her niteliği ve alışkanlığı ortalama bir proleterin özelliğidir, tıpkı, mateessüf, hapishanelerdeki ve cezaevlerindeki hücrelerin çoğunda dahi kültürsüz uyuşukların olması gibi. Dilimden sürçen bu “mateessüf” ile ben elbette hiçbir şekilde kültürlü insanların özgür olmasına hayıflanmış değilim fakat yoksul aptallar, şartların kurbanları, bu yüzden yasal olarak tesis edilmiş sözleşmeleri ihlal etmek zorunda kalanlar açısından hakikaten üzücüdür. Tıpkı dünyada olan her şeyin olması gerektiği gibi, bunun insan ruhundaki sözleşmenin yerini alan asi zihniyetin bir sonucu bile olmaması gibi. Aslında bozdukları sözleşme, mizaçlarında, düşüncelerinde, hem dertlilerini ve hatta bazen de kendilerini kötü idare etme biçimlerinde, genellikle, en az diğer insanların çoğunda olduğu kadar, sıkı bir biçimde yaşar.
Burada bahsettiğimiz şey proleteryanın kültürsüz zihniyetinin ki laf arasında bu Marksizm’in kültürsüzlüğü sistematikleştirmesinin nedenlerinden biridir, proleterya tarafından da çok iyi anlaşılmış olmasıdır. Hiçbir istisnai vasıf olmayan ortalama bir proleteryayı kullanışlı bir parti liderine dönüştürmek için sadece dilin eğitimle çok sığ yaldızlanması gerekmektedir – bu da en hızlı ve en ucuz, adına parti okulları denen polikliniklerde yapılmaktadır.
Böylece bunlar ve diğer parti liderleri doğal bir biçimde proleteryanın toplumsal gereklilikle devrim yaptığını, en azından bunların çok azının – ki ne de olsa giderek çok daha az sayıda insanı ihtiva etmekte ve tabiatı gereği giderek daha kırılgan bir hale gelmektedirler – kapitalizmi aşmak için halen gerekli olduğunu (vazeden) Marksist doktrine sıkıca yapışmaktadırlar.
sosyalizmlerinin tıpkı tüm kapitalizm ve tasnif etme biçimlerini ve nihai tekamülüne ilerlemek için bugün mevcut olan tek biçimlilik ve benzeşme (leveling) eğilimine izin vermesi gibi, proleterya da kendi sosyalizmine sürüklenmektedir. Kapitalist teşebbüsün proleteryası, devlet proleteryası haline dönüşür ve bu tür bir sosyalizm başladığında proleterleşme gerçekten de tahmin edildiği gibi devasa oranlara ulaşır. İstisnasız herkes devletin bir çalışanı olur.
Kapitalizm, kendi kaçınılmaz çöküşüne yol açan yukarıda listelenmiş faktörlere ek olması bakımından bir başka içkin tehlikeyi, krizleri içermektedir. Alman Sosyal Demokrasi programının öylesine güzel ve öylesine gerçek Marksist terimlerle söylediği gibi (aksi takdirde gerçek olmayan çeşitli unsurlar dalabilir, ki bu programın yapıcıları da muhaliflerine şimdilerde revizyonist demektedir): üretim güçleri çağdaş toplumun kapasitesinin ötesinde büyümektedir. Bu ifade, üretim biçimlerinin çağdaş toplumda giderek daha fazla sosyalistleştiğini ve bu biçimlerin sadece doğru mülkiyet biçiminden yoksun olduğunu vazeden hakiki Marksist öğretisini içermektedir. Onlar buna toplumsal mülkiyet demektedir fakat kapitalist fabrika sistemine toplumsal üretim dedikleri zaman (bunu sadece Marx, Kapital’inde yapmış değildir, günümüz Sosyal Demokratları da şu anda etkin programlarında günümüz kapitalizm biçimlerindeki çalışmaya toplumsal çalışma demektedir) sosyalist emek biçimlerinin asıl (real) çıkarımlarını biliyoruz. Tıpkı kapitalizmdeki buhar teknolojisinin üretim biçimlerini sosyalist emek biçimi olarak düşündükleri gibi, merkezileşmiş devletin de toplumun toplumsal örgütlenmesi olarak, bürokratik yönetilen devlet mülkünü de ortak mülkiyet olarak düşünmektedirler! Bu insanların gerçekten de toplumun ne anlama geldiğine dair hiçbir insiyakı yoktur. Toplumun sadece toplumların toplumu, bir federasyon, yalnızca özgürlük olabileceğine ilişkin en ufak bir fikirleri bile yok. Dolayısıyla sosyalizmin anarşi ve federasyon olduğunu bilmiyorlar. Onlar sosyalizmin hükümet olduğuna inanıyorlarken kültüre susamış diğerleri sosyalizmi yaratmak istiyorlar çünkü kapitalizmin çözülmesinden ve sefaletinden ve beraberindeki yoksulluk, ruhsuzluk ve baskıdan – ki bu, ekonomik bireyselciliğin sadece öteki yüzüdür – kaçmak istiyorlar. Kısaca, devletten toplumların toplumuna ve gönüllü birliğe kaçmak istiyorlar.
Çünkü bu Marksistlerin de dediği üzere, sosyalizm hala, tabiri caizse vahşice ve şuursuzca üreten müteşebbislerin özel mülküdür. Ve bunlar sosyalist üretim güçlerine (bunları buhar gücü, mükemmelleştirilmiş üretim makineleri ve bol bol bulunan proleter kitleleri olarak okuyun) sahip oldukları için, yani bu durum, büyücü çırağının elindeki sihirli sopa gibi olduğundan; sonuç, malların akını, fazla üretim ve karmaşa olmalıdır. Diğer bir deyişle ayrıntılar ne olursa olsun krizler birbirini takip etmeli, her daim meydana gelmelidir, en azından Marksistlerin düşüncesine göre, çünkü istatistiksel anlamda kontrolü elinde bulunduran ve yöneten dünya devlet otoritesinin düzenleyici fonksiyonu, kendi kötücül aptal görüşlerine göre hâlihazırda var olan sosyalist üretim biçimi ile yürümek zorundadır. Bu kontrol otoritesi yokken “sosyalizm” hala kusurludur ve kargaşa çıkmalıdır. Kapitalizmin örgüt biçimleri iyidir fakat düzen, disiplin ve sıkı merkezileşmeden yoksundur. Kapitalizm ve hükümet bir araya gelmelidir ve devlet kapitalizminden bahsedeceğimiz yerde, bu Marksistler, sosyalizmin burada olduğunu söyler. Fakat sosyalizmlerinin tıpkı tüm kapitalizm ve tasnif etme biçimlerini ve nihai tekamülüne ilerlemek için bugün mevcut olan tek biçimlilik ve benzeşme (leveling) eğilimine izin vermesi gibi, proleterya da kendi sosyalizmine sürüklenmektedir. Kapitalist teşebbüsün proleteryası, devlet proleteryası haline dönüşür ve bu tür bir sosyalizm başladığında proleterleşme gerçekten de tahmin edildiği gibi devasa oranlara ulaşır. İstisnasız herkes devletin bir çalışanı olur.
Kapitalizm ve devlet bir araya gelmelidir – bu hakikatte Marksizm’in idealidir. Kendi ideallerini duymak istemeseler de bizler bu gelişme eğilimini teşvik etmek istediklerini görüyoruz. Devletin muazzam gücünün ve bürokratik viraneliğinin, sırf komünal yaşamımız ruhunu kaybettiği için, adalet ve sevgi, ekonomik birlikler ve küçük toplumsal organizmaların çiçeklenen çeşitliliği kaybolduğu için gerekli olduğunu görmüyorlar. Zamanımızın tüm bu derinden çürümüşlüğüne dair hiçbir şey görmüyorlar: ilerleme halisünasyonu görüyorlar. Teknoloji ilerler, elbette. Aslında her zaman olmasa bile pek çok kültür döneminde bunu yapar – teknik ilerlemesi olmayan kültürler de vardır. Teknoloji, özellikle çürüme, ruhun bireyselleştiği ve kitlelerin atomlaştığı dönemlerde ilerler. Bu tam da bizim bakış açımızdır. Zamanın rezilliği ile birlikte gerçek teknoloji ilerlemesi – bir kez olsun Marksistler için Marksistçe konuşmak adına – ideolojik üst yapı, yani Marksistlerin ilerici sosyalizm Ütopyası için gerçek, maddi temeldir. Ancak sadece ilerleyen teknoloji kendi küçük ruhlarına yansımakla kalmaz zamanın diğer eğilimleri de, kapitalizm de onların gözünde ilerlemedir ve onlar için merkezileşmiş devlet, ilerlemedir. Burada sözde materyalist tarih anlayışının dilini Marksistlerin kendilerine uyguluyor olmamız sırf ironi için değildir. Bunlar bu tarih anlayışını bir yerlerden aldılar ve şimdi biz de bunu bildiğimize göre, onu nerede bulduklarından önce, daha net bir şekilde söyleyebiliriz: bu anlayışı tümüyle kendi özlerinde buldular. Evet, gerçekten de Marksistlerin ruhsal yapıların ve düşünüşün zamanın koşulları ile ilişkisine dair söyledikleri, tüm çağdaşları için hakikaten doğrudur. Burada çağdaşlar derken tüm yaratıcı olmayanlar, karşı koymayanlar, hiçbir içsel temeli ve ruhsal şahsiyeti olmayanlar, sadece çocuk ve zamanlarının dışavurumu olanlar anlaşılmalıdır. Yine kültürsüz gayretkeşe ve Marksist’e geldik. Marksist için kendi ideolojisinin sadece zamanımızın kötülüğünün üstyapısı olması oldukça doğrudur. Çürüme zamanlarında aslında zamanın dışavurumu olan ruh-suzluk hüküm sürer ve dolayısıyla bugün de Marksistler ağır basmaktadır. Kültür ve icra zamanlarının – kendilerinin ilerleme dediği – çöküş zamanlarından ortaya çıkamayacağını bilemiyorlar fakat bu zamanlar, doğaları gereği hiçbir zaman kendi zamanlarına ait olmayan kişilerin ruhlarından gelir. Bunların, büyük değişim zamanlarında tarih olarak adlandırılacak olanın ne kültürsüz ve uysal çağdaşlarla ne de toplumsal süreçlerle elde edilmediğini, aksine izole ve yalnız insanlarla başarıldığını bilemezler ve anlayamazlar ki bu insanlar izole edilmiştir çünkü halk ve toplum onların içinde evdedir ve hem onlara hem de onlarla birlikte kaçarlar.
Kapitalizm kesinlikle ne birden bire Marksistler’in “sosyalizmine” dönüşme, ne de revizyonistlerin sosyalizmine doğru gelişme eğilimi içinde değildir. Bu nedenle de ancak utangaç bir sesle çağrılabilir. Zamanımızda gerileme – bizim durumumuzda kapitalizm – kültür ve genişlemenin diğer zamanlarda sahip olduğu kadar bir canlılığa sahiptir.
Hiç şüphesiz Marksistler; yozlaşmamızın ön ve arka cephelerinin, kapitalist üretim ve devlet koşullarının bir araya getirilmesi halinde bunların ilerlemesi ve gelişmesinin amacına ulaşacağına ve böylelikle adalet ve eşitliğin tesis edileceğine inanır. İster önceki devletlerin ister dünya devletlerinin varisi olsun, şümullü ekonomik devletler, cumhuriyetçi ve demokratik bir yapıdır ve gerçekten de bu tür bir devletin yasalarının tüm avamın refahını temin edeceğine inanır, zira devleti avam oluşturur. Burada, tüm sönük fantezilerin bu en acınası noktasında bastırılamayan kahkahaları patlatmamız için bize izin verilmelidir. Aslında doymuş burjuva Ütopyasının bu tip aynadaki eksiksiz görüntüsü sadece kapitalizmin bozulmamış laboratuvar gelişmesinin bir ürünü olabilir. Şahsiyetsizleştirilmiş kültür ve çöküş çağının bu mükemmel idealine, bu cüceler hükümetine daha fazla zaman harcamayacağız. Gerçek kültürün boş değil, uygulanmış olduğunu ve gerçek toplumun, bireylerin bağlayıcı niteliklerinden, ruhtan, topluluklar yapısından ve birlikten çıkan gerçek, küçük yakınlıklar çeşitliliği olduğunu göreceğiz. Marksistlerin işbu “sosyalizmi”, gelişeceği varsayılan devasa bir guatrdır. Asla korkmayın, yakında gelişmeyeceğini göreceğiz. Fakat bizim sosyalizmimiz insanların yüreklerinde büyümelidir. Birbirine ait kişilerin yüreklerinin birlik ve ruh içinde büyümesine sebep olmak ister. Bunun alternatifi, pigme-sosyalizm ya da ruhun sosyalizmi değildir zira kitlelerin Marksistleri, hatta revizyonistleri bile takip etmesi halinde, kapitalizmin kalacağını çok yakında göreceğiz. Kapitalizm kesinlikle ne birden bire Marksistler’in “sosyalizmine” dönüşme, ne de revizyonistlerin sosyalizmine doğru gelişme eğilimi içinde değildir. Bu nedenle de ancak utangaç bir sesle çağrılabilir. Zamanımızda gerileme – bizim durumumuzda kapitalizm – kültür ve genişlemenin diğer zamanlarda sahip olduğu kadar bir canlılığa sahiptir. Gerileme tümüyle köhnelik, çöküş temayülü ya da köklü değişiklik demek değildir. Gerileme, batış, halksızlık, ruhsuzluk Çağı yüzyıllarca veya bin yıl sürebilir. Gerileme, bizim durumumuzda kapitalizm, zamanımızda tam da çağdaş kültür ve genişlemede bulunmayan bu zindelik nisabına sahiptir. Gerileme, bizler sosyalizm için toplanmayı başaramadığımız ölçüde güç ve enerjiye sahiptir. Yüz yüze kaldığımız seçim sosyalizmin bir biçimi ya da diğeri arasında değil, basitçe kapitalizm veya sosyalizm, toplumun devleti, ruhsuz(luk) veya ruh arasındadır. Marksizm doktrini, kapitalizm dışına yönlendirmez. Ya da Marksizm doktrininde yer alan kapitalizmin zaman zaman Baron Münchhausen’ın kendi domuz kuyruğu ile tuhaf bir bataklıktan fantastik bir biçimde çıkma başarısını göstermesinin, yani, kapitalizmin kendi gelişmesinin faziletiyle kendi bataklığından çıkacağı kehanetinin hiçbir doğru tarafı da yoktur.
Daha sonra bu doktrinin ne kadar yanlış olduğunu enine boyuna detaylarla göstermemiz gerekecek. Kapitalizmin, sosyalizmin herhangi bir biçimine doğru gelişmesini sağlayan içkin bir eğilim taşımadığını göstermek için şu anda sadece Marksistlerin sosyalizm dediği bu ucube, çirkin şeyden kendimizi kurtarmalıyız. Kapitalizm ne bu ne şu sosyalizm biçimine doğru gelişmez. Bunu göstermek için bazı soruları cevaplamalıyız.
O halde şu soruyu soralım: Toplumun, Marksistlerin resmettiği gibi olduğu doğru mudur? Toplumun daha fazla gelişmesi veya gelişmesi gerektiği veyahut muhtemelen bile olsa gelişebileceği doğru mudur? Kapitalistlerin sonunda tek bir devasa kapitalist kalana kadar birbirlerini yiyip bitireceği doğru mudur? Doğru mudur? yada sadece bir kapitalist mi olmalıdır? Orta sınıfların kaybolduğu, proleterleşmenin istisnasız hızla arttığı ve bu sürecin sonunun öngörülebileceği doğru mudur? İşsizliğin gittikçe daha kötü hale geldiği ve bu nedenle bu tür koşulların var olmaya devam edemeyeceği doğru mudur? Dışlanmış olanın üzerinde ruhsal bir etki mi vardır ki böylelikle, doğal bir ihtiyaçla ayağa kalkması, isyan etmesi, devrimciye dönüşmesi gereksin? Son olarak, krizlerin giderek daha kapsayıcı ve yıkıcı hale dönüştüğü doğru mudur? Kapitalizmin üretken kapasitesi kendisini aşacak mıdır ve bu yüzden de sözde sosyalizme mi dönüşecektir?
Tüm bunlar doğru mudur? Tüm bu uyarı, tehdit, kehanet ve karmaşık gözlemler hususunda gerçekten durum nedir?
Şimdi sormamız gereken sorular bunlar ve biz de, bizler, yani anarşistler başından beri, Marksizm var olduğundan beri hep bunları sorduk. Marksizm var olmadan çok önce gerçek sosyalizm, özellikle en büyük sosyalist Pierre Joseph Proudhon’un sosyalizmi vardı ve sonradan Marksizm ile gölgede bırakıldı, fakat bizler onu hayata döndürüyoruz. Bunlar bizim sorularımızdır ve bu sorular, çok farklı bir perspektiften, revizyonistlerin de yönelttiği sorulardır.

Marksizm’i tanımlarken orada burada temas ettiğimiz bu soruları cevaplandırıp kapitalizmin şu ana kadar özellikle Marksizm’in zaman-ideolojik [zeit-ideological –çn-] basitleştirmesi ve diyalektik karikatürü ile birlikte – Komünist Manifesto’nun ve Kapital’in ortaya çıkışından beri – izlediği yolu ve koşullarımızın gerçek resmini karşılaştırdıktan sonra bizim sosyalizmimizin ve sosyalizme giden yolumuzun ne olduğunu söylemeye artık geçebiliriz. Sosyalizm – bunun derhal söylenmesine izin verin ve Marksistler kendi aptal ilerleme teorilerinin sis bulutları havada kaldığı müddetçe bunu duymalıdır – kendi olasılığı için herhangi bir teknoloji biçimine ve ihtiyaçların tatminine bel bağlamaz. Yeterince insan isterse sosyalizm her zaman mümkündür. Fakat o, mevcut teknoloji seviyesine, sosyalizmi başlatan insan sayısına ve bu insanların geçmişten tevarüs ettikleri veya katkıda bulundukları araçlara bağlı olarak – hiçbir şey yoktan var olmaz – her zaman farklı görünecek, farklı başlayacak ve farklı ilerleyecektir. Buna göre, yukarıda da söylendiği üzere, burada ne bir ideal tanımı ne de bir Ütopya tasviri verilecektir. Öncelikle, koşullarımızı ve ruhsal mizacımızı daha açık bir biçimde incelemeliyiz. Ancak ondan sonra ne tür bir sosyalizme çağrıldığımızı, ne tür insana konuştuğumuzu söyleyebiliriz. Sosyalizm, hey siz Marksistler, her zaman ve herhangi bir teknoloji türü ile mümkündür. Doğru insanlar için her zaman çok ilkel teknoloji ile bile mümkündür. Öte yandan müthiş gelişmiş bir makine teknolojisi ile bile sosyalizm yanlış grup için her zaman imkânsızdır. Sosyalizmi getirmesi gereken hiçbir gelişme bilmiyoruz. Doğa yasası gereği bu tür bir zorunluluk hiç bilmiyoruz. Şimdi bu yüzden, Marksizm kadar çiçeklenmiş bizim zamanlarımızın ve bizim kapitalizmimizin asla sizin söylediğiniz gibi olmadığını göstereceğiz. Kapitalizm ille de sosyalizme dönüşmez. Yok olmak zorunda değildir. Sosyalizm ille de gelecek değildir, Marksizm’in kapital-devlet-proleterya-sosyalizmi de gelmek zorunda değildir ve bu o kadar da kötü değildir. İşin aslı, hiçbir sosyalizm gelmeli değildir – ki bu şimdi gösterilecektir.
Gerçi sosyalizm gelebilir ve gelmelidir – eğer biz onu istersek, eğer biz onu yaratırsak – ki bu da gösterilecektir.
Çev: Nesrin Aytekin

https://itaatsiz.org/?p=5519
submitted by karanotlar to u/karanotlar [link] [comments]


2020.06.07 18:38 Hydra_11 ngsbahis217 / ngsbahis 217 - Ngsbahis Yeni Giriş Adresi

ngsbahis217 / ngsbahis 217 - Ngsbahis Yeni Giriş Adresi
NGSBAHİS GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ
Bet severlerin mağduriyetleri ve şikayetleri sonrasında birçok bahis sitesinin adı karalanmış, bununla beraber de Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı harekete geçmiş ve Türkiye lisansına sahip olmayan tüm bahis sitelerini izlemeye almıştır. Para yatırma ve çekme gibi işlemlerinizi hızlı bir şekilde tamamlamak istiyorsanız doğrudan ngsbahis 217 sitesine yeni adresi giriş adresi üzerinden kolayca giriş yapabilir ve üyelik işleminizi tamamlayabilirsiniz. Kazanç elde ettikten sonra da şirket aracılığı ile erişebileceğiniz ngsbahis217 bahis sitesi para çekme seçenekleri kapsamında; banka havalesi, TL Nakit, EFT ve diğer özel seçenekler ile elde etmiş olduğunuz kazançlarınızı çekebilirsiniz.
Kaçak bahis siteleri genellikle kısa sürede para toplayıp kapatıp kaçmaktadır. Bu bahis sitesinde üyelere ve bahis severlere verilen yüksek değerler, bahis oyunlarının daha verimli hale gelmesini sağlamaktadır. Bet sitesinde işlem yapan üyelerin site hakkında yaptıkları yorumlar değerlendirildiğinde, bahis sitesinin üyelerinin memnuniyetini düşünerek faaliyet gösterdiğini söyleyebiliriz.
https://preview.redd.it/c74yw4ljni351.png?width=1638&format=png&auto=webp&s=8cbda17fcf639eaa5d6608dc360bb5f4051f20b7
Şirketin güncellenmiş olan giriş adresini herhangi bir sosyal medyadaki ilgili hesaplar aracılığı ile ya da sitemiz aracılığı ile öğrenebilir ve bu yol ile de site ana sayfasına erişim sağlayabilirsiniz. ngsbahis 217 giriş adresi üzerinde yer alan oyun seçenekleri büyük bir beğeni toplamaktadır. Ülkemizdeki resmi bahis organı olan iddaa’nın hiçbir şekilde düzeninden taviz vermemesi. Casino sitelerini tercih eden birçok kişi bu sitelerde bahis oyunları oynamanın gerçek hayattakine göre çok daha basit olduğu noktasında hem fikirdir.
En çok kullanılan sistemler ise banka kartı ve kredi kartından oluşmaktadır. Ayrıca editör yorumları, tecrübeli bahis kullanıcıların incelemeleri ve bunun gibi ek analizler de yapılmakta ve bu yönde de son derece sağlam bir şekilde bahis tahmin yayınları oluşturulmaktadır. Var olan farklı yöntemler sayesinde canlı casino oyunları oynamak maksimum güvenlik sistemleri garantisi eşliğinde sağlanabilmektedir. Türk casino siteleri denilince akla yerli ve milli gelmektedir. ngsbahis217 online bahis sitesi, canlı casino bölümünde müşterilerini çok çeşitli ve kaliteli hizmetler sunmaktadır.
NGSBAHİS YENİ ADRESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 325, 326, 327, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 407, 408, 409, 410, 411, 412, 413, 414, 415, 416, 417, 418, 419, 420, 421, 422, 423, 424, 425, 426, 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433, 434, 435, 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 443, 444, 445, 446, 447, 448, 449, 450, 451, 452, 453, 454, 455, 456, 457, 458, 459, 460, 461, 462, 463, 464, 465, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484, 485, 486, 487, 488, 489, 490, 491, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498, 499, 500, 501, 502, 503, 504, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 514, 515, 516, 517, 518, 519, 520, 521, 522, 523, 524, 525, 526, 527, 528, 529, 530, 531, 532, 533, 534, 535, 536, 537, 538, 539, 540, 541, 542, 543, 544, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 551, 552, 553, 554, 555, 556, 557, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574, 575, 576, 577, 578, 579, 580, 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 593, 594, 595, 596, 597, 598, 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607, 608, 609, 610, 611, 612, 613, 614, 615, 616, 617, 618, 619, 620, 621, 622, 623, 624, 625, 626, 627, 628, 629, 630, 631, 632, 633, 634, 635, 636, 637, 638, 639, 640, 641, 642, 643, 644, 645, 646, 647, 648, 649, 650, 651, 652, 653, 654, 655, 656, 657, 658, 659, 660, 661, 662, 663, 664, 665, 666, 667, 668, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675, 676, 677, 678, 679, 680, 681, 682, 683, 684, 685, 686, 687, 688, 689, 690, 691, 692, 693, 694, 695, 696, 697, 698, 699, 700, 701, 702, 703, 704, 705, 706, 707, 708, 709, 710, 711, 712, 713, 714, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 728, 729, 730, 731, 732, 733, 734, 735, 736, 737, 738, 739, 740, 741, 742, 743, 744, 745, 746, 747, 748, 749, 750, 751, 752, 753, 754, 755, 756, 757, 758, 759, 760, 761, 762, 763, 764, 765, 766, 767, 768, 769, 770, 771, 772, 773, 774, 775, 776, 777, 778, 779, 780, 781, 782, 783, 784, 785, 786, 787, 788, 789, 790, 791, 792, 793, 794, 795, 796, 797, 798, 799, 800, 801, 802, 803, 804, 805, 806, 807, 808, 809, 810, 811, 812, 813, 814, 815, 816, 817, 818, 819, 820, 821, 822, 823, 824, 825, 826, 827, 828, 829, 830, 831, 832, 833, 834, 835, 836, 837, 838, 839, 840, 841, 842, 843, 844, 845, 846, 847, 848, 849, 850, 851, 852, 853, 854, 855, 856, 857, 858, 859, 860, 861, 862, 863, 864, 865, 866, 867, 868, 869, 870, 871, 872, 873, 874, 875, 876, 877, 878, 879, 880, 881, 882, 883, 884, 885, 886, 887, 888, 889, 890, 891, 892, 893, 894, 895, 896, 897, 898, 899, 900, 901, 902, 903, 904, 905, 906, 907, 908, 909, 910, 911, 912, 913, 914, 915, 916, 917, 918, 919, 920, 921, 922, 923, 924, 925, 926, 927, 928, 929, 930, 931, 932, 933, 934, 935, 936, 937, 938, 939, 940, 941, 942, 943, 944, 945, 946, 947, 948, 949, 950, 951, 952, 953, 954, 955, 956, 957, 958, 959, 960, 961, 962, 963, 964, 965, 966, 967, 968, 969, 970, 971, 972, 973, 974, 975, 976, 977, 978, 979, 980, 981, 982, 983, 984, 985, 986, 987, 988, 989, 990, 991, 992, 993, 994, 995, 996, 997, 998, 999
submitted by Hydra_11 to u/Hydra_11 [link] [comments]


2020.05.24 11:37 volvobet Milosbet Milosbet üye ol Milosbet giriş Milosbet güvenilir mi Milosbet73 Milosbet74 Milosbet75 Milosbet com

Milosbet Milosbet üye ol Milosbet giriş Milosbet güvenilir mi Milosbet73 Milosbet74 Milosbet75 Milosbet com
MilosbetÜlkemizde kullanıcılarına uzun zamandır hizmet sağlamakta olan bu platform güncel hizmetleri ve emin alt yapısı tercih edilen sitelerin içinde bulunmaktadır. Platforma göz gezdirdiğimiz zaman basit bir tasarıma haiz olduğunu görebiliyoruz.

Milosbet giriş


Kullanıcılar siteye mobil olarak da erişerek istedikleri süre bahis kuponu oluşturup, casino oyunlarında vakit geçirebiliyor. Platform mobil olarak kendi uygulaması üzerinden kullanıcılarına hizmet sağlıyor. Oyun severler Android uygulaması ile sitede keyifli vakitler geçirebiliyor. Sitenin dil seçenekleri içinde ise Türkçe ve İngilizce şeklinde seçenekler ter alıyor. Site toplumsal medyada da aktif olarak hizmet verdiği için WhatsApp, Instagram, Twitter ve facebook şeklinde alanları da kullanıyor. Platformda sıkıntı yaşadığınız zaman ise canlı destek ekibi sizinle birebir ilgilenerek problemlerınıza çözüm buluyor.

Milosbet Üyelik

Milosbet üyelik hesabı açabilmek için aşağıda yer edinen linkleri tercih edebilirsiniz. Sizlere sunulan imkanları incelediğimiz süre yüksek bonus hakkı ve varlıklı bahis seçenekleri ile kazanca doğru ilerleyebileceksiniz. Siteye üye olabilmek için 18 yaşın üzerinde olmanız gerekmektedir. Üyelik formuna geldiğiniz süre sizden kişisel detayları ve üyelik bilgileriniz doldurmanız istenecektir. Kişisel bilgilerin istendiği şeklinde tam ve eksiksiz olarak doldurulması gerekmektedir. Kullanıcılar bu aşamadan sonrasında üyelik hesapları için kullanıcı adı ve şifre tanımlarlar. Üyelik sözleşmesi ve 18 yaşından büyük olduklarına dair butona tıklayarak üyelik işlemleri tamamlanmaktadır. Üyelik bonusları alarak sizler de Milosbet keyfine varabileceksiniz.

milosbet

Milosbet Bahis

Milosbet bahis içinde ne olduğu olarak sizlere varlıklı imkanlar sunarak kupon yapmanıza yardımcı olmaktadır. Platformda yer edinen bahis içeriklerini incelediğimizde spor bahisleri, canlı bahisler ve sanal bahis seçenekleri için kupon yapmanıza izin verildiğini görebiliyoruz. Kullanıcılar bu bahis oyunlarında futbol, basketbol, voleybol, kış sporları, motor sporları şeklinde birçok alana kupon hazırlayabiliyor. Sitede MBS zorunluluğu olmaması da üyelerin her bahis seçeneğine yüksek oranlardan tek maç olarak kupon hazırlamasına olanak sağlıyor. Milos TV seçeneği sayesinde maçları naklen olarak takip edebildiğiniz sitede herhangi bir ücret ödemeden parasız maç izle seçeneklerinden faydalanabiliyorsunuz. Böylelikle kuponda yer alan maçlar ve canlı bahis için seçeceğiniz maçları takip ederek bahis alabiliyorsunuz.

Milosbet Casino ve Canlı Casino

Vegas casinolarının seksi krupiyeleri ve en popüler makine oyunları artık ayağınıza geliyor! Milosbet en sevilen slot oyunları ve canlı casino oyunlarını sizlere paralı olarak sunuyor. Slot oyunları kumarhanelerin en popüler casino oyun içeriklerinden oluşuyor. Renkli içeriğe sahip olan 3d slotlar, masa oyunları ve jackpot seçenekleri Pragmatic Play, NetEnt, Evo, BetGames.TV gibi firmalar aracılığı ile sunulmaktadır. Canlı casino oyun seçeneklerinde ise kullanıcılara poker, rulet, baccarat ve blackjack oyun imkanları sunulmaktadır. Oyun lobilerinde yer alan VIP ve düzgüsel masalarda üyeler Türk yada yabancı krupiye tercihi ile oyunlarda zaman geçirebilmektedir. Oyun sunucuları ise BetConstruct, Ezugi, Evo, Lucky Streak, Vivo Gaming benzer biçimde kaliteli firmalardan oluşmaktadır.

Milosbet Para Yatırma ve Çekme

Milosbet para yatırma;

Banka havalesi ve EFT ile 100 – 10.000 TL
Papara ile 1 – 10.000 TL
Anında havale ile 1 – 10.000 TL
CepBank ile 1 – 10.000 TL
EcoPayz ile 20 – 10.000 TL
CMT ile 1 – 10.000 TL aralığında yatırım yapabilirsiniz.
Milosbet para çekme;

Banka havalesi ile en az 100 en çok 10.000 TL
Papara ile en az 1 en fazla 10.000 TL
Kripto paralar ile en az 100 en fazlaca 10.000 TL
EcoPayz ile en az 100 en fazla 10.000 TL çekim yapabilirsiniz.
Para çekimi için belirlenen tek kaide üyelerin yalnızca kendi hesapları adına çekim yapabilmesidir.

Milosbet Bonusları

Siteye üye olan her insana 25 TL deneme bonusu hediye!

Casino oyunlarında yapacağınız ilk yatırım işlemine özel olarak 1500 TL’ye kadar hoşgeldin bonusu alabilirsiniz.
Papara ve CepBank yöntemlerini kullanarak tek seferde en az 50 TL yatırım yapın %50 oranında gmeşhurk para yatırım bonusu elde etmeye hak kazanın.
Minimum 50 TL meblağında yatırım yaparak herhangi bir çevrim koşyüce olmadan %20 oranında çevrimsiz bonus elde edebilirsiniz. Sadece kredi kartı ile meydana getirilen yatırımlar geçersiz sayılmaktadır.
Tüm yatırım yöntemlerini kullanarak 50 TL meblağında yatırım yapın ve slot oyunları için çevrim şartsız %20 bonustan faydalanın.
Platforma arkadaşlarınızı çağrı ettiğiniz zaman site sizlere sürpriz bonuslar da vermektedir. Arkadaşlarınızın yapacağı 500 TL’den düşük yatırımlar için 20 TL, 500 TL üzeri yatırımlar için 50 TL kazanç elde edebileceksiniz. deneme bonusu
Milosbet bonuslarını genel bonus kuralları gereğince çevrim şartlarına doğal olarak tuttuktan sonra nakit olarak da çekebileceksiniz.
submitted by volvobet to u/volvobet [link] [comments]


2020.05.12 17:58 bipobat Dolar neden yükseliyor? Swap ne? Temel ekonomi.

Son postlarda ekonomiye ilgi yükselmiş bir şeyi savunurken neden bahsettiğinizi bilin diye, Ekonomi 101 düzeyinde, akademik temelde ama kavramlara boğulmadan birkaç şeyi yazacağım. Turkey subredditine yazacaktım ama orası çomar ve andaval dolu olduğu için orada sinirleniyorum, burada en azından gençlerin bilgisi olsun, tartışırken neden bahsettiğinizi bilin istedim. Yazının tamamını okumuyorsanız lütfen bulandırmayın.
Şimdi dolar Türkiye örneğinde birbiri ile ilişkili hatta iç içe geçmiş 5 nedenden yükseliyor; kötü yönetim, imaj sorunu, rezerv sorunu, üretim eksikliği, faiz manipülasyonu. Kötü yönetim bunların temelini oluşturuyor, yanlış yönetici seçimi, devlet garantili projeler, dolaylı borçlanma, doğrudan borçlanma, ederinin altında rant, üreticinin desteklenmemesi gibi çoğaltılabilecek birçok neden var. Ancak bence bunların arasında üçü çok kritik. Yanlış yönetici seçimi malumunuz, bu konulara girmeyeceğim. Dolaylı borçlanma da çok önemli bir mevzu; söz gelimi IMF borçlarını kapattık dediler. Ancak bunun nasıl yapıldığı biraz şaibeli. Türkiye'nin IMF'ye yönelik borçlarını daha yüksek borçlanma faiziyle borç alarak, parçalama, üstlenme ve kompanse etme yolu ile ödediği düşünülüyor. Yani başka yerlerden daha ağır şartlarda borçlanarak, birden fazla yabancı ve yerli özel şirkete garantiler yolu ile bu borcun ödenmiş olması en olası çözümler. Üçüncü olarak ise devlet garantili projeler Türkiye'ye her yıl artan bir hazine gideri yaratıyor. Bunun liberallik ya da neoliberallik ile ilgisi olmadığını belirteyim. Böyle bir özel sermaye iştiraki örneği çok sık görülmüyor. Peki devlet neden bu yolla iştiraklere ihale veriyor derseniz buradan sonrası imaj sorunu ile ilgili.
Şimdi bir ülke için sokak ağzıyla 3 yatırımcı türünden bahsedebiliriz; devlet, iç yatırımcı ve yabancı yatırımcı. Bunların arasında, bizim gibi ülkeler açısından en çok değer getiren ise yabancı yatırımcı. Çünkü döviz taşıyorlar ve iç yatırımcı ya da devletin kalkışamayacağı kadar büyük hacimlerde yatırım potansiyelleri var. Fakat bu yatırımcıların gelmesi için ülke imajı çok önemli. Hukuk, özgürlük, geri ödeme süresi beklentisi vb. nedenler bu yatırımcıların dikkate aldığı şeyler. Öyle ki yabancı yatırımcı Türkiye ile anlaşma yaparken başka ülkelerin şartları ile sözleşmeler hazırlıyor. Var olan hükümet de hazine ödeme garantili ihaleleri hem içerideki yandaşa yaranmak hem de Türkiye'ye yatırım yapmaya gönüllü olmayan yabancı yatırımcıyı çekmek adına yapıyor. Bu ikisi birbirini dengeler, hem ben mangırıma bakarım hem de ülke batmaz gibi bir düşünceleri olduğunu düşünmek mümkün. Ancak hem yatırımların inşaat sektörü ile ilgili yol, köprü vb. alanlarda sıkışması, hem halkın yeni yatırımı karşılayacak talebinin gelişmeyişi hazineye bindirilen yükü arttırıyor. Hazineye yük bindikçe de rezerv sorunu baş gösteriyor.
Türkiye'nin rezerv parası dolar, borç-harç, ihracat-ithalat hepsi dolar üzerinden. Ama bu Türkiye'ye özgü değil sadece. Dünya'da önde gelen, Rusya ve kısmi olarak Çin hariç neredeyse her ülke de parasını dolar karşılığına göre değerlendiriyor. Doların rezerv ve karşılık para olması tarihi bir mevzu talep olursa anlatırım, şimdi geçiyorum. Türkiye borçları olan bir ülke ve kısa vadede ödenmesi gereken borç miktarı 165-170 milyar dolar civarında, kasada ise ortalama net 25-35 milyar bandında dolar mevcut. Şimdi dönem geldiğinde bu borçları ödeyemezseniz 3 seçeneğiniz var; borcu yapılandırma, başka yerden borç bulma ve swap anlaşması. Swap ne derseniz örnekle anlatayım; Türkiye'nin gidip ABD'den belirli bir miktar dolar istemesi ve karşılığında TL takas etmesi. Ama ABD neden TL alsın ki, bunun ona ne yararı var? Zaten ABD o swapi TL için kabul etmiyor. Swap anlaşmaları içeriğinde keş para harici garantiler, gelecek dönem alışveriş anlaşmaları, siyasi mutabakatlar vs. barındırıyor. Türkiye'nin borç bulabileceği yabancı ülkelerden bağımsız iki yer var; IMF ve WBG. Ancak bu ikisi de ben sana borç verirsem bana bu parayı geri ödemeni garanti altına almak isterim, attığın adımları denetlerim, öyle lüks harcama, yandaş kayırma yapamazsın, diyor. Bu da iktidarın işine gelmediği için bankadan kredi çekmek varken tefeciye gidiyor. Bu durumda bir swap akışı sağlansa dahi piyasada sadece kısa süreli bir rahatlama olacağı aşikar. Erken seçim ihtimalini de değerlendirmek gerekli o yüzden. Bunu ayrıca konuşuruz.
Ülkenin borcu var, dış yatırımcı gelmiyor, swap şartları ağır, doğal olarak TL değer kaybediyor. Bir de hazinenin açığını kapatmak adına yabancı yatırımcıdan ve ihracattan umut kesildikçe vergiler arttırılıyor. Özellikle üretimde ithal ham madde kullananlar veya distribütörler ürünlere gelen zamları halka yansıtıyor. Üreticinin desteklenmediği gerçeği de buna eklenince ürünlerin ikamesi bulunamıyor. Bu durumda yüksek fiyatlı ve yurtdışı menşeli ürünler ile rekabet edebilecek lokal ikame ürünlerden de bahsedilemiyor. Tarım ve hayvancılıktan gelen ihracat geliri de son yıllara bizim açımızdan sekteye uğradı, tam tersine biz almaya başladık. Dış ticaret açığını kendiniz araştırırsınız, uzatmayacağım. Artan fiyatlar karşısında tüketim, paranın alım gücüne bağlı olarak düşüyor. Çünkü dolar olarak gelen bovling topunu, TL cinsinden raketle karşılamaya çalışıyorsunuz. Haliyle direnç kırılıyor. Biz paranın alım gücünün bu şekilde düşük ve kırılgan olmasına enflasyon diyoruz. Enflasyon aynı zamanda iç üretimin, dış kaynaklı ürün bazlı tüketimi karşılayamaması ile de gelişiyor. Yani bir ürün var, bu ürünü siz yeterince üretmiyorsunuz ve dışarıdan kompanse etmek durumunda kalıyorsunuz ve fiyatlar yükseliyor. Bu nedenle enflasyon yüksek olduğunda faizler de yükselir ki, çok basit ifadeyle, insanlar tüketmesin, paralarını yatırım olarak değerlendirilebilecek aracı kurumlara (bankalar) emanet etsin, ben de devlet olarak hem bu üretim açığını kapatayım bu süreçte hem de işlenen para sermaye ekonomisini beslesin. Ancak biz geçtiğimiz aylarda faizleri zorla düşürdük ve enflasyonun da bunun yansıması ile düşmesini bekledik. Maliyet enflasyonu açısından bir sorun olduğunda bu seçenek değerlendirilebilse de Türkiye örnek olayında doğru bir adım değildi. Kafadaki plan; faiz düşsün, insanlar parasını bankada tutmasın, ben de enflasyonla topyekun mücadele kampanyası başlatayım, o paralar piyasaya aksın ve alım gücü kendini dengelesin ya da kredi çekilsin, girişim yapılsın, böylece iç üretim artarsa belki dışa bağımlılığı kırpar parayı içeride tutabiliriz. Ama öyle olmadı insanlar ekonominin gidişatına güvenmediği için paralarını altın, dolar, avro gibi başka yatırım araçları ile pasif olarak değerlendirdiler. Bu nedenle aranan kan yine bulunamadı. Sonrası malum fiyatlar %25 bandında artarken açıklanan %10-15 aralığında enflasyonlar ve neredeyse enflasyonun yarısına gelecek %8-9 aralığında reel faiz hadleri, artan fiyatlar, vergiler ve henüz görmediğimiz niceleri.
Peki ne olacak? Böyle bir ortamda akıllı insanlar tüketimlerini oldukça azaltacak. Yabancı para ve değerli taşlara yatırım artarak devam edecek. Korona ile iyice düşen tüketim, muhtemelen bir süre toparlanamayacak. Benim de size önerim şu aralar acil bir ihtiyacınız yoksa, kur yükseliyor hemen alayım dediğiniz çok önemli bir ürün yoksa harcamalarınızı kısıtlayın. Muhtemelen daha en kötüsünü görmedik. Bakın bu yazıda salgına pek değinmedim. Çünkü salgın süreci hızlandırdı sadece, Türkiye yokuş aşağı freni patlamış gidiyordu, salgın hızını arttırdı.
Burada yazdığım şeyler temel nedenlere dayalı. Daha derinlemesine anlatmak istesem zaten makale yazarım. O nedenle zırt çalışmasında şöyle spesifik bir durumda zort olmuş gibi saçmalıklarla lütfen gelmeyin. Atladığım nedenler ya da aklıma gelmeyip eklemediğim şeyleri herkesin anlayabileceği şekilde yazın.
submitted by bipobat to KGBTR [link] [comments]


2020.04.04 22:45 Hydra_11 perabet269 / perabet 269 - Perabet Yeni Giriş Adresi

perabet269 / perabet 269 - Perabet Yeni Giriş Adresi
PERABET GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ
perabet 269 bahis sitesi kullanıcıları canlı bahislerde karşılaşma boyunca değişen oranlarla maçın gidişatına göre en doğru tahminleri yapabilmektedir. perabet269 bahis sitesinde yer alan ödeme seçenekleri bahis severlere geniş tercih seçenekleri vermekte ve bahis severler; Astropay, Ecopayz, Akbank referans kodu ile para yatırma, QR kod ile para yatırma gibi yöntemlerden yararlanabilmektedir. Site içerisinde bir sorun yaşanması dâhilinde ulaşılabilecek, uzman çalışanları ile hizmet vermekte olan 7/24 canlı yardım hattı hizmeti bulunmaktadır.
Yeni üye olacak veya üye olmak isteyen kullanıcılara, free deneme bonusu verilmektedir. perabet269 bahis sitesicasino oyunları için kullandığı farklı sağlayıcılar ile bu alandaki çeşitliliğinde de en az spor bahisleri kadar iddialıdır. Sitenin en popüler bahis seçenekleri; Canlı, Spor, Casino, Tombala, Sanal Sporlar ve Canlı Casino ‘dur.
https://preview.redd.it/9ksx8oda5vq41.png?width=1713&format=png&auto=webp&s=5a094cb8104f5d6878689236ef3a2dca5adda03f
Bununla beraber bahis severler de kazanç elde etmek adına bahis sitelerine başvurmakta, almış olduğu hizmetlerden de memnun kalmaktadır. Bahis tutkunlar perabet269 bonuslarını farklı avantajlar altında kullanabilmektedir. Dolayısı ile de şirkete üye olabilmek için güncellenen giriş adresi aracılığı ile ana sayfaya kolayca erişebilir ve bu sayede de üyelik aşaması için panele giriş yaparak kişisel bilgileriniz ve diğer iletişim bilgileriniz ile kolayca bir hesap açabilirsiniz. Bet severlere online bahis sektöründe çeşitli kolaylıklar sağlayan perabet269 bahis sitesi, son günlerin en gözde sitelerinden bir tanesi olarak karşımıza çıkmaktadır.
perabet 269 üyelik açmak isteyen kullanıcılar, kısa ve basit yollarla işlemlerini yapabilmektedir. Bet severlerin kolay bir şekilde yatırımlarını yapmaları amacı ile kullanmakta olduğu Ecopayz, Astropay, Cepbank, QR Kodu, Akbank Referans Kodu ve kredi kartı gibi ödeme metotları sayesinde, hem güvenli hem de hızlı bir şekilde para yatırma ve çekme işlemleri gerçekleştirilebilmektedir. Uluslararası platformda uzun süredir hizmet veren ve lisansa sahip olan perabet 269 bahis sitesi, bu sektörde en iyiler arasında yerini almış durumdadır. Bahis sitesinde kart oyunları, masa oyunları, zarlı ve taşlı oyunlar oldukça kolay kullanım şekli ile birlikte sunulmaktadır. Bet severler tarafından güvenilen bu bahis sitesinin sunduğu hizmetlerden faydalanmak da oldukça kolaydır.
PERABET YENİ ADRESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 325, 326, 327, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 407, 408, 409, 410, 411, 412, 413, 414, 415, 416, 417, 418, 419, 420, 421, 422, 423, 424, 425, 426, 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433, 434, 435, 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 443, 444, 445, 446, 447, 448, 449, 450, 451, 452, 453, 454, 455, 456, 457, 458, 459, 460, 461, 462, 463, 464, 465, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484, 485, 486, 487, 488, 489, 490, 491, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498, 499, 500, 501, 502, 503, 504, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 514, 515, 516, 517, 518, 519, 520, 521, 522, 523, 524, 525, 526, 527, 528, 529, 530, 531, 532, 533, 534, 535, 536, 537, 538, 539, 540, 541, 542, 543, 544, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 551, 552, 553, 554, 555, 556, 557, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574, 575, 576, 577, 578, 579, 580, 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 593, 594, 595, 596, 597, 598, 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607, 608, 609, 610, 611, 612, 613, 614, 615, 616, 617, 618, 619, 620, 621, 622, 623, 624, 625, 626, 627, 628, 629, 630, 631, 632, 633, 634, 635, 636, 637, 638, 639, 640, 641, 642, 643, 644, 645, 646, 647, 648, 649, 650, 651, 652, 653, 654, 655, 656, 657, 658, 659, 660, 661, 662, 663, 664, 665, 666, 667, 668, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675, 676, 677, 678, 679, 680, 681, 682, 683, 684, 685, 686, 687, 688, 689, 690, 691, 692, 693, 694, 695, 696, 697, 698, 699, 700, 701, 702, 703, 704, 705, 706, 707, 708, 709, 710, 711, 712, 713, 714, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 728, 729, 730, 731, 732, 733, 734, 735, 736, 737, 738, 739, 740, 741, 742, 743, 744, 745, 746, 747, 748, 749, 750, 751, 752, 753, 754, 755, 756, 757, 758, 759, 760, 761, 762, 763, 764, 765, 766, 767, 768, 769, 770, 771, 772, 773, 774, 775, 776, 777, 778, 779, 780, 781, 782, 783, 784, 785, 786, 787, 788, 789, 790, 791, 792, 793, 794, 795, 796, 797, 798, 799, 800, 801, 802, 803, 804, 805, 806, 807, 808, 809, 810, 811, 812, 813, 814, 815, 816, 817, 818, 819, 820, 821, 822, 823, 824, 825, 826, 827, 828, 829, 830, 831, 832, 833, 834, 835, 836, 837, 838, 839, 840, 841, 842, 843, 844, 845, 846, 847, 848, 849, 850, 851, 852, 853, 854, 855, 856, 857, 858, 859, 860, 861, 862, 863, 864, 865, 866, 867, 868, 869, 870, 871, 872, 873, 874, 875, 876, 877, 878, 879, 880, 881, 882, 883, 884, 885, 886, 887, 888, 889, 890, 891, 892, 893, 894, 895, 896, 897, 898, 899, 900, 901, 902, 903, 904, 905, 906, 907, 908, 909, 910, 911, 912, 913, 914, 915, 916, 917, 918, 919, 920, 921, 922, 923, 924, 925, 926, 927, 928, 929, 930, 931, 932, 933, 934, 935, 936, 937, 938, 939, 940, 941, 942, 943, 944, 945, 946, 947, 948, 949, 950, 951, 952, 953, 954, 955, 956, 957, 958, 959, 960, 961, 962, 963, 964, 965, 966, 967, 968, 969, 970, 971, 972, 973, 974, 975, 976, 977, 978, 979, 980, 981, 982, 983, 984, 985, 986, 987, 988, 989, 990, 991, 992, 993, 994, 995, 996, 997, 998, 999
submitted by Hydra_11 to u/Hydra_11 [link] [comments]


2020.03.22 10:50 emrecann150 Google Sıralama Kriteri Tam 69 Liste

[caption id="attachment_846" align="alignnone" width="275"]📷 Google sıralama kriterleri[/caption]
Size bu SEO kriterlerini sağladım ve tam bir liste hazırladım.
Bu SEO kriterlerinden bazıları test edilmiştir, diğerleri tartışmalı konulardır ve bazıları sözde SEO uzmanları tarafından yapılan spekülasyonlardır.
Bu Google SEO kriterlerini ve tüm sıralama faktörlerini gözden geçireceğim, neyin doğru neyin yanlış olduğunu açıklamaya çalışacağım ve karar vermenize izin vereceğim.
Hangisinin gerçek hangisinin yanlış olduğuna karar verebilmek için SEO performansınızı artırmak için bu listedeki 50 tane faktörün tamamını Google açıklamalarıyla birleştirdik.
Bu liste Google'ın SEO ölçütlerini ve sıralamayı etkileyen faktörleri göstermek için yazılmıştır

Alan adı düzeyinde SEO ölçütleri.

1) Alan adının yaşı
Alanın yaşını SEO ölçütü olarak kullanın, yani sıralama faktörü, ancak bu düşündüğünüz kadar önemli değil.
2) Anahtar kelime alan adındadır: bunun her zaman büyük bir etkisi yoktur. Ancak, alan adındaki bir anahtar kelime, web siteniz ve anahtar kelime arasındaki alaka düzeyini gösterir.
3) Alan adındaki ilk anahtar kelime olarak bir anahtar kelimeye sahip olmak: Reklamı yapılacak anahtar kelimeyle başlayan bir alan adı, alan adında (veya içindeki bir anahtar kelimeye sahip olmayan web sitelerinden daha güçlüdür) alanın ortası veya sonu).
4) Alan yılı süresi
5) Alt alanda anahtar kelime - Moz'un uzman paneli, alt alanda görüntülenen anahtar kelimenin sıralamasını artırabileceğinizi kabul eder.
6) Alan adı geçmişi: Geçici olarak sahip olunan veya birden çok kez kullanılan bir web sitesi Google'a web sitesinin geçmişini sıfırlamasını ve alanla ilgili bağlantıları reddetmesini söyleyebilir. Bazı durumlarda, cezalandırılmış bir alan yeni sahibinin cezasını ödeyebilir.
7) Tam eşleme alanı: tam anahtar kelimeyle eşleşen alan adı size büyük bir avantaj sağlayabilir.
Bununla birlikte, seo.com gibi bir alan adınız varsa ancak doğru SEO bilgileri sağlamazsanız ve istatistikleriniz düşükse, bu sizin için bir dezavantaj olabilir.
8) Genel ve Özel Whois: Özel Whois bilgileri "bir şeyin gizlendiğini" gösterebilir.
9) Whois Sahibi Cezalandırıldı: Google spam gönderenin kimliğini tespit ederse, bu kişinin diğer web siteleri taranır ve bu da olumsuz bir etkisi olabilir. 8. madde bunun için önem kazanmakta ve bu da onun sıralamasını etkilemektedir.
10) Ülke TLD Uzantısı: Bir ülke kodu etki alanı (.tr .cn. Pt. Ca) eklenmişse, bu ülke için site sıralamasını iyileştirebilir. Ancak, bu web sitesi genel sınıflandırmayı kısıtlayabilir.

Sayfadaki SEO ölçütleri

11) Başlık etiketindeki anahtar kelime: Başlık etiketi artık eskisi kadar önemli olmasa da, yine de sayfada önemli bir SEO sinyali.
12) Başlıkları anahtar kelimeyle başlatın: Moz bloğunda yazılanlara bakarsak, kalifiye etmek istediğiniz anahtar kelimeyle başlayan başlıklar, anahtar kelimenin başlığın sonunda olduğu sayfalardan daha iyi çalışır
13) Meta açıklamasındaki anahtar kelime: Google, meta açıklamayı doğrudan SEO ölçütlerinin altına yerleştirmez ve bir sıralama faktörü olarak saymaz.
Bununla birlikte, meta etiketin doğru yazılması ve anahtar kelimeyle birlikte önemli bir sınıflandırma faktörü olan T.O. (Tıklama oranı).
14) H1 etiketindeki anahtar kelime: H1 etiketleri, sayfanın ne hakkında olduğunu belirten ana faktörlerden biridir.
Google, başlık etiketini içeriğinize atar ve hem içeriğin hem de sayfanın ve bazen de tüm web sitesinin konusuna karar verir.
15) TF-IDF: "Bir makalede belirli bir kelime ne sıklıkla görünür?" Bu, uygunluğun iyi bir işaretidir. Anahtar kelime bir web sayfasında ne kadar sık ​​görünürse, sayfanın hedef anahtar kelime olma olasılığı o kadar yüksektir.
Ancak, bu sorun yanlış kullanılmamalıdır. Anahtar kelime yoğunluğu ölçümleriyle doğal sayfaları tercih edin.
Tamamen anahtar kelimelerle dolu bir sayfa, Google'ı sıralamak yerine cezalandırılmanıza neden olabilir.
Google, TF-IDF'nin bir sonraki sürümünü kullanıyor olabilir.
16) İçerik uzunluğu: daha fazla anahtar kelime içeren içerik daha fazla bilgi içerir. Bu, hem Google algoritmanızı hem de sıralamanızı doğrudan etkileyen olumlu bir SEO ölçütüdür.
SEO kriterlerinin yakın tarihli bir çalışması, içeriğin uzunluğunun SERP konumu ile ilişkili olduğunu buldu.
17) İçindekiler: Her bir sayfaya bir içindekiler tablosu bağlıysa, Google sayfanın konusunu daha iyi anlayabilir.
Sitedeki bağlantılar da buna neden olabilir.
İçeriğinizde içindekiler bölümünü kullandığınızdan emin olmalısınız.
18) Anahtar kelime yoğunluğu: Google bunu bir web sitesinin ve sayfanın temasını belirlemek için kullanabilir.
19) Gizli Anahtar Kelimeler (Gizli Semantik Dizinleme) - Gizli semantik dizinleme anahtar kelimeleri, arama motorlarının içerikle alaka ve anlam çıkarmasına yardımcı olur.
20) Başlık ve meta etiketlerdeki LSI anahtar kelimeleri: Sayfa içeriğinde olduğu gibi, sayfa meta açıklamalarındaki gizli anlamsal dizin dizin anahtar kelimeleri Google'ın birden fazla kelimeye sahip kelimeler arasındaki farkı anlamasına yardımcı olabilir anlamına gelir.
Aynı zamanda alaka belirtisi olarak da kullanılabilir.
21) Sayfa Kapsamı ve Konu Derinliği: Konu kapağının derinliği ile Google sıralaması arasında bir ilişki olduğu bilinmektedir.
Bu nedenle, yalnızca bir kelime içeren sayfalar genellikle kısadır.
Ancak, konuyu ayrıntılı olarak kapsayan sayfalar uzatılır ve daha iyi sıralanır.
Ayrıca bu LSI'den daha iyi yararlanmanıza ve daha iyi bir puan almanıza yardımcı olur.
22) Sayfa yükleme hızı: Hem Google hem de Bing, sayfalarının hızını iyi bir SEO ölçütü ve sıralama faktörü olarak kullanır.
Arama motoru robotları, sayfanın HTML kodunu kullanarak web sitesinin hızını tahmin edebilir ve bir sıralama faktörü olarak kullanabilir.
23) Chrome üzerinden sayfa yükleme hızı: Google, sayfa yükleme hızını daha gerçekçi bir şekilde izlemek için Chrome kullanıcı verilerini de kullanır.
Bu şekilde, bir web sitesinin gerçek hayatta kullanıcılara ne kadar hızlı yüklendiğini ve sonuçlara ne kadar hızlı ulaşabileceklerini ölçerler.
24) AMP kullanımı: Doğrudan Google sıralama faktörü olmamasına rağmen, AMP kullanımı Google Haberler Vitrini'nde ve mobil sürümde sıralamanın iyi bir göstergesi olabilir.
25) Varlık eşleşmesi: bir sayfanın içeriği aradığı "varlık" ile eşleşiyor mu?
Bu sayfa daha doğrudan kullanıcı aramasıyla mı ilgili?
Bu durumda, bu sayfa bu anahtar kelimenin sıralamasında bir artış sunabilir.
26) Google Hummingbird: önemli bir algoritma değişikliğidir.
Google'ın anahtar kelimelerin ötesine geçmesine yardımcı olun.
27) İçeriği Kopyala / Çoğalt: Aynı web sitesindeki veya farklı bir web sitesindeki içerik biraz değişmiş olsa bile, bu bir web sitesinin arama motoru sıralamasını etkileyebilir.
Dikkatli olmak faydalıdır. Daha fazla bilgi için buraya tıklayın.
28) Rel = Standart: Doğru kullanıldığında, Standart etiketi kullanmak Google'ın web sitenizi yinelenen içerik nedeniyle cezalandırmasını engelleyebilir.
29) Görüntü optimizasyonu: Resimler, arama motorları, dosya adı, alt metin, başlık, açıklama ve başlık aracılığıyla önemli sıralama sinyalleri gönderir.
Daha fazla bilgi için Google makalesine bakın.
30) İçerik yeniliği: Google kafe güncellemesi, özellikle akış süresi aramaları için yakın zamanda yayınlanan veya güncellenen içeriği vurgular.
Bu kriterin önemini vurgulamak için Google, kullanıcıya belirli sayfaların son güncelleme tarihini gösterir.
31) İçerik güncellemelerinin boyutu: düzenlemeler ve değişiklikler önemlidir ve aynı zamanda inovasyon faktörleri olarak da hareket eder.
Tüm bölümler için yeni yorumlar eklemek veya kaldırmak, bazı kelimelerin sırasını değiştirmek veya bir yazım hatasını düzeltmekten daha önemlidir ve sıralamanız üzerinde olumlu bir etkisi olabilir.
32) Önceki sayfaları güncelleme: Sayfa belirli bir zamanda ne sıklıkta güncellendi?
Günlük, haftalık, aylık veya 5 yılda bir mi? Sık sık sayfa güncellemeleri de her zaman olumlu olmayan sıralamada önemli bir rol oynar.
33) Anahtar kelimenin anlamı: bir anahtar kelimenin bir sayfanın içeriğinin ilk 100 kelimesinde veya en üst% 10'unda görünmesi, Google aramasıyla alakalı bir işaret olarak gösterilebilir.
34) H2, H3 etiketlerindeki anahtar kelimeler: Anahtar kelimenin H2 veya H3 biçiminde bir altyazı olarak görünmesi başka bir korelasyon sinyali olabilir ve içerik sırası üzerinde olumlu bir etkisi olabilir.
35) Çıktı kalitesi: Birçok SEO uzmanı, devlet web sitelerine bağlanmanın Google'a güven sinyalleri göndermeye yardımcı olduğuna inanmaktadır. Bu boş bir argüman değil. Şaşırdın mı
36) Giden kişiler için konu: Hilltop algoritmasına göre Google, sağladığı bağlantı sayfalarının içeriğini ilişki düzeyinde bir sinyal olarak kullanabilir.
37) Dilbilgisi ve Yazım Denetimi - Doğru dilbilgisi ve yazım kalitesi iyi işaretlerdir, ancak Cutts birkaç yıl önce önemli mesajlar olup olmadıkları hakkında karışık mesajlar verdi.
38) İçeriğin özgünlüğü: Sayfanın içeriği orijinal mi?
Dizine alınmış bir sayfadan alıntılanır veya kopyalanırsa, düşük sıralamaya veya hiç dizine eklenmemesine neden olabilir.
39) Mobil uyumlu site güncellemeleri: "Mobilegeddon" adı verilen bu güncelleme ile mobil uyumlu olmayan sitelerden çok daha yüksektir.
Mobile First, çok önemli bir sıralama faktörüdür ve SEO kriterlerinde önemli bir rol oynar.
Günümüzde, mobil cihazlarla uyumlu olmayan ilk sayfa kümesi hayal kırıklığına uğramıştır.
40) Mobil cihazlar için kullanım kolaylığı: Mobil kullanıcıların zorluk çekmediği web siteleri, Google "Önce Mobil" dizininde iyi bir avantaj sağlayabilir.
41) Mobil cihazlarda "Gizli" içerik: Mobil cihazlardaki gizli içerik dizine eklenemez, düşük bir orana sahip olamaz veya tamamen görünür içeriğin altına yerleştirilemez.
Ancak, bir Google çalışanı son araştırmasında gizli içeriğe izin verildiğini söyledi.
42) Yararlı "tamamlayıcı içerik": Google Rater Yönergeleri üzerinde yapılan halka açık bir araştırmaya göre, tamamlayıcı içerik, bir sayfanın kalitesini (ve dolayısıyla Google sıralamasını) iyileştirmek için iyi bir sinyal sağlar.
Buna örnek olarak para birimi dönüştürücüler, kredi faiz dönüştürücüler ve talimatlar için ek içerik verilebilir.
43) Sekmelerin arkasında gizlenen içerik: Kullanıcıların, içeriğinin bir bölümünü görmek için bir sekmeyi tıklayıp tıklamayacakları sorusuna yanıt olarak Google, bu içeriğin "dizine eklenemeyeceğini" belirtti.
Kullanıcı arayüzü bu konuda çok önemli bir yer tutar.
44) Giden bağlantı sayısı: Giden dofollow bağlantılarının sayısı çok yüksekse, ortalama bağlantı çıktısı PageRank'inizi ve bu sayfanın sıralamasını etkileyebilir. Ancak, Facebook ve Google gibi yetkili web siteleri varsa bu web siteleri etkilenmez. Örneğin, bu sayfada 100'den fazla dofollow bağlantısı görüntülenir.
45) Multimedya: görüntüler, videolar ve diğer multimedya elemanları içeriğin kalitesi için bir sinyal görevi görebilir.
46) İç bağlantı sayısı: bir sayfaya yüksek sayıda iç bağlantı, bunun web sitesindeki diğer sayfalardan daha önemli olduğunu ve sıralaması üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabileceğini gösterir (daha fazla iç bağlantı = önemlilik işareti).
47) Bir sayfaya atıfta bulunan dahili bağlantıların kalitesi: alan adındaki yetkili sayfaların dahili bağlantılarının sıralaması olmayan veya düşük sayfalardan daha güçlü bir etkisi vardır.
En üst sırada yer alan sayfanızdaki yeni içeriğe bağlantılar yeni içeriği canlandırabilir.
48) Bozuk bağlantılar: Bir sayfada çok fazla kopuk bağlantı, terk edilmiş veya terk edilmiş bir sitenin işareti olabilir.
Google Rater Yönergeleri Dokümanına göre, bozuk bağlantıların sayısı bir sayfanın kalitesini değerlendirmek için kullanılabilir.
49) Okunabilirlik seviyesi: Hiç kimse Google'ın web sitelerinin okunabilirliğini öngördüğünü bilmiyor ve onlara büyük önem veriyor.
Google size okunabilirlik istatistikleri de sağlar.
Ancak, bu bilgilerle yaptıkları tartışmaya açıktır.
Bazı SEO uzmanları, daha geniş bir kitleye hitap edeceğine inandıkları için temel bir okuma seviyesinin daha iyi puanladığı fikrini savunuyorlar.
Bununla birlikte, diğer bölüm, temel bir okuma seviyesinin makaleyi birçok kişiye getireceğini varsaymaktadır, ancak bu ilgili kişileri yakalamak daha zor olacaktır.
50) Satış Ortağı Bağlantıları: Satış ortağı bağlantılarının sıralamanıza zarar vermesi olası değildir.
Ancak, çok fazla bağlantı varsa, Google algoritması, "basit bir satış ortağı sitesi" olmadığından emin olmak için diğer kalite sinyallerine daha fazla dikkat edebilir.
51) HTML Hataları / W3C Doğrulaması: Çok fazla HTML hatası veya zayıf ve basit kodlama, düşük kaliteli bir web sitesinin işaretidir.
Her ne kadar son derece tartışmalı olsa da, birçok SEO uzmanı iyi Google kodlu bir sayfa için kalite sinyali olarak kullanıldığını düşünmektedir.
52) Alan adı otoritesi: Her şey aynı olmasına rağmen, yüksek otoriteye sahip bir alan tarafından yayınlanan bir makale, daha az otoriteye sahip bir alandaki bir sayfadan daha yüksektir.
53) Sayfanın sırası: Mükemmel bir ilişki olmamasına rağmen, çok fazla yetkiye sahip olan sayfalar, aşağıya bağlantı kurma veya üste ulaşma yetkisi fazla olmayan sayfaları zorlamak için daha güçlüdür.
54) URL uzunluğu - Çok uzun bir URL yapısı, bir web sitesinin arama motorunun görünürlüğünü etkileyebilir.
Aslında, çeşitli SEO ajansları, kısa URL'lerin Google arama sonuçlarında daha iyi çalıştığını göstermektedir.
55) URL Yolu: Ana sayfanın URL'sine daha yakın olan bir web sitesi, bir web sitesinin daha derin bir mimarisine sahip sayfalardan daha yetkili olarak kabul edilebilir.
56) İnsan yayıncıları: Google, hiçbir zaman tam olarak onaylanmamış olsa bile, gerçek yayıncıların Google'ın arama sonuçlarını etkilemek için kullanabileceği bir sistem için bir patent kaydettirmiştir.
Bu, bir sayfa yazan kişinin gerçek bir kişi olması ve daha önce ilgili makaleleri yazan kişinin bile makale sıralamasında bir etkisi olmuştur.
57) Sayfa kategorisi: sayfanın veya yayının kategorisi alaka düzeyidir.
İlişkili bir kategorinin parçası olan bir sayfa, alakasız bir kategorideki açık bir sayfaya kıyasla alaka düzeyini artırabilir.
Bu ayrıca harici bağlantılarda size yardımcı olur. SEO kategorisine eklediğiniz SEO bağlantı metni ile bağlantıları takip ederseniz, SEO ile ilgili sayfaların otoritesi de artacaktır.
58) WordPress etiketleri: etiketler, faiz oranlarına WordPress'e belirli sinyaller verir
59) URL'deki anahtar kelime: başka bir uygunluk işareti.
Bir Google çalışanı kısa süre önce bunun "çok küçük bir sıralama faktörü" olduğunu bildirdi ancak yine de bir sıralama faktörü olarak kabul ediliyor.
60) URL yapısı: URL dizesindeki kategoriler Google algoritması tarafından okunur ve sayfanın konusuyla ilgili tematik bir sıralama sinyali verebilir.
Bunun, tıklama oranını artırdığı ve sayfa hakkında Google'a bilgi verdiği için sıralama üzerinde olumlu bir etkisi vardır.
61) Referans ve kaynak: araştırma makalelerinde olduğu gibi, referanslara ve kaynaklara atıfta bulunmak kalitenin bir işareti olabilir.
Google'ın kalite yönergeleri, kullanıcıların belirli sayfaları görüntülerken kaynakları ve referansları araması gerektiğini belirtir. "Bu deneyim gerektiren ve önemli kaynakların önemli olduğu bir sorundur ..."
Bu nedenle, kullandığınız veya alıntı yaptığınız kaynağa bağlantı vermek önemlidir. Ancak Google, harici bağlantıların bir sıralama sinyali olarak kullanıldığını reddeder.
62) Madde işaretleri ve numaralı listeler: Madde işaretleri ve numaralı listeler daha net bir görüntü sağlar ve okuyucunun okuması daha kolaydır.
Google, madde işaretleri ve numaralar içeren ve hatta sıralamayı tercih eden içeriği kabul edecektir.
63) Site Haritası sayfası önceliği: Bir sitemap.xml dosyası aracılığıyla bir sayfaya atanan öncelik sıralamayı etkileyebilir.
Bu bazen XML haritasında bir öncelik olarak kendini gösterir.
64) Çok fazla giden bağlantı:
65) Diğer anahtar kelimelerin sayfa sıralaması sayısı - Sayfa başka birden fazla anahtar kelime için sıralanırsa, Google dahili bir kalite etiketi alabilir.
Bu nedenle, 5-6 sektöre değil, tek bir sektöre odaklanan blogların bu kelimeyi yükseltmek ve daha kolay bir tanıtım elde etmek için daha uygun olduğunu düşünüyorum.
Genel bir blog açmak ve birçok konuda web sitenize trafik almak çok zor olabilir. SEO kriterleri söz konusu olduğunda, bu yeni başlayanlara tavsiye ettiğim birkaç konudan biridir.
66) Sayfa yaşı: Google daha yeni içeriği tercih etse de, düzenli Eski bir sayfa, yenisinden daha iyi olacak şekilde güncellendi. performans gösterebilir.
67) Kullanıcı dostu tasarım:
68) Alan Adı Park Etme: Aralık 2011'deki bir Google güncellemesine göre, park edilmiş alan adlarının arama görünürlüğünü azalttığı bulundu.
69)faydalı içerik
Diger Makalelerime ulaşmak için buraya tıklayınız
submitted by emrecann150 to blogs [link] [comments]


2020.03.08 12:55 Hydra_11 goldenbahis195 / goldenbahis 195 - Goldenbahis Yeni Giriş Adresi

goldenbahis195 / goldenbahis 195 - Goldenbahis Yeni Giriş Adresi
GOLDENBAHİS GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ
Ecopayz, Astropay, Cepbank ve kredi kartı gibi ödeme yöntemlerinin yer almakta olduğu bu bahis sitesinde para yatırma ve çekme işlemleri de oldukça basit bir şekilde gerçekleştirilebilmektedir. Yüksek oranları ile hizmet sağlayan aynı zamanda yüzlerce üyeye sahip olan goldenbahis195 ’e üye olmak ile birlikte kazanç elde etmeniz oldukça mümkün hale gelmiştir. Internet alemi eğlence konusunda da insanlara birçok imkan sağlarken, kazanç elde etme konusunda da hizmet vermekte olan web siteleri bulunmaktadır.
Bundan dolayı canlı casino oyunları için sitelerin tercih edilmesi önerilmektedir. goldenbahis195 bahis sitesinde spor bahislerindeki yüksek oranlar ve farklı casino içerikleri ile kazanmak hem kolay hem de eğlenceli bir hal almıştır. Para yatırma ve çekme seçeneklerinin arasında yer alan QR Kod, Akbank Referans Kodu, Ecopayz, Cepbank, Astropay gibi yöntemlerle goldenbahis 195 bahis sitesinde kolay, güvenilir ve hızlı bir şekilde finansal işlemlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
https://preview.redd.it/5iop1du2ufl41.png?width=1771&format=png&auto=webp&s=edcdb83a2b0e6fd6eb8ff6cb141f16bd3df1b387
Sitelerde bahis oynayan kullanıcılar yatırımları üzerinden olduğu gibi kayıpları veya kazanımları üzerinden bonus elde etmektedir. Firmanın sağladığı güvenlik yapısı kapsamında lisans haricinde genel olarak web güvenlik sertifikaları, ödeme işlemleri dahilinde etkin olan güvenlik yazılımları ve bunun gibi diğer donanımlar aktif bir şekilde karşımıza çıkıyor. Güvenilir bir ortamda bahis oynamak isteyenlerin ilk tercihlerinden olan goldenbahis195 sitesi, kazanç sağlama konusunda son derece etkilidir. Giriş adresi sabit olmadığı için her erişim engellemesi sonrasında farklı bir adres alınmaktadır.
Bet severler goldenbahis195 bahis sitesinde parasal işlemlerini güvenilir yollardan yapabilmekte; Akbank referans kodu ile para yatırma, Astropay, Ecopayz, Cepbank, QR kod ile para yatırma gibi para yatırma seçeneklerini kullanabilmektedir. Kaçak bahis sitelerinin tümünün gerçekleştiremediği kaliteli takım analizleri, goldenbahis195 bahis sitesinde işlerinde uzman kişiler tarafından son mücadelelere göre sürekli olarak güncellenerek yapılmaktadır. Basit, anlaşılır ve şık bir web tasarımına sahip olan bu bahis sitesinde, kullanıcılar hızlıca istedikleri içeriklere ulaşabilmektedir. Hoş geldin bonusu kapsamında kullanıcı, siteye üye olmadan oyun oynayabilmekte ve site hakkında bilgi sahibi olabilmektedir. Bu bahis sitesinde online platformlarda yer alan renkli ve canlı tasarımı, bahis severlerin goldenbahis195 bahis sitesini tercih etme nedenleri arasında yer almaktadır.
GOLDENBAHİS YENİ ADRESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 325, 326, 327, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 407, 408, 409, 410, 411, 412, 413, 414, 415, 416, 417, 418, 419, 420, 421, 422, 423, 424, 425, 426, 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433, 434, 435, 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 443, 444, 445, 446, 447, 448, 449, 450, 451, 452, 453, 454, 455, 456, 457, 458, 459, 460, 461, 462, 463, 464, 465, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484, 485, 486, 487, 488, 489, 490, 491, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498, 499, 500, 501, 502, 503, 504, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 514, 515, 516, 517, 518, 519, 520, 521, 522, 523, 524, 525, 526, 527, 528, 529, 530, 531, 532, 533, 534, 535, 536, 537, 538, 539, 540, 541, 542, 543, 544, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 551, 552, 553, 554, 555, 556, 557, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574, 575, 576, 577, 578, 579, 580, 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 593, 594, 595, 596, 597, 598, 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607, 608, 609, 610, 611, 612, 613, 614, 615, 616, 617, 618, 619, 620, 621, 622, 623, 624, 625, 626, 627, 628, 629, 630, 631, 632, 633, 634, 635, 636, 637, 638, 639, 640, 641, 642, 643, 644, 645, 646, 647, 648, 649, 650, 651, 652, 653, 654, 655, 656, 657, 658, 659, 660, 661, 662, 663, 664, 665, 666, 667, 668, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675, 676, 677, 678, 679, 680, 681, 682, 683, 684, 685, 686, 687, 688, 689, 690, 691, 692, 693, 694, 695, 696, 697, 698, 699, 700, 701, 702, 703, 704, 705, 706, 707, 708, 709, 710, 711, 712, 713, 714, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 728, 729, 730, 731, 732, 733, 734, 735, 736, 737, 738, 739, 740, 741, 742, 743, 744, 745, 746, 747, 748, 749, 750, 751, 752, 753, 754, 755, 756, 757, 758, 759, 760, 761, 762, 763, 764, 765, 766, 767, 768, 769, 770, 771, 772, 773, 774, 775, 776, 777, 778, 779, 780, 781, 782, 783, 784, 785, 786, 787, 788, 789, 790, 791, 792, 793, 794, 795, 796, 797, 798, 799, 800, 801, 802, 803, 804, 805, 806, 807, 808, 809, 810, 811, 812, 813, 814, 815, 816, 817, 818, 819, 820, 821, 822, 823, 824, 825, 826, 827, 828, 829, 830, 831, 832, 833, 834, 835, 836, 837, 838, 839, 840, 841, 842, 843, 844, 845, 846, 847, 848, 849, 850, 851, 852, 853, 854, 855, 856, 857, 858, 859, 860, 861, 862, 863, 864, 865, 866, 867, 868, 869, 870, 871, 872, 873, 874, 875, 876, 877, 878, 879, 880, 881, 882, 883, 884, 885, 886, 887, 888, 889, 890, 891, 892, 893, 894, 895, 896, 897, 898, 899, 900, 901, 902, 903, 904, 905, 906, 907, 908, 909, 910, 911, 912, 913, 914, 915, 916, 917, 918, 919, 920, 921, 922, 923, 924, 925, 926, 927, 928, 929, 930, 931, 932, 933, 934, 935, 936, 937, 938, 939, 940, 941, 942, 943, 944, 945, 946, 947, 948, 949, 950, 951, 952, 953, 954, 955, 956, 957, 958, 959, 960, 961, 962, 963, 964, 965, 966, 967, 968, 969, 970, 971, 972, 973, 974, 975, 976, 977, 978, 979, 980, 981, 982, 983, 984, 985, 986, 987, 988, 989, 990, 991, 992, 993, 994, 995, 996, 997, 998, 999
submitted by Hydra_11 to u/Hydra_11 [link] [comments]


2020.03.08 12:49 Hydra_11 ngsbahis207 / ngsbahis 207 - Ngsbahis Yeni Giriş Adresi

ngsbahis207 / ngsbahis 207 - Ngsbahis Yeni Giriş Adresi
NGSBAHİS GİRİŞ İÇİN TIKLAYINIZ
ngsbahis207 bahis sitesinde canlı destek hattı 7 gün 24 saat aralıksız olarak çalışmakta ve üyelerine gerekli desteği sağlamaktadır. Bireyler için bahis siteleri ile elde edilen avantajlar arasında 7/24 kullanım da yerini korumaktadır.
ngsbahis 207 bahis sitesi, üyelerine ve kullanıcılarına hem güvenilir hem de başarılı bir şekilde hizmet vermektedir. Bu nedenle bahis sitesine üye olunmadan önce lisansı olup olunmadığına bakılması, bir bahis severin zihnindeki tüm soruları yanıtlayacak; bununla beraber de bahis sitesinin güvenilirliği anlaşılmış olacaktır. Bet siteleri birbirleriyle yarışmakta ve en iyi bonusları kendilerin vermeyi hedeflemektedirler.
Ecopayz, QR Kodu, Cepbank ve Astropay metotları ile ödeme işlemlerinizi anında tamamlayabilirsiniz. Bahis severler sitenin lisansının güncelliğini ana sayfada bulunan lisans amblemine tıklayarak kontrol de edebilmektedir. Spor bahisleri ve casino oyunları gibi seçeneklerden faydalanarak kendine kazanç sağlamak isteyen bahis severlerin en çok tercih ettiği sitelerden bir tanesi de ngsbahis207 kaçak bahis sitesi olarak bilinmektedir.
https://preview.redd.it/893i5yuzsfl41.png?width=1638&format=png&auto=webp&s=9f3a6cf953544ce7094cd4afadae27d83fdf2438
Ödeme işlemleri sırasında yaşanabilen sorunlar canlı destek hattı sayesinde en kısa yoldan ve kolaylıkla çözüme kavuşturulabilmektedir. Uzun yıllardır verdiği hizmetler sonucu, tecrübeli ve uzman kadrosuyla bahis severlere tüm soruları ve bilgi almak istedikleri konular için 7/24 kesintisiz canlı yardım hizmeti veren ngsbahis 207 bahis sitesi, üyelerine yardımcı olmaktadır. ngsbahis207 üyelik işlemleri her bilgi düzeyinden kullanıcının yerine getirebileceği adımlardan meydana gelmektedir. Kullanıcıların sitede kullanacağı ödeme yöntemleri şöyledir: TL Nakit, Kredi Kartı, Banka Havalesi, Ecopayz, Astropay, Astropay Card, Paykasa, PayZwin, Otopay, Papara, Paygiga, RocketPay.
ngsbahis207 bahis sitesi, üyelerinin memnuniyetlerini ön planda tutmaktadır. Birçok farklı ve alternatif oyunun mevcut durumda olması avantaj sağlamaktadır. Bet sitesinde yer alan profesyonel ekipler, kullanıcı hedefli çalışmalar yapmakta ve bahis severlere güvenilir çalışmalarıyla ulaşmaktadır. Bu bahis sitesinde yapılan para yatırma, para çekme işlemleri hem kolay hem de basit yollarla yapılmaktadır. Sitenin kaliteli bir temaya sahip olması, teknik yapılanma sürecinin tamamlanmış olması güvenirlik konusunda artılar elde ettirmektedir.
NGSBAHİS YENİ ADRESİNE GİTMEK İÇİN TIKLAYINIZ
1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12, 13, 14, 15, 16, 17, 18, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32, 33, 34, 35, 36, 37, 38, 39, 40, 41, 42, 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 93, 94, 95, 96, 97, 98, 99, 100, 101, 102, 103, 104, 105, 106, 107, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 114, 115, 116, 117, 118, 119, 120, 121, 122, 123, 124, 125, 126, 127, 128, 129, 130, 131, 132, 133, 134, 135, 136, 137, 138, 139, 140, 141, 142, 143, 144, 145, 146, 147, 148, 149, 150, 151, 152, 153, 154, 155, 156, 157, 158, 159, 160, 161, 162, 163, 164, 165, 166, 167, 168, 169, 170, 171, 172, 173, 174, 175, 176, 177, 178, 179, 180, 181, 182, 183, 184, 185, 186, 187, 188, 189, 190, 191, 192, 193, 194, 195, 196, 197, 198, 199, 200, 201, 202, 203, 204, 205, 206, 207, 208, 209, 210, 211, 212, 213, 214, 215, 216, 217, 218, 219, 220, 221, 222, 223, 224, 225, 226, 227, 228, 229, 230, 231, 232, 233, 234, 235, 236, 237, 238, 239, 240, 241, 242, 243, 244, 245, 246, 247, 248, 249, 250, 251, 252, 253, 254, 255, 256, 257, 258, 259, 260, 261, 262, 263, 264, 265, 266, 267, 268, 269, 270, 271, 272, 273, 274, 275, 276, 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283, 284, 285, 286, 287, 288, 289, 290, 291, 292, 293, 294, 295, 296, 297, 298, 299, 300, 301, 302, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 310, 311, 312, 313, 314, 315, 316, 317, 318, 319, 320, 321, 322, 323, 324, 325, 326, 327, 328, 329, 330, 331, 332, 333, 334, 335, 336, 337, 338, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 345, 346, 347, 348, 349, 350, 351, 352, 353, 354, 355, 356, 357, 358, 359, 360, 361, 362, 363, 364, 365, 366, 367, 368, 369, 370, 371, 372, 373, 374, 375, 376, 377, 378, 379, 380, 381, 382, 383, 384, 385, 386, 387, 388, 389, 390, 391, 392, 393, 394, 395, 396, 397, 398, 399, 400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 407, 408, 409, 410, 411, 412, 413, 414, 415, 416, 417, 418, 419, 420, 421, 422, 423, 424, 425, 426, 427, 428, 429, 430, 431, 432, 433, 434, 435, 436, 437, 438, 439, 440, 441, 442, 443, 444, 445, 446, 447, 448, 449, 450, 451, 452, 453, 454, 455, 456, 457, 458, 459, 460, 461, 462, 463, 464, 465, 466, 467, 468, 469, 470, 471, 472, 473, 474, 475, 476, 477, 478, 479, 480, 481, 482, 483, 484, 485, 486, 487, 488, 489, 490, 491, 492, 493, 494, 495, 496, 497, 498, 499, 500, 501, 502, 503, 504, 505, 506, 507, 508, 509, 510, 511, 512, 513, 514, 515, 516, 517, 518, 519, 520, 521, 522, 523, 524, 525, 526, 527, 528, 529, 530, 531, 532, 533, 534, 535, 536, 537, 538, 539, 540, 541, 542, 543, 544, 545, 546, 547, 548, 549, 550, 551, 552, 553, 554, 555, 556, 557, 558, 559, 560, 561, 562, 563, 564, 565, 566, 567, 568, 569, 570, 571, 572, 573, 574, 575, 576, 577, 578, 579, 580, 581, 582, 583, 584, 585, 586, 587, 588, 589, 590, 591, 592, 593, 594, 595, 596, 597, 598, 599, 600, 601, 602, 603, 604, 605, 606, 607, 608, 609, 610, 611, 612, 613, 614, 615, 616, 617, 618, 619, 620, 621, 622, 623, 624, 625, 626, 627, 628, 629, 630, 631, 632, 633, 634, 635, 636, 637, 638, 639, 640, 641, 642, 643, 644, 645, 646, 647, 648, 649, 650, 651, 652, 653, 654, 655, 656, 657, 658, 659, 660, 661, 662, 663, 664, 665, 666, 667, 668, 669, 670, 671, 672, 673, 674, 675, 676, 677, 678, 679, 680, 681, 682, 683, 684, 685, 686, 687, 688, 689, 690, 691, 692, 693, 694, 695, 696, 697, 698, 699, 700, 701, 702, 703, 704, 705, 706, 707, 708, 709, 710, 711, 712, 713, 714, 715, 716, 717, 718, 719, 720, 721, 722, 723, 724, 725, 726, 727, 728, 729, 730, 731, 732, 733, 734, 735, 736, 737, 738, 739, 740, 741, 742, 743, 744, 745, 746, 747, 748, 749, 750, 751, 752, 753, 754, 755, 756, 757, 758, 759, 760, 761, 762, 763, 764, 765, 766, 767, 768, 769, 770, 771, 772, 773, 774, 775, 776, 777, 778, 779, 780, 781, 782, 783, 784, 785, 786, 787, 788, 789, 790, 791, 792, 793, 794, 795, 796, 797, 798, 799, 800, 801, 802, 803, 804, 805, 806, 807, 808, 809, 810, 811, 812, 813, 814, 815, 816, 817, 818, 819, 820, 821, 822, 823, 824, 825, 826, 827, 828, 829, 830, 831, 832, 833, 834, 835, 836, 837, 838, 839, 840, 841, 842, 843, 844, 845, 846, 847, 848, 849, 850, 851, 852, 853, 854, 855, 856, 857, 858, 859, 860, 861, 862, 863, 864, 865, 866, 867, 868, 869, 870, 871, 872, 873, 874, 875, 876, 877, 878, 879, 880, 881, 882, 883, 884, 885, 886, 887, 888, 889, 890, 891, 892, 893, 894, 895, 896, 897, 898, 899, 900, 901, 902, 903, 904, 905, 906, 907, 908, 909, 910, 911, 912, 913, 914, 915, 916, 917, 918, 919, 920, 921, 922, 923, 924, 925, 926, 927, 928, 929, 930, 931, 932, 933, 934, 935, 936, 937, 938, 939, 940, 941, 942, 943, 944, 945, 946, 947, 948, 949, 950, 951, 952, 953, 954, 955, 956, 957, 958, 959, 960, 961, 962, 963, 964, 965, 966, 967, 968, 969, 970, 971, 972, 973, 974, 975, 976, 977, 978, 979, 980, 981, 982, 983, 984, 985, 986, 987, 988, 989, 990, 991, 992, 993, 994, 995, 996, 997, 998, 999
submitted by Hydra_11 to u/Hydra_11 [link] [comments]


2020.02.04 12:01 bmedya BetsMax Giriş Adresi BetsMax Yeni Giriş 2020

BetsMax Giriş Adresi BetsMax Yeni Giriş 2020
Bahis sektörüne 1 yıl önce dahil olan BetsMax giriş adresi üzerinden doğru şekilde üyelik yapan üyelerine zengin oyun seçenekleri ve kazançlı bonusları ile yüksek kazançlar elde etmeninin kapılarını açıyor. Üyelerine tüm site alanlarında yardımcı olan ve onlara sorunsuz bahis keyfi yaşatmayı amaçlayan sitede yanılan olası sistemsel sorunlar da kullanıcılar ile canlı destek birimi aracılığı ile iletişime geçilerek çözülmektedir. Bahis ve diğer işlemlerin sitede hızlı bir şekilde yapıldığı BetsMax bahis sitesinde pronet gaming alt yapı sunucusu ile hizmet verilmektedir. Tüm yeniliklerin sosyal medya hesaplarından paylaşıldığı sitenin bu platformdaki hesaplarını aktif takip eden kullanıcılar yeniliklerden de herkesten önce haberdar olmaktadırlar.

Betsmax

BetsMax Giriş Adresi Neden Değişiyor?

Kullanıcılarının üyelik aşamasından itibaren mağdur olmamaları için üstün hizmet kalitesi sunan BetsMax giriş adresi değişikliği yaptığı ilk andan itibaren de farklı seçeneklerden yeni adresini onlara ulaştırmaktadır. Adres bilgilerini en çok da dolandırıcı sitelerin adını kullanması nedeni ile değiştiren sitenin adresi bunun yanı sıra hizmet verdiği bazı ülkelerdeki yasalar tarafından yapılmaktadır.

BetsMax Yeni Giriş Adresine Nasıl Ulaşabilirim?

Hem yeni üye kazanmak hem de değiştirdiği adresini mevcut kullanıcılarının da bulabilmeleri için adres değişikliği yaptığı andan itibaren bir dizi uygulamaya giden BetsMax bahis sitesi Facebook hesabında BetsMax güncel adresi paylaşılmaktadır. Bunun yanı sıra müşteri hizmetleri platformlarında da 7/24 personel bulunduran site müşteri hizmetleri ilde bahis severleri yeni adresine yönlendirmektedir.

BetsMax Üyelik

Üyelik işlemleri sadece 3 aşamadan oluşan BetsMax bahis sitesinin kullanışlı ve hızlı işlem yapma özelliğine sahip mobil uygulaması da bulunmaktadır. Üyelik işlemleri buradan yapıldığı takdirde kullanıcılarına 100 TL değerinde mobil üyelik bonusu da veren siteye üye olmak isteyenlerin üye ol sekmesinden sonra gelen sayfadaki bölmelere kişisel bilgilerini yazmaları ve üyelik sözleşmesini onaylamaları sitenin sayısız avantajlarından faydalanmaları için yeterlidir. Ayrıca site bu işlemlerde sorun yaşamak istemeyen bahis severler için istek dahilinde yönlendirme de yapmaktadır. Bu yönlendirmeler daha ilk andan sitenin üyelerine verdiği değerin ne kadar yüksek olduğunu göstermektedir.
Üye olmanın basit olduğu ancak sitenin adres güncellemesi yapması nedeni ile mutlaka güncel adresi bulunduktan sonra üye olunması gereken BetsMax giriş adresi bilgileri sitenin ınstagram hesabında bulunmaktadır. Bu hesaptan alınan bilgiler sonucu siteye web adresine giren bahis severler kayıt butonuna tıklayıp telefon numarası, ad ve soyad gibi temel bilgilerini ilgili alanlara yazıp onay sekmesi ile işlemleri tamamladıklarında üyelik talepleri siteye ulaşacaktır.

BetsMax Bahis Seçenekleri

Kolay kullanıma sahip olan web adresine girildiğinde tüm bahis alanlarına ait seçenekleri kullanıcılarına sunan sitede bu alanlardan herhangi birisinin üzerine tıklayan kullanıcılar yatırım yapacakları seçenekleri görürler. En fazla casino alanında bulunan ve gerçekçi ortamda oynanan poker ve rulet gibi şansa dayalı oyunları ile yatırım alan site de slot oyunları ve canlı bahis seçenekleri de bulunmaktadır.

Betsmax Bahisler

BetsMax Bonus

BetsMax giriş adresi ile üye olan herkesin 1000 TL bedava bahis bonusu kazandığı siteye yapılan yatırımlara verilen %10-40 arası değişen ilk yatırım bonusları da bulunmaktadır. Yapılan yatırım oranına göre artan bu bonus türü siteye olan yatırım tutarlarını da arttırmaktadır. Casino bonusu ve canlı bahis bonusu ile de bu alanlardaki seçenekleri hareketlendiren aynı zamanda da kullanıcılarına heyecan yaşatan site elde edilen bonusları da sorunsuz şekilde vermektedir.

BetsMax Çekim Yöntemleri

Transfercard, kredi kartı ve cepbank gibi güvenilir yöntemler ile paraların çekildiği site bu alt çekim limitleri düşük yöntemler ile işlem yaptırarak kullanıcılarına kazanma yolunda yardımcı olmaktadır. Bu yöntemlere bonus fırsatı sunması ile de beğenilen site de yapılan işlemlerin gerçekleşme süresi de oldukça düşüktür.
submitted by bmedya to u/bmedya [link] [comments]


2020.01.15 17:45 naberleyla Forexte Swap Kavramı

Forex piyasalarında merak edilenlerden olan swap kavramı hakkında detaylı bir bilgilendirme makalesi hazırladık. Forex piyasalarında swap ve benzeri terimlerin tamamına hakim olarak giriş yapmak yatırımcıların kazancına yönelik atılmış güzel bir adım olacaktır. Bu nedenle Forex Gazetesi adresini takip ederek bu ve benzeri forex piyasalarının temel taşları hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz.
Takas (Swap), iki tarafın ve iki varlığın nakit akışlarını, yükümlülüklerini veya fiyat hareketlerini değiş tokuş etmesine olanak veren kullanışlı bir araçtır. Dilerseniz size basit bir örnek verelim, Swap, iki tarafın tahvil gibi iki faiz oranı ürününün nakit akışını değiştirmesini içerir. Biri sabit bir ücret ödeyebilir, diğeri ise değişken bir ücret öder. Sabit oranlı varlığın sahibi oranların yükselebileceğine inanıyorsa, sabit oranlı nakit akışlarından ziyade değişken oranlı nakit akışlarını almaktan memnuniyet duyar. Eğer değişken oranlı varlığın sahibi alacağı orandan daha fazla kesinlik istiyorsa, değişken nakit akışlarını sabit nakit akışları ile değiştirmekten mutluluk duyacaktır.
Swaplar, emeklilik fonları, sigorta şirketleri ve bankalar gibi kurumların yükümlülükleri ve riski yönetmelerine olanak tanır. Ayrıca riskten korunma fonlarının ve tüccarların faiz oranları, para birimleri ve ekonomideki diğer değişkenler üzerinde spekülasyon yapmasına izin vermektedir. Genellikle OTC (tezgah üstü) bazında işlem görürler ve borsalarda listelenmezler. Bu, her takas anlaşmasının şartlarının her bir ticaret için iki tarafça kabul edildiği anlamına gelir.
Takas (Swap) Türleri

İpucu: Takaslar, pozisyonlar bir günden diğerine devredildiğinde uygulanır. Bu genellikle 17: 00'da gerçekleşir, ancak aracıdan aracıya değişebilir. Belirtilen zamanda, tüm açık pozisyonlar devredilir ve takas işlemleri gerçekleştirilir.
Swapsız Forex Hesabı Ne Demektir?
Bir swapsız forex hesabıda takassız veya faizsiz forex hesabı olarak bilinen, ödeme isteyen veya menfaat almayan yatırımcılar için bir hesaptır. Bu hesaplar gecelik faiz oranı düzenlemelerinden veya rollover ücretlerinden muaftır.
Takassız alım satım ile her Cuma sona eren bir dizi haftalık vadeli işlem sözleşmesi yapabilirsiniz. Vadeli işlem sözleşmeleri faiz, rollover ve takas ücretlerinden muaftır, sadece varlığın üzerinde anlaşılan bir fiyatla işlem yaparsınız ve tüm maliyetler yayılmaya dahil edilir. Swapsız hesap kullanan tüccarlar tüccarlar 10 büyük endeks, 13 büyük forex piyasası, spot altın ve spot gümüş üzerinde işlem yapabilir.
submitted by naberleyla to u/naberleyla [link] [comments]


2019.11.13 21:40 hakanturkoglu Paykwik Nedir? Nerelerde Kullanılır?

Paykwik Nedir? Nerelerde Kullanılır?
Paykwik, internet üzerinden gerek yurtiçinde gerekse yurtdışında kullanılabilen hızlı ve güvenilir sanal kartlardan biridir. Birçok alışveriş sitelerinde basit kullanım sayesinde dakikalar içerisinde rahatça alışveriş yapabilirsiniz.
Farklı limitlere sahip olan bu sanal kartların her birine ait 16 haneli PIN (EPIN) kodu bulunuyor. Bu kodlar sayesinde limitinizin dahilinde birçok e-ticaret sitelerinde hızlı ve güvenilir şekilde alışveriş yapabilirsiniz.
Paykwik sanal kartlar Euro dahilinde değer ifade etmektedir, bu sebepten Türk Lirasında değer artışı söz konusu olursa sizin paykwik kartınızın da değeri artacak ve bozdurup harcama yaptığınız taktirde hiçbir şekilde kaybınız olmayacak, kazanca bile geçeceksiniz.
Paykwik Kart Nasıl Kullanılır?
Paykwik kart ilk önce satın alınarak size ve karta özel 16 haneli pin alınır. Bu pin ile tek kullanımlık alışverişlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
Örnek verecek olursak 3563 – ES45 – 9122 – G675 gibi tıpkı kredi kartında bulunan kart numarası dahilinde istediğiniz yerden alışveriş yapabileceksiniz. Kullanmak istediğiniz alışveriş sitesinde servis seçiminden sonra servisin ödeme sayfası açılarak “Paykwik” seçeneği ile ödeme tamamlanır.
Paykwik Kart Güvenli mi?
Paykwik kart diğer kartlara ve özellikle kredi kartına göre oldukça güvenli bir ödeme yöntemidir. Hiçbir şekilde kişisel bilgilerinizi kullanmaz, gönül rahatlığıyla alışveriş yapmanıza olanak sağlar.
Tek kullanımlık ve birkaç sefer kullanımlık kartlar satın alabilirsiniz. Tek kullanımlık kart sayesinde alışveriş sonrası kartınız otomatik olarak iptal edilir ve herhangi bir kişinin eline geçtiği taktirde hiçbir işlem yapılmaz. En önemlisi de güvenilirliği düşük olan alışveriş sitelerinde belirtmiş olduğunuz limit kadar alışveriş yapmanıza olanak sağlar.
Paykwik Kart Geçen Bankalar
Paykwik kart ile tüm bankaların ATM’leri ile kartsız olarak işlem yapabilirsiniz. Özellikle banka belirtmek gerekirse; Akbank, İş Bankası, Vakıfbank, Denizbank gibi bankalar ile işlem yapabilirsiniz.
Kaynak : http://www.paykwikkartal.org/
submitted by hakanturkoglu to u/hakanturkoglu [link] [comments]


2019.11.13 21:38 hakanturkoglu Paykwik Nedir?

Paykwik Nedir?
Online alışverişler son yıllarda oldukça fazla tercih edilmeye başlanmıştır. İnsanların güvenli alışveriş yapması ve dolandırıcılık gibi kötü durumlar ile karşılaşmaması adına CVV koruma sistemiyle üretilen Paykwik kart en çok tercih edilen online ödeme sistemi haline gelmiştir.
Paykwik kart, Pin kodu ve CVV kodu ile desteklenen bir koruma sistemine sahiptir. Fiziki olmayan elektronik ödeme kartı ile tek seferlik alışverişlerinizi yaptıktan sonra kendini otomatik olarak kapatır ve başkalarının kartı kullanmasını engeller.
Paykwik Kart Nasıl Kullanılır?
Öncelikle şundan bahsedelim ki Paykwik; ödeme yaparken asla kişisel bilgilerinizi paylaşmaz. Paykwik kart ile alışveriş yaparken “ödeme” sayfasına giderek “ödeme tipi” seçeneğinden Paykwik kart seçeneğini seçerek ekrana çıkacak olan alana kart kodunuzu girdiğiniz taktirde işlemi tamamlayabilirsiniz.
Paykwik kart ile ödeme yapmak gördüğünüz üzere oldukça basit bir yöntemdir. İnsanların özellikle bu kartı tercih etme nedenlerinden birisi ise hızlı bakiye yükleme ve hızlı ödeme yönteminin olmasındandır. Eğer siz de tek kullanımlık kart istiyorsanız paykwik kart sayesinde güvenli alışverişin keyfini çıkaracaksınız.
Paykwik Kart Güvenli mi?
Paykwik, ön ödemeli bir sistem olup online para yatırma ve ödeme yapma yöntemidir. Özellikle kredi kartı gibi kişisel bilgilerinize ihtiyaç duymayan Paykwik kart, üye olurken ve yükleme yaparken asla kişisel bilgilerinizi kullanmazsınız. Bu sayede güvenli ve hızlı online ödeme sistemi sayesinde gönül rahatlığıyla tüm online alışverişlerinizi yapabileceksiniz.
Özellikle geçtiğimiz günlerde siber saldırının ve dolandırıcılığın artması ile kullanıcılarına sıfır risk ile çözüm sunan paykwik kart, dünya genelinde yaklaşık olarak 40.000 web sitesinde aktif olarak kullanılmaktadır. Özellikle oyuncular için geliştirilen bu kart ile elektronikten giyime kadar tüm online alışverişlerinizi güvenli bir şekilde yapabilirsiniz.
Kaynak : http://www.paykwikkartal.org/
submitted by hakanturkoglu to u/hakanturkoglu [link] [comments]


2019.11.13 21:37 hakanturkoglu Paykwik Kart Nedir?

Paykwik Kart Nedir?
Paykwik, tıpkı kredi kartları gibi 16 haneli kart numarasına sahip olan, güvenlik kodunun bulunduğu ve aynı zamanda son kullanma tarihine sahip olan fakat kişisel bilgilerinizi asla bulundurmayan elektronik ödeme kartıdır.
Kolay ödeme sayesinde, internet üzerinden alışveriş yapmak istediğinizde tıpkı kredi kartında olduğu gibi kart bilgilerinizi girerek alışveriş yapabilirsiniz. Paykwik kartın en güzel yanı ise yapmış olduğunuz alışverişlerde herhangi bir faiz ödemesi gibi bir durum söz konusu olmamaktadır, aynı zamanda kredi kartlarından daha güvenli olan paykwik kartın bir diğer özelliği de ön ödemeli olmasıdır
Paykwik Avantajları Nelerdir?
Öncelikle satın alımı basit ve risksizdir. Paykwik kart kodları tek kullanımlık olup bakiyeniz bittiğinde tekrar kullanılamaz hale gelmektedir. Aldığınız paykwik pin numaraların 1 yıllık kullanım süresine sahiptir, yani satın almış olduğunuz Paykwik kartı 1 yıl içerisinde istediğiniz zaman bakiye yükleyerek kullanabilirsiniz, kullanım sonrasında otomatikmen imha olarak sizin güvenliğinizi korumaktadır.
Paykwik kart avantajlarından en önemlisi kuşkusuz ki güvenliğimizi sağlıyor olmasıdır. Paykwik kart ile sitelerde ödeme ve para transferi işlemi yaparken tıpkı kredi kartındaki gibi kişisel bilgilerinizi kullanmak zorunda kalmazsınız. Kart bilgileriniz başkaları tarafından, yani herhangi bir üçüncü şahısın eline geçmesine engel olursunuz.
Paykwik avantajlarından bir diğeri ise karta çok hızlı ve basit bir yolla sahip olabilirsiniz. Paykwik kart sayesinde çok hızlı bakiye yükleyebilir, ayrıca çok hızlı alışveriş yapabilirsiniz.
Paykwik kart satışı yapmakta olduğumuz bir site olarak, müşterilerimizin her daim yanında yer alıyor, müşteri memnuniyetini koruyoruz. Her koşulda sizlere destekte bulunuyor, aklınıza takılan tüm sorularınızı yanıtlıyoruz. Paykwik sahibi olan her müşterimize bu tutumu devam ettireceğimizi bilmenizi isteriz.
Kaynak : http://www.paykwikkartal.org/
submitted by hakanturkoglu to u/hakanturkoglu [link] [comments]


2019.11.03 12:57 masalokucomtr Kredi Notum Neden Sıfır

Kredi Notum Neden Sıfır
https://preview.redd.it/aloxw6ikngw31.jpg?width=712&format=pjpg&auto=webp&s=430078e87eb8e0a5bc0a5b6a50fd4e5e9c3e2490
Bankalar, her zaman geliştirdikleri ürünlerle ve avantajlı kampanyalarla bünyesine daha fazla müşteri çekmeyi amaçlıyor. Bizlerde zor zamanlarımızda avantajı bol kredi kartlarına, konut kredilerine, bir araç almak için taşıt kredilerine ya da temel ihtiyaçlarımız için tüketici kredilerine başvuruda bulunuruz. Bankalar üzerinden almış olduğumuz krediler ya da kredi kartlarının ödemelerini taksitli yapabildiğimiz için hayallerimizi ve ihtiyaçlarımızı ertelemek durumunda kalmayız. Bankalar, günümüzde yok sayılamayacak kadar güçlü finansal kuruluşlardır. Üstelik, her geçen gün yaygınlıklarını ülkemizde artırmaktadır. Bağlı bulunduğumuz şirketler dahi, neredeyse tüm firmalar anlaşma yaptıkları bankalar üzerinden aylık gelirimizi hesaplarımıza yatırırlar. İşte bankalarla çalışma sürecimiz en basit şekilde böyle başlar. Maaş aldığımız bankalar, bizlere avantajlı ürün paketlerini SMS, telefon ya da mail olarak iletip tanıtırlar. Hatta, bazı zamanlar bizleri iş yerimizde ziyarete gelebilirler. Çünkü bizlerin bankalar her ne kadar ihtiyacı varsa, onların da müşteriye ihtiyacı yok sayılamayacak büyük bir gerçektir.
Bankaların bizlere sunduğu kredi kartı, kredili mevduat hesabı, yada kredilerinden birine başvuru yapmak istediğimizde öncelikle kredi notumuz banka tarafından sorgulanır. Kredi notumuz, Kredi Referans Sistemi (KRS) üzerinden tüm bankaların görebileceği biçimde düzenlenir. Ülkemizdeki tüm bankalar, Kredi Kayıt Bürosu birimine üye olduklarından dolayı bu bilgileri rahatlıkla görebilirler. Daha öncesinde bankalarda bir özgeçmişimiz yoksa, yani herhangi bir bankalarya çalışma sürecimiz bulunmuyorsa sorgulama sonucunda kredi notumuz sıfır (0) olarak görünecektir. Bunun sonucunda başvurduğumuz kredinin olumlu sonuçlanması zora girebilir. Bankalarla iletişim halinde sıkça bulunmamız sonucunda kredi notumuz pozitif yönde artacak, almak istediğimiz herhangi bir banka ürününe sorunsuzca sahip olma imkanımız olacaktır.
Bankalar üzerinde kredi notumuzun sıfır olmasının bir diğer nedeni de geçmişte bankalarla olan ödeme bozukluklarımızdır. Bankalar, KRS üzerinden geriye dönük 10 yıllık durumumuzu görme şansına sahiptir. Kanuni takiplerimiz, günlük ya da aylık ödeme gecikmelerimiz kredi notumuzun sıfır görünmesinde en büyük etmen olarak bilinmektedir.
Bankalar üzerinde yaptığımız ürün başvurularında kredi notumuz en önemli güçtür. Bankalar bizleri kredi notu üzerinden tanırlar. Aldığımız maaş, ek gelirler vs. kredi notu kadar önemli değildir. Öncelik her zaman kredi notumuzdadır. Kredi notumuzun yüksek olmasından sonra gelirimize, varsa taşımnmazlarımıza bakılır ve yaptığımız başvuru sonuçlandırılır.
Kredi notumuzu, düzenli ödemelerimizle dengede tutabilmek çok önemlidir. Kredi notumuzu öğrenebilmek için FİNDEKS adında Kredi Kayıt Bürosu tarafından bir sistem kurulmuştur. Dileyen herkes, bu sisteme üye olarak kredi notunu kolayca öğrenebilir, kredi notunu yükseltmek için öneriler alabilir.
submitted by masalokucomtr to u/masalokucomtr [link] [comments]


2019.11.02 21:25 teknikservisankara ÇİPLİ KAPI KİLİT SİSTEMLERİ

Çipli kapı kilidi , Kartlı geçiş kontrol ünitesi yada diğer bilinen adıyla göster geç okuyucu sistemler çalışma mantığı açısından en basit anlatımı ile bir alıcı ve verici sistemden oluşur. Alıcı sistem okuyucu ünite olurken verici ise kullanıcılara verilen kart yada anahtarlık şeklinde olan taglardır.
Okuyucu içerisinde bulunan anten sayesinde gösterdiğiniz kartı algılar ve hafızası içerisinde kayıtlı ise kapıyı açar. Kullanıcılara verilen kart yada tag’ların içerisinde ise bir anten ve küçük bir çip bulunmaktadır.
Her hangi bir enerji ihtiyacı olmadan çalışır. Proximity sistemler 125Khz frekansta çalışırken mifare sistemler 13.56Mhz frekansta çalışır. 13.56Mhz frekans ile çalışan sistemlerin en büyük avantajı kart üzerine bilgi yazılabilmesidir. Bunun binalarda , ofislerde çok işe yarayan bir avantaj olmamasına rağmen otellerde , spor salonlarında ve buna benzer alanlarda çok işe yarayabilir. Şöyle ki otele gittiğinizde size bir kart verilir ve bu kartın içerisine isterseniz para yüklemesi (kredi) yapabilirsiniz. Kart içerisine yüklediğiniz bu para ile otelde bazı alanlara giriş yapabilir ve nakit para kullanmadan ödeme yapabilirsiniz.
Çipli kapı kilidi kullanım alanları
Güvenlik ve kontrol gerektiren tüm alanlarda kullanılabilmektedir. Bunların başlıcaları;
• Okullarda ( Öğrencilerin girmemesi gereken alanlarda uygulanabilir. Öğretmenler odası , malzeme odası gibi alanlarda öğretmelerin rahat giriş yapması ve öğrencilerin yetkisiz girişleri engellenmiş olur.)
• Ofislerde ( Müdür odası , genel müdür odası gibi alanlarda kullanılabileceği gibi müşteri ve ziyaretçilerin girmemesi gereken alanlarda da kullanılır. Ayrıca personel sayısı yüksek olan bir iş yeri girişinde kullanılan kart okuyucu ile tüm personele anahtar verme derdi ortadan kaldırılır.)
• Hastahanelerde ( Özellikle ameliyathane ve yoğun bakım gibi hasta yakınlarının girmemesi gereken , kapıların sürekli kilitli olması gereken alanlarda kullanılır. Hasta yakınlarının girişi engellenirken doktor , hemşire gibi personel de her kapı için anahtar taşımadan tek bir personel kartı ile tüm alanlara giriş yapabilir.)
• Otellerde ( Odalar başta olmak üzere otel müşterilerine özel olan tüm alanlarda kullanılır. Otellerde kullanılan sistemlerde genelde mifare tercih edilir ve kredi sistemi uygulanır. )
Çipli Kapı Kilidi Fiyatı
Bu genelde okuyucunun çalışma sistemine göre değişmektedir. Çalışma frekansına göre genel anlamda 2 kategoriye ayrılırken sistem olarak da 3 kategoride inceleyebiliriz. Bunlar
1. Online Okuyucular
2. Offline Okuyucular
3. Online / Offline Okuyucular
Kullanacağımız alan ve beklentilerimize göre bir cihaz tercih etmemiz gerekmektedir. Personel takibi ( pdks ) yapacaksanız bir offline cihaz işinizi görmeyeceği gibi bu takibi yapmayacaksanız online bir cihaz da gereksiz masraf olacaktır. Cihaz tercihi yaparken aşağıdaki maddeleri göz önünde bulundurmalısınız.
• Nerede kullanacağım ?
• Hangi ortamda kullanacağım ?( dış mekan mı? iç mekan mı?)
• Kaç kişi kullanacak ?
• Ne yoğunluk ile kullanılacak ?
• Yapılan girişlerin takibi tutulacak mı ?
• Girişlere göre otomatik maaş hesaplama gibi bir özellik istiyor muyum ?
Bu seçenekleri belirledikten sonra cihaz tercihinizi yapabilirsiniz.
Online Okuyucular
Bu tip okuyucular bir bilgisayar sistemine bağlı olarak çalışır ve kart doğrulamasını bilgisayar üzerinde bulunan veritabanı aracılığı ile yapar. Bağlandığı bilgisayarın kapanması durumunda cihaz kart numarası eşleştirmesi yapamayacağı için devreden çıkar. Çok fazla tercih edilen bir sistem değildir. Sürekli olarak bağlı olduğu bilgisayarın açık olmasına ihtiyaç duyar.
Genelde iş yapar cihazlar 100$ civarı bir fiyattan satışa sunulur. Lakin dezavantajı sebebiyle piyasa bulmak çok zordur. Biz de bu tür bir ürünü kullanmanızı tavsiye etmiyoruz.
Offline Okuyucular
Bu sistemde kendi içerisinde bir hafıza ünitesi ve işlemcisi bulunur. Her hangi bir bilgisayar bağlantısı ve veri alma işlemi gerçekleştiremez. Kullanıcı kartları programlama kodu yada master kart aracılığı ile tanıtılır. Kullanıcıların hangi tarihte saat kaçta giriş yaptığı gibi bilgileri almak mümkün değildir.
Giriş takibi yapılmayacak tüm alanlarda tercih edilen sistemdir ve fiyat olarak en uygun olandır. Piyasada 10$-100$ aralığında değişen modelleri bulunabilir. Sağlam ve uzun ömürlü bir cihaz ortalama 30$-50$ civarına temin edilebilir. Otur dolardan daha uygun fiyattaki cihazlar genelde kısa ömürlü yada sağlamlık açısından kötü durumda olacaktır.
Online / Offline Okuyucular
Personel takibi yapılacak alanlarda tercih edilen sistemdir. Hem online hem offline çalışabilir. Kart hafızasını kendi bünyesinde bulundurur ve giriş kayıtlarını yani logları bir bilgisayarda bulunan programa gönderir. Bilgisayarın yada programın kapalı olması durumunda ise kendi hafızasında tutar ve program açıldığında bu veriler alınabilir. En çok devlet dairelerinde , öğrenci yurtlarında ve buna benzer alanlarda tercih edilir. kişinin hangi saatte giriş yaptığını görebilmenin yanında belli saatler dışında giriş yapması da engellenebilmektedir.
submitted by teknikservisankara to u/teknikservisankara [link] [comments]


2019.09.25 10:45 atilimyazilim CAFE PROGRAMI İLE RESTORANLARDA YAZILIMIN ÖNEMİ

CAFE PROGRAMI İLE RESTORANLARDA YAZILIMIN ÖNEMİ
Kullandığınız restoran ve cafe programı, işletmenizin başarısı için esastır. Birçok işletme sahibi ve yönetici, yönetimin insani yönüne yakalanır, ancak kullanılan destek yazılımı kullanıcı dostu değilse, o zaman bir kötüye kullanımı.
Entegre restoran yönetim yazılımı sistemlerinin önemi, restoran işinde sıklıkla göz ardı edilir. Bazen, bu yazılım bir tür mobil kasiyer olarak görülüyor ve başka bir şey yapmıyor. Ancak, restoran yönetim yazılımı sistemleri bundan çok daha fazlasını yapar. Operasyonları kolaylaştırır, bekleme sürelerini azaltır ve müşterilerinizin memnuniyetini büyük ölçüde etkiler; bu da restoranınızın başarısını doğrudan etkiler.
En önemli faydalardan bazıları şunlardır:
  1. Organize İşlemler - Restoran yönetim yazılımı sistemleri envanteri yönetir, menü değişikliklerini kolaylaştırır, zamanlamaya yardımcı olur ve diğer birçok önemli işe yardımcı olur.
  2. Müşteri Sadakatini Arttırın - Bazı sistemler kuponlar gibi değer özelliklerini kullanmanın yanı sıra kapsamlı hediye seçeneklerini de kullanabilir.
  3. Başarılı Sunucu İstasyonları - Sunucu verimliliğini artırmanın yanı sıra, daha küçük ve daha verimli istasyonlarla boş tezgah alanına katkıda bulunur.
  4. Daha Hızlı Servis - Bu, hata riskini azaltırken aynı zamanda daha hızlı masa devri anlamına gelir.
  5. Otomatik Ödemeler – Hızlı ve güvenli ödeme işlemleri, iyi bir restoran yönetimi yazılımı olmadan sahip olamayacağınız bir şeydir.
KALİTE SİSTEMİ
Hepimiz restoran endüstrisinde zamanın yönetiminin son derece önemli olduğunu biliyoruz. Çok modern bir dünyada yaşadığımız için, yazılım ve teknolojinin kullanımı, görevleri yerine getirmemiz için gereken süreyi kolaylaştırmamıza ve kısaltmamıza yardımcı olmak için şarttır. Daha yavaş, daha verimsiz bir restoran yönetim yazılımı, her şeyi yapmanın daha uzun sürdüğü anlamına gelir. Sunucuların sipariş vermesi, sistemin kullanıcı dostu veya sezgisel olmaması nedeniyle daha uzun sürer. Sunucuların kredi kartı çalıştırması veya değişikliği hesaplaması daha uzun sürer. Müşterilerin oturması daha uzun sürebilir. Bu gecikmelerin tümü müşterinin genel deneyimini artırır ve etkiler.
Bütçenizi Düşünün
İşletmeniz için bir restoran yönetim sistemi seçerken göz önünde bulundurulması gereken çeşitli hususlar vardır. Bunlardan ilki, ayrılan bütçedir. Araştırmanıza dalmadan önce bütçenizin ne olduğunu bilmek en iyisidir. Bu, havuzu başlangıçta daraltmanıza ve gerçekçi olarak ne tür özelliklere sahip olabileceğinizi bilmenize olanak sağlar. Ayrıca, yeni ürününüzle birlikte satın almanız gerekebilecek her türlü donanımın yanı sıra lisans ücretlerini, aylık destek ücretlerini de ödeyeceğinizi unutmayın.
Yüksek Kaliteli Özellikler
Bütçe gereksinimlerinin yanı sıra, kaliteli bir restoran yönetim sisteminin sunduğu özelliklere bakmak için zaman ayırın. Bütçeniz izin verebiliyorsa, olabildiğince fazla düşünmeden kullanışlı olacağı için bu özelliklerden olabildiğince yararlanmaya çalışın.
Çevrimiçi Siparişler - Bazı sistemler yerleşik işlevlere sahiptir, bazıları ise üçüncü taraf uygulamalarla entegrasyona sahiptir.
Kredi Kartı İşlemleri - Restoran yönetim sisteminiz POS'un hangi işlemcilerle çalıştığından emin olun, çünkü hepsi uyumlu değil. Olmazsa, kredi kartı satışlarınızın sistemin dışında işlem görmesi gerekir; bu da zamanı yavaşlatır ve riski veya hatayı artırabilir.
Mobil Ödeme – Gelecekte ve günümüzde pek çok satıcı NFC ve EMV özelliği sunacak, yani Apple Pay gibi ödeme cüzdanlarını kabul ediyorlar.
Kullanım kolaylığı
En önemli işlevlerden biri restoran otomasyon sistemi yönetim yazılımının sezgiselliği olmalıdır. Elbette, en yeni ve en iyi işlevlere ve özelliklere sahip olabilir, ancak siz ve çalışanlarınız için bir anlam ifade etmiyorsa, zaman kaybedecek ve zaman kaybı olacaktır.
Pek çok yazılım sistemi, 14 günlük bir denemeye izin veren, ücretsiz olarak deneme imkanı sunar; bildiğiniz gibi, işler gerçek hayatta kullanıldığında olduğundan çok daha farklı görünebilir. Denemeyi kullanırken, sanki canlı bir ortamdaymış gibi kullanın. Bu restoran yönetimi yazılımını kullanacak çalışanların deneme süresince de kullandıklarından emin olun. Bu, kullanmaları ve anlamaları için basit ve basit olup olmadığını size bildirecektir. Bu aynı zamanda potansiyel hata noktalarını keşfetmeniz için harika bir zamandır. Her özelliği test ettiğinizden ve aklınıza gelebilecek her türlü senaryoyu denediğinizden emin olun, böylece daha sonra sürpriz yaşamazsınız.
Yöneticiler ve çalışanlar, işlerini yapmak için gerekli olan temel işlevleri yerine getirmelerine ve harekete geçmeleri için restoran yönetim yazılımları konusunda asla endişelenmemelidir. Maalesef, uyarmadan donan veya kapatan birçok POS sistemi var. Önemli olan zaman kazanmak ve sorunları oluşmadan çözmektir. Bu, çalışanlarınızı ve müşterilerinizi mutlu edecek, sırayla restoranınız için daha fazla başarı yaratacak ve sizi mutlu edecek!
Cafe programı ve restoran otomasyonu ile işletmenizi düzene sokmak çok daha kolay. Profesyonel yazılımlar ile çalışıp hizmette fark yaratmak için Aybit-Pos’u tercih edin. 444 90 23 telefon numaramızdan veya www.atilimyazilim.com bizimle iletişime geçin!
Hizmet Sayfası : https://www.atilimyazilim.com/aybit-restoran-otomasyon-programi
submitted by atilimyazilim to u/atilimyazilim [link] [comments]


Yeni vergi levhasına sahip esnaf bankalardan kredi ... Sanal Kart Oluşturma (ÇOK BASİT) - YouTube Basit ve Bileşik Faiz - YouTube Banka Konut Kredisi Faiz Hesaplama Formülü Kart ile Üçgen Şal Yapımı - YouTube Critical ops kredi hilesi basit 2020 EXCEL İLE BASİT FAİZ UYGULAMALARI - YouTube Excel Finans Basit Faiz Hesaplama Simple Interest

En Uygun Konut Kredisi Konut Kredisi Kampanyaları KrediGO

  1. Yeni vergi levhasına sahip esnaf bankalardan kredi ...
  2. Sanal Kart Oluşturma (ÇOK BASİT) - YouTube
  3. Basit ve Bileşik Faiz - YouTube
  4. Banka Konut Kredisi Faiz Hesaplama Formülü
  5. Kart ile Üçgen Şal Yapımı - YouTube
  6. Critical ops kredi hilesi basit 2020
  7. EXCEL İLE BASİT FAİZ UYGULAMALARI - YouTube
  8. Excel Finans Basit Faiz Hesaplama Simple Interest

Rengarenk çiçek bahçesi gibi görünen bu şal kredi kartı şalı olarak biliniyor. Çiçekleri oluşturan uzun atımlar elde yapılırsa eşit büyüklükte olamayabileceğ... Excel Dolaylı işlevi ile Sayfaların toplamını almak- 269.video Ömer BAĞCI - Duration: 3:06. Ömer BAĞCI 3,937 views Yeni vergi levhasına sahip esnaf bankalardan kredi alabilir miyim sorusuna yanıt verdik. Yeni esnaflar bankalardan nasıl 30.000 TL kadar kredi alabilir hangi... This feature is not available right now. Please try again later. Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Herkese Merhabalar, videomuzun konusu Sanal Kredi Kartı Oluşturma / Açma ( Sanal Kart , Sanal Banka Kartı ). Önceki videolarımdan biri olan ' 480 TL'lik özel... Enjoy the videos and music you love, upload original content, and share it all with friends, family, and the world on YouTube. Excel Finans Analiz www.ekolar.com Ekonometri Paket Programları ve İstatistiksel Paket Programlarının Türkçe videolu anlatımları yapılmaktadır. Eviews Dersleri, Spss Dersleri, Matlab ...